Gündem
Haçlı Batı’dan CHP ağzı
Ahtapot gibi sardığı İstanbul’u yağmaladığı, İBB ve 30 iştirakini soyduğu, çok sayıda müteahhidi haraca bağladığı belgelenen suç örgütünün lideri Ekrem İmamoğlu’na Haçlı Batı’dan bir destek daha geldi.
Buğra Kardan İstanbul
İslâm düşmanlarına, Türkiye karşıtlarına, terör baronlarına sahip çıkan Avrupa Parlamentosu’nun (AP) hazırladığı rapor taslağında yolsuzluktan ve casusluktan 2 bin 430 yıl 6 ay hapis talebiyle yargılanan İmamoğlu’nun uydurma suçlamalarla cezaevinde olduğu hezeyanına yer verildi.
EFENDİLERİ SAHİP ÇIKTI
CHP ağzıyla yazılan taslakta, Adalet Bakanı Akın Gürlek’i kötülemeye, bağımsız ve tarafsız yargıyı itibarsızlaştırmaya girişildi. Özgür Özel’in AB’ye Türkiye’yi şikâyet ettiği mektuba atıfta bulunulan paçavranın mimarı AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, teröre yardım ve yataklıktan, yolsuzluktan tutuklu belediye başkanlarını mağdur olarak sundu. Özgür Özel, 2025’te İngiliz BBC’ye verdiği demeçte İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepki göstermediği için eleştirmişti, “Kendimizi terk edilmiş hissediyoruz” diyecek kadar ileri gitmişti. Özel’in Türkiye’ye yönelik şikâyetleri Avrupalıları bezdirmişti. Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Özel’e randevu vermemişti. Özel de Costa’ya “5 dakika bile görüşme imkânı bulamamamız kabul edilebilir değil” diye çıkışmıştı. Özel, yakın tarihte de gerek Barcelona Brüksel gerek Madrid gerek Londra’da Türkiye’yi jurnallemişti. Özel’in yakınmalarından bıkan İspanya Başbakanı Sanchez, göz göze gelmekten imtina ettiği gibi CHP’lilerle ilgilenmemişti.
ESAS OLAN ALGI DEĞİL, BELGEDİR
Akit’e konuşan AK Parti Bingöl Milletvekili Zeki Korkutata ise, şunları söyledi: “Türkiye bir hukuk devletidir; hiç kimse makamı, unvanı, siyasi kimliği ya da popülerliği nedeniyle yargının üstünde değildir. Hukuk işlemektedir. İhaleler, belediye yönetirken uyulması gereken usuller ve adli iddiaların sloganlarla değil de delillerle ele alınacağı açıktır. Hukuk devletinde esas olan algı değil, belgedir; propaganda değil, adalettir. Buna rağmen AP’nin hazırladığı rapor taslağında henüz yargı süreci devam eden bir mesele hakkında peşin hüküm verilerek İmamoğlu’nun ‘uydurma suçlamalarla cezaevinde olduğu’ şeklinde bir siyasi dil kurulması, açık bir tarafgirlik ve Batı’nın kronik çifte standardıdır. Kendi ülkelerinde en küçük bir yolsuzluk iddiasında yargıyı sonuna kadar işletenler, sıra Türkiye’ye gelince bir anda hukuk yerine siyaseti konuşmaya başlıyorlar. Daha üzücü olan ise ana muhalefetin bu dili içeride değil, dışarıda beslemesidir.”
GÖKÇEK: HER ŞEY ORTADA
AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek de şunları dile getirdi: “Özgür Özel, Avrupa’da yargımızı yeriyor ama ne hikmetse İmamoğlu’nun yolsuzluklarını anlatmıyor. İmamoğlu’nun 2.1 milyar liraya ihale verdiği müteahhitten 15 milyon liraya aldığı 3 villayla ilgili bir şey demiyor. Boğaziçi ön görünümü için talep edilen rüşvete değinmiyor. Mansur Yavaş da öyle. Yavaş, Türkiye’nin Avrupa’ya şikâyet edilmesi yönünde beyanda bulunuyor. Bu çok komik. Yavaş’a ‘Şikâyeti bırak da konser, karton bardak, kefen yolsuzluklarına gel’ demek gerek. Götürenler de bağıranlar da CHP’liler. Çalanlar da çaldıranlar da CHP’liler. Şikâyet edenler de edilenler de CHP’liler. İhbar edenler de edilenler de CHP’liler. Batı’ya ise teessüf ediyoruz. Detayları bilmeden yorum yapmanın, rapor kaleme almanın yanlış olduğunu ifade ediyoruz. AP’yi ve Avrupalı dostlarımızı iddialara, itiraflara, delillere bakıp açıklamada bulunmaya çağırıyoruz. İmamoğlu’nun uydurma suçlamalarla cezaevinde olmadığını yineliyoruz. AP’nin ve Avrupalı dostlarımıza ‘Daha hakkaniyetli, adil olun’ tembihinde bulunuyoruz. Türkiye, hukuk devleti.
Yargıdan kaçma imkânı yok.”