Gündem
CHP’de “mutlak butlan” öncesi şaibeli kurultay için kim ne demişti?
CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı’na yönelik yargının verdiği “mutlak butlan” kararı siyaset gündemini sarsarken, muhalif kesimden gelen “darbe” tepkileri, gözleri kurultay sürecindeki tartışmalı iddialara çevirdi. Kararın ardındaki hukuk mücadelesini başlatan sürece dair, daha önce bizzat CHP içinden ve medya dünyasından yükselen “şaibe” ve “rüşvet” iddiaları yeniden gündeme geldi.
This browser does not support the video element.
Yargı kararını “darbe” olarak niteleyen kesimlerin, kurultay sürecinde bizzat parti içerisinden ve medya mensuplarından gelen ciddi ithamları görmezden gelmesi dikkat çekiyor. İşte o dönemde kurultaydaki usulsüzlüklere ilişkin öne çıkan bazı çarpıcı ifadeler:
Soruşturma ve tanık beyanları süreci tescilledi
Sözcü yazarı Saygı Öztürk’ün de belirttiği üzere, yargı süreci boyunca CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve eski TBMM Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi gibi isimlerin tanık olarak dinlenmesi öngörülürken, dava dosyasına yansıyan tanık beyanları iddiaların boyutunu gözler önüne seriyor.
Dönemin delegeleri tarafından mahkemelerde verilen ifadelerde; bazı il başkanlarının delegelere para teklif ettiği, oy karşılığında iş ve mevki vaatlerinde bulunulduğu ve "İstanbul ekibi" tarafından kurulan bir organizasyonla iradenin ipotek altına alındığı öne sürülmüştü. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame de, kurultayda "oylamaya hile karıştırma" suçlamasıyla birçok isim hakkında hapis cezası talep etmişti.
“Hak yerini buldu”
Mahkemenin “hükümsüz” kararıyla sonuçlanan bu süreçte, davacı delegeler Yılmaz Özkanat ve Levent Çelik gibi isimler, “CHP’nin mevcut kirliliği kabul etmeyeceğini” vurgulayarak, gelinen noktayı “hakkın yerini bulması” olarak değerlendiriyor. Muhalefetin “darbe” söylemine karşılık, yargının tarafsız bir şekilde yürüttüğü bu sürecin, parti içi demokrasiyi ve iradeyi fesada uğratan girişimlere karşı bir tescil olduğu ifade ediliyor.