Ekonomi
Her 10 kişiden 8'i farkında değil! Gıdaların üzerindeki tüketim tarihinde az bilinen detay!
Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Gıda Okuryazarlığı Komisyonu Başkanı Ebru Akdağ, son tüketim tarihi geçmiş ürünlerin asla tüketilmemesi gerektiğini belirterek, "Uygun koşullarda saklandıysa, ambalajında, görüntüsünde, kokusunda bir problem yoksa tavsiye edilen tüketim tarihi (TETT) geçen bir ürünü de tüketmemizde hiçbir sorun yok." dedi.
Gıda alışverişinde ambalaj üzerindeki tarih bilgileri çoğu zaman yalnızca bir son kullanım uyarısı gibi algılansa da aslında her biri farklı bir amaca hizmet eden teknik göstergeler içeriyor.
Bitki Bazlı Gıdalar Derneği (BİTKİDEN) Yönetim Kurulu Başkanı ve TGDF Gıda Okuryazarlığı Komisyonu Başkanı Ebru Akdağ, AA muhabirine, 10 tüketiciden 8'inin son tüketim tarihi ile TETT arasındaki farkı bilmediğini ve bu durumun gıda israfına ve hatalı tüketim davranışlarına yol açabildiğini söyledi.
Son tüketim tarihinin et, süt ve balık gibi çabuk bozulabilen, bozulduğunda insan sağlığı açısından risk oluşturabilecek ürünlerde kullanılan bir güvenlik tarihi olduğuna dikkati çeken Akdağ, şöyle devam etti:
"Son tüketim tarihi geçmiş bir ürünü asla tüketmemeli ve zaten mevzuata göre de satışına da izin verilmemesi gerekir. TETT makarna, bakliyat, bisküvi, konserve bozulmaya dayanıklı gıdalarda kullanılır. Bu tarih aslında ürünün tat, koku, kıvam gibi duygusal özelliklerini en üst düzeyde koruduğu dönemi ifade eder. Uygun koşullarda saklandıysa, ambalajında, görüntüsünde, kokusunda bir problem yoksa TETT geçen bir ürünü de tüketmemizde hiçbir sorun yok."
Akdağ, son günlerde TETT geçmiş ürünlerin satışta bulabileceği konusunun gündeme geldiğini hatırlatarak, bu konunun gündeme gelmesiyle gıda okuryazarlığının oluşmasının öneminin bir kez daha anlaşıldığını ifade etti.
"Gıda israfı toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 10'unu oluşturuyor"
Akdağ, küresel gıda israfının yüzde 60'ının evlerde gerçekleştiğini anımsatarak, gıdayı çöpe atmanın yalnızca ürünü değil, onun üretiminde kullanılan suyu, enerjiyi, çiftçi emeğini ve tüm kaynakları da israf etmek anlamına geldiğini anlattı.
Bir ürünün üzerinde son tüketim tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihinin birlikte bulunamayacağını, bu nedenle tüketici olarak ürünü satın alırken hangi tarihin yer aldığına dikkat etmek gerektiğinin altını çizen Akdağ, sözlerini şöyle tamamladı:
"Gıda israfı toplam sera gazı emisyonlarının yüzde 10'unu oluşturuyor ve bu özelliğiyle yine Birleşmiş Milletler şunun altını çizer, 'eğer gıda israfı bir ülke olsaydı, iklim krizine olumsuz etkiler bakımından Amerika Birleşik Devletleri, Çin'den sonra gelen üçüncü büyük ülke olurdu.' O yüzden de bu çok boyutlu konuyu bilimsel olarak yanılgıların tuzağına düşmeden doğru olarak yönetebilmek için en başta biz tüketicilere de çok fazla sorumluluk düşürüyor."