İSLAM
Zilhicce ayının anlamı, önemi ve fazileti! Yeminli on gün ve gece
Haram aylardan biri olan ve içinde Hac ile Kurban ibadetlerini barındıran Zilhicce ayı, bu pazar gecesi itibarıyla başlıyor. Yüce Allah’ın Fecr Suresi’nde üzerine yemin ettiği bu ilk on gece; oruç, namaz, tevbe ve sadaka gibi salih amellerle değerlendirilmeyi bekleyen, cihattan bile daha faziletli sayılan mübarek bir zaman dilimi...
İslam dünyası, manevi kazancın ve ilahi rahmetin zirveye ulaştığı mübarek Zilhicce ayına adım atıyor. 18 Mayıs Pazartesi günü ilk günü idrak edilecek olan bu kutlu zaman dilimi, pazar akşamı (bu akşam) itibarıyla müminleri selamlıyor. Allah celle ve âlâ hazretlerinin Kur’an-ı Kerim’de, üzerine yemin ederek önemine dikkat çektiği Zilhicce’nin ilk on günü ve gecesi, hem hac ibadetini yerine getirenler hem de dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar için kaçırılmayacak bir arınma ve ibadet fırsatı sunuyor. Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) "Allah katında daha sevimli hiçbir gün yoktur" buyurarak müjdelediği bu on günlük manevi iklim, kurban ibadetinden Arefe günü orucuna kadar pek çok hayrı içinde barındırıyor.
Zilhicce ayının önemi
Dört Haram Aylar’dan biri de “Hac Ayı” olan Zilhicce ayıdır. Haram aylarda savaş haram kılınmıştır.
Zilhicce ayı da dahil bu aylarda işlenen sevap veya günahlar başka zamanlarda yapılanlardan daha fazla mükâfat veya cezaya tabi olacağı bildirilmiştir. Bu aylar, yılın diğer aylarından (Ramazan hariç) farklı bir önem ve saygınlığa sahiptir.
18 Mayıs Pazartesi Hac menasiklerinde de önemli yeri olan Zilhicce ayının 1’ridir.
Dolayısıyla bu akşam itibariyle (Pazar) gireceğimiz Zilhicce’nin on gün ve gecesini Yüce Allah yeminle şöyle haber veriyor:
“Fecre, on geceye, çifte ve teke, karanlık örttüğünde geceye yemin ederim ki, akıl sahibi için bunlarda elbette bir yemin (değeri) var, değil mi?” (Fecr 1-5)
Üzerine yemin edilen Zilhicce ayının bu ilk on günü Hac günleridir. Hem hacıların hem hacca gidemeyenlerin kurbanlarını Allah’a arz ettikleri çok özel günlerdir. Bu bakımdan Pazartesi her anı hikmetle dolu olan, ibadetle geçirilmesi gereken, hürmete şayan, sevabı kat kat olan Zilhicce ayının ilk on gününe giriyoruz!
Bu On Günde Yok Yok
Üzerine yemin edilecek kadar faziletli olan bu on gün ve gecede değerlendirmek isteyen için olmayan yok!
Dileyen için bu gün ve gecelerde oruç, Namaz, Hac, Kurban var…
Dua/yakarış, tevbe/istiğfar var.
Geçmişin muhasebesini, geleceğin daha dolu geçirilmesi için önemli kararlar almak ve daha planlı hareket etmek adına tefekkür etme gibi amellerin tavsiye edildiği çok zengin günlerdir bu zaman dilimi.
Bu pazar gecesiyle Zilhicce ayının ilk on gününü lehimize fırsata başlayalım.
Allah Yolunda Yapılacak Cihad da
Hadis-i Şeriflerde Allah Rasûlü (s.a.s.) bu günlerin önemini şöyle haber veriyor:
“Günlerden hiçbiri yoktur ki onlarda yapılan bir iş Zilhiccenin ilk on gününde yapılan işten daha faziletli ve yüce, Allah’a daha sevgili olsun...” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)
“Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir, yâ Rasûlâllah?” denildiğinde.
“Allah yolunda yapılacak cihad da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihâdı başka.” (Tirmizi: Savm, 52; İbn Mace: Sıyam, 39)buyurur.
Arefe gününün faziletine dair de şöyle buyurur: “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzât ettiği bir gün yoktur.” “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahlara kefaret olacağı Allah’tan umulur.” (Müslim, “Sıyâm”, 196-197)
Kurban kesecek olanın ayrıca dikkat edeceği bir husus da bu on günlerde traş ve tırnak kesimidir. Peygamber Efendimiz (s.a.s.), şöyle buyurmuştur:
“Zilhiccenin ilk on günü girer de biriniz kurban kesme niyetinde olursa artık saçından ve cildinden hiçbir şeye dokunmasın (yani tıraş olmasın, tırnak kesmesin), "Bu on gün girdiğinde kesmek istediği kurbanı olan kimse artık asla bir kıl almasın, sakın bir tırnak kesmesin," "Zilhicce’nin hilâlini gördüğünüzde, kurban kesme niyetinde olanınız artık saçına ve tırnaklarına dokunmasın” (Müslim, Abu Davud).
Efendimiz (s.a.s.), kurban kesme hakkında da, “Âdemoğlu kurban kesme gününde Allah katında kan akıtmaktan daha sevimli bir amel işlememiştir” (T1493 Tirmizî, Edâhî, 1) buyurur.