Kültür - Sanat
Hikmet Hırsızlarına Karşı Hakikat Müdafaası: "Kültür Ajanları" Suçüstü Yakalandı!
Yazar Ahmet Can Karahasanoğlu, kaleme aldığı çarpıcı makalesinde, kadim İslam medeniyetinin ve büyük mutasavvıfların hikmetli sözlerinin, modern dünya tarafından nasıl "yağmalandığını" ve genç zihinlerin "New Age" akımlarıyla nasıl zehirlendiğini deşifre etti. Karahasanoğlu, Hz. Mevlana ve İbnü’l Arabi gibi gönül mimarlarının öğretilerinin, popüler kültür ikonları üzerinden pazarlanmasına sert tepki gösterdi.
Mesnevi'den Aparıp Sanada’ya Yamadılar
Karahasanoğlu, sosyal medyada dolaşıma sokulan ve Japon oyuncu Hiroyuki Sanada’ya atfedilen "şükür" temalı metnin, aslında Mesnevi’nin ruhundan çalınmış bir "bilgi dönüştürme stratejisi" olduğunu vurguladı. Yazara göre; ecnebi isimlerin arkasına gizlenen bu ifadelerle asıl gaye, hakikati "Allah" adını geçirmeden dünyevileştirmek ve sahici fikri aslından koparmak.
Kültür Ajanlarının Stratejisi:
İsim Değiştirme: İslam âlimlerinin sözlerini popüler ikonlara söyletmek. Kavramlaştırma: Hikmeti, dini referanslarından arındırarak "kişisel gelişim" malzemesi yapmak. Asimilasyon: Modernizme mesafeli gençleri, sahte ruhani öğretilerle (new age) sisteme entegre etmek.Kapitalizmin Kirli Çarkı: "Gölgesinden İstifade Etmediği Ağacı Keser"
Yazısında popüler kültürün ikiyüzlülüğüne de değinen Karahasanoğlu, sistemin kendi eleştirisini bile paraya çevirdiğini ifade etti. Bankaları hırsızlıkla suçlayan anarşist yazarların kitaplarının, bizzat banka yayınevleri tarafından "en iyi çeviri" ile basılmasını bu duruma örnek gösterdi.
Diyanet’e "Kitapçık" Çağrısı ve Kul Hakkı Uyarısı
Müslüman aydınının kendi ilim havuzuna sahip çıkması gerektiğini belirten yazar, Diyanet İşleri Başkanlığı’na somut bir öneride bulundu: Âlimlerin şükür üzerine sözleri küçük kitapçıklar haline getirilip Cuma çıkışlarında dağıtılmalı. Bu kitapların üzerine ise sarsıcı bir uyarı konulmalı: "Okumayacağınız halde bu kitapları alırsanız kul hakkına girersiniz!"
"Müslüman Uyanık Olur!"
Yazısını bir "uyanış" çağrısıyla noktalayan Karahasanoğlu, Müslümanların "saftorik" işlerle vakit kaybetmemesi gerektiğini hatırlattı. İnsanlığın, Müslümanların merhametine hayran kalarak hakikate yöneldiği bu dönemde, "hâl lisanı" ile örnek olmanın vaktinin geldiğini vurguladı.
Ahmet Can’ın yazısını okumak için tıklayın>>>