Gündem
CHP’deki yolsuzluklar karşısında yargı gerekeni yapacaktır!
AK Parti 26. ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Hacı Özkan, CHP’li belediyelerde gündemde olan yolsuzluk soruşturmalarına ilişkin, “Kim olursa olsun, siyasi görüşü ne olursa olsun yargı gerekeni yapacaktır” dedi. Özkan, kamu kaynaklarının herkesin emaneti olduğunu vurgulayarak, “Milletin hakkını korumak hukuk devletinin temelidir” diye konuştu.
ESNAF VE SANATKÂRLARLA İLGİLİ ÇALIŞMALARIN ÖNCÜLÜĞÜNÜ YAPTIK
Esnaf olarak başlayıp siyasetçi olarak devam ettiğiniz yaşantınızı anlatır mısınız bize?
Mersin Lokantacılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanlığı yaptığım dönemde 2009’da siyasete girmeye karar verdim. Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkan Yardımcılığı, Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkan Yardımcılığı, Türkiye Lokantacılar Federasyonu Denetim Kurulu Üyeliği ve Adıyamanlılar Dernek Başkanlığı gibi sivil toplum örgütlerinde de başkanlık yapıyordum. 2009’da Akdeniz Belediye Başkan aday adayı oldum, nasip olmadı, kazanamadık. 2011’de milletvekili aday adayı oldum, o zaman aday olamadım. Sonra 7 Haziran’da milletvekili aday adayı oldum, yine nasip olmadı. 1 Kasım’da büyüklerim, bizim üç milletvekilimiz varken dördüncü sıraya 1 Kasım’da beni yazdılar. Allah başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçenlerden razı olsun. Diğer taraftan da tabii siyasi görüşü ne olursa olsun esnaflıktan geldiğimden dolayı Mersin’de her siyasi görüşteki kardeşlerimizle hep böyle hasbihal olduk. İyi günümüzde, kötü günümüzde hep beraber olduk. Dolayısıyla dördüncü sırada seçilebilmem adına partili olan da olmayanlardan da sağ olsunlar büyük destekler aldım ve dördüncü sıradan seçildim. Birinci parti olduk Mersin’de. Daha sonra 2018 seçimlerinde yine büyüklerim dördüncü sıraya yazdılar. Çok şükür orada da yine birinci parti olduk ve dördüncü sıradan tekrar Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ikinci dönemim olarak görev yaptım. Tabii esnaflıktan geldiğimden dolayı Türkiye genelindeki oda başkanları olsun, esnaf odaları birliği başkanları olsun, federasyon başkanları olsun hemen hemen tamamıyla tanışıyoruz ve istişarelerde bulunuyoruz. Özellikle Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu’nda iki dönem çalıştım. Burada da esnaf ve sanatkârların sorunları noktasında, komisyonda önergelerle sorunların çözümü noktasında çalışmalarımız oldu. Esnaflıktan geldiğimden dolayı özellikle esnaf ve sanatkârlarla ilgili yapılacak çalışmaların hep öncülüğünü yaptık. TBMM’de önergelerimiz, çalışmalarımız oldu; KDV oranlarının düşürülmesiyle birlikte birçok noktada esnaf ve sanatkârın yanında olduk. Tabii 28. Dönem için müracaat ettim ancak milletvekili adayı yapılmadım. Bu tabii ki büyüklerimizin takdiridir. Ben AK Partiliyim; “Benim partim kimi aday yaptıysa o benim adayımdır” düşüncesiyle gecemizi gündüzümüze katarak mevcut dört arkadaşımızı Rabbimize şükürler olsun TBMM’ye gönderdik ve her zaman da partimin yanında oldum. Yerel seçimlerde de aynı şekilde çalışmalarımız devam etti.
“BEN” YOK, “BİZ” VARIZ
Vekilliğin ardından siyasetten ve halkın sorunlarıyla hemhal olmaktan uzak durmadığınız anlaşılıyor.
Tabii bu sadece söylemle olmaz, yaptığımız çalışmaları sosyal medyadaki sayfalarımızda paylaştık; hani o da şahidimiz olsun diye. “Ben çalıştım” düşüncesi değil... Ben yine dediğim gibi şu anda vatandaşımızın iyi gününde, Allah kötü gün vermesin, kötü gününde yanlarındayız. Teşkilatlarımızla, milletvekili arkadaşlarınızla birlikte çalışıyoruz. Milletvekili olmadan önce Mersin’de yaşıyordum, milletvekili olduktan sonra ve milletvekilliği sonrasında da yine Mersin’de yaşıyorum. Kısacası Çamlıyayla’dan Anamur’a kadar 13 ilçemizin tamamında yine vatandaşlarımızla irtibat halindeyiz. Herhangi bir sorunları olduğu zaman çözüm noktasında elimizden geleni yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın yol arkadaşlığını Rabbim bize nasip etmiş. Dün çalıştık, Allah nasip ederse bugün de çalışıyoruz, nasip olursa yarın da çalışmalarımıza devam edeceğiz. Yani “ben” yok, “biz” varız. Partim hangi arkadaşımı uygun görüp milletvekili adayı yapsa biz arkasındayız, hangi arkadaşımızı belediye başkanı adayı olarak gösterse biz yine arkasındayız. Yaklaşık 12-13 sene oda başkanlığı yaptım, şimdi şu anda benim oğlum yine oda başkanı olarak görevine devam ediyor; dördüncü dönemi oldu, 33 yaşında. Kısacası biz esnaf ve sanatkârın yanında olduk, olmaya da devam ediyoruz ve siyasi görüş ayrımı yapmaksızın vatandaşlarımızın iyi ve kötü gününde yer aldık. Milletvekiliyken olduğu gibi şimdi de yanlarındayız. Biz siyaseti seçim kararı verildikten sonra yaparız. Seçim bittikten sonra da bütün siyasi parti mensuplarıyla yine bir arada oluruz. Seçim kararları alındığı zaman bu bir yarıştır; bu yarışta herkes gibi bizlerin de olması gerekiyor. Bizler Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti’mizin daha güçlü olması ve Cumhur İttifakı’nın güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi adına çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
ÜLKEMİZİN BARIŞ VE ESENLİK İÇİNDE KALKINMASI HEPİMİZİN AMACI OLMALIDIR
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin görüşünüz nedir?
Terörsüz Türkiye süreci, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin büyük bir öngörüyle başlattığı çok önemli bir süreç. Ülkemizin ateşten bir çember içinde olduğu bir dönemde, bu süreç sayesinde ülkemiz barış ve esenlik içinde yoluna devam ediyor. Tabii bu sürecin zarar görmeden sonlandırılabilmesi için herkesin dikkatli ve özenli olması gerekiyor. Sürece zarar verecek söylemlerden kaçınmalıyız. Bu ülke hepimizin. Hep birlikte ülkemizin barış ve esenlik içinde kalkınması hepimizin amacı olmalıdır.
Siyasi görüş ne olursa olsun...
CHP’li belediyelerin karıştığı yolsuzluk soruşturmaları dolayısıyla siyasetteki gerginliği nasıl değerlendiriyorsunuz?
Tabii ki bugüne kadar ülkemizin benzerini yaşamadığı bir durumdayız. Sonuç itibarıyla kim olursa olsun, siyasi görüşü ne olursa olsun yargı elbette ki gerekeni yapacaktır. Birisi eğer yaşadığı kente ve ülkemizin menfaatine çalışma yapıyorsa biz her zaman takdir etmişizdir ve yanında olmuşuzdur. Ama bugün ülkemizin menfaati doğrultusunda değil de tam tersine yapılan çalışmaların da her zaman karşısında olduk. Zaten AK Partili belediyelere verilen soruşturma izni diğer partilerden daha fazla. Bu da bu konuda siyasi saiklerle hareket edilmediğinin ispatıdır. Bizim amacımız Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, tüyü bitmemiş yetimlerimizin hakkını yedirmeden, tüm evlatlarımıza daha ileri, daha gelişmiş ve dünya lideri olmuş bir Türkiye bırakmaktır. Bir eski Türkiye’ye bakalım, bir de bugünkü Türkiye’ye bakalım. Hangi ülke olursa olsun, yurt dışına gittiğiniz zaman “Türkiye Cumhuriyeti devleti vatandaşıyım” dediğinizde ayrı bir ilgi alaka, ayrı bir teveccüh ve ayrı bir saygınlık görüyorsunuz. Biz geçmişte de yurt dışına giderdik ve AK Parti iktidarlarıyla birlikte de yurt dışına gittiğimizde ülkemizin gerçekten güçlü ülkelerin arasında görülmesi bizleri mutlu ediyor. Eğer biz çocuklarımızı seviyorsak, torunlarımızı seviyorsak ve gençlerimizin geleceğini önemsiyorsak kenetleneceğiz. Ülkemizin daha güçlü olması için gecemizi gündüzümüze katarak katma değer sağlamak için elimizden geleni yapmak zorunda olduğumuzu bilerek hareket edeceğiz.