Okur Postası
Küfür tek millettir
Gazetemiz okurlarından Oktay Yüksel \ Afyonkarahisar 'Küfür tek millettir' başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Kur’ân var diye odada ayağını uzatmayan bu toplum; kitabına dil uzattırır mı! Alfabesini yasakladığın kitap için darağaçlarına razı olan bu millet; o kitapla dalga geçilmesine razı olur mu! Ayet yazıyor diye takvim yaprağını atmayan bu millet, o kitabı sizin kahkahalarınıza meze yapar mı!
Lütfen kavramları birbirine bulandırmayalım. Şaka ile şaka kılığına girmiş saygısızlığı karıştırmayın. Mizah ile hadsizlik aynı şey değil. Hüseyin Nihâl Atsız’ın o meşhur uyarısında dile getirdiği gibi: “Bayrakla alay edemezsin. Millî tarihle eğlenemezsin. Kuran’ı mîzah konusu yapamazsın. Âile namusunu hiçe sayamazsın. Bunlar millî mukaddesattandır. Millî mukaddesâtı olmayan millet, millet değil hayvan sürüsüdür.” İnançlarla alay etmenin “eğlence” adı altında pazarlanması yeni bir taktik değil. Kur’an-ı Kerim, Tevbe Suresi 65. Ayet’te bu zihniyeti asırlar öncesinden şöyle deşifre eder: “Onlara soracak olsan mutlaka, ‘Biz lafa dalıyor, eğlenip şakalaşıyorduk, hepsi bu!’ derler. De ki: ‘Siz Allah ile, O’nun ayetleriyle ve O’nun Resûlü ile mi alay ediyordunuz?’”
Peki, inançlarımla dalga geçen bu soytarıyı; sanatçı, sepetçi tayfası, ultra aydınlanmacı ve laik Kemalist trol ordusu neden bu kadar besliyor ve sahipleniyor diye bir bakayım dedim! Hakkında çıkan haberlere dayanarak söylüyorum; İddiaya göre bir polisimizin şehit edilip bir polisimizin yaralandığı olaylarda aktif rol oynamış! Kur’an’a hakaret eden bu şahsa terör örgütleri sahip çıkıyor, Türk solu sahip çıkıyor, İslam düşmanı programcılar sahip çıkıyor... Bunlar her nedense İslam düşmanlığı söz konusu olunca hemen birlik oluyorlar. İslam hukukundaki o meşhur kaidede denildiği gibi: “Küfür tek millettir.” Bunun en net örneği buydu bence.
Sadece onlar mı? Kur’an’la alay eden bu isme İYİ Parti’den bile destek (!) geldi. Şaşırmadık... Malcolm X’in o isabetli tespitiyle: “İslâm’a sövmekten başka fikri olmayanlar; fikrin değil, İslâm’a sövmenin özgürlüğünü istiyorlar.” Ama Osmanlı zamanında olsaydık, İbni Kemal Paşazade bunları tövbeye davet ederdi. Eğer etmezlerse şu dörtlüğü okurdu: “Şeriat, ulu bir saray-ı kibriyadır, / Hakikat mülküdür, muhkem binadır. / O binada her kim oyun ederse, / Başını yoluna koymak revadır.” Şimdi anladınız mı neden Osmanlı’ya, yani İslam’a düşman olduklarını!
Bir şeyi çok merak ediyorum: Bu dini değerler ile dalga geçen Deniz Göktaş gibilere, neden muhaliflerden hiç tepki gelmiyor? Muhalif olmanın birinci şartı dinsiz olmak da, bizim mi haberimiz yok? Siz Erdoğan’a mı muhalifsiniz, yoksa (hâşâ) Allah’a mı?
Ancak iğneyi başkasına batırırken, çuvaldızı da kendimize batırmamız gerekiyor...
NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ? Dinimize ve Kutsal Kitabımıza saldıran bu şaklaban komedyen hakkında;
1- Bu kadar Ehl-i Sünnet cemaatler var, neden sessiz kalıyorsunuz?
2- İmamhatip Dernekleri, TÜGVA, TÜRGEV gibi dernekler neden sessiz kalıyorsunuz?
3- Muhafazakâr siyasetçiler neden sessiz kalıyorsunuz?
Karşı cenah tüm dernekleriyle, oluşumlarıyla, marjinal gruplarıyla, siyasetçileriyle din düşmanı şaklabanı savunurken; bizim cenah neden bu din düşmanına karşı sessiz kalıyor? Nedir bizimkilerdeki bu korkaklık, nedir bu Müslüman kesimdeki “Bananecilik, Sananecilik”?
Karşı tarafın cüreti, bizim sessizliğimizden besleniyor. Unutmayın!