AKİT MENÜ

Dünya

Muta’dan sonra bir de Misyar çıktı! Iraklı din adamları ikiye bölündü: Kesinlikle haram

Körfez Ülkeleri ve Suudi Arabistan’da görülen ve Irak Kürt Bölgesel yönetiminde son dönemde oldukça yaygınlaşan ‘misyar nikahı’ üzerine başlayan tartışmalar büyüyor. Sünni mezheplerin hepsinin reddettiği ve haram olan Muta nikahını andıran bu evlilik türü, Iraklı din alimlerini de ikiye bölmüş durumda. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Yüksek Fetva Konseyi, bu nikahın "evliliğin yüce amaçlarını taşımadığı için haram" olduğunun altını çizerken, bazı din alimleri ise belirli şartlar altında caiz olabileceğini savunuyor. Tartışma, bir din adamının "Ben misyar nikahı yaptım" demesiyle daha da alevlendi.

Haber Merkezi

Süleymaniye'deki Firdevs Camii hatibi Kamuran Ali, misyar nikahını "kolaylaştırma" olarak tanımlıyor. Irak basınına konuşan Ali, "18 yaşını geçmiş bir kadın, bazı haklarından feragat ederek bir erkekle evlenmeye hazır olur. Erkeğin nafakasına ihtiyaç duymaz, erkek de gece kalma zorunluluğu olmadan, kendi isteğine göre kadını ziyaret eder. Kadının vasisinin de bu durumdan haberdar olması gerekir. Erkek ilk eşinin haklarını ihmal etmediği sürece, ilk eş bu evliliğe dini açıdan engel olamaz. Ben de misyar nikahı yaptım ve eşim durumdan haberdar. Eğer kadının vasisi hazırsa ve kadın haklarından feragat ediyorsa, bu evlilikte bir sakınca yoktur" dedi. Ali ayrıca, mezhepler arasında (Şafii ve Hanefi) vasi şartı gibi konularda görüş ayrılıkları olduğunu da vurguladı.

FETVA KONSEYİ: BATIL VE HARAM

Kürt Bölgesel Yönetimi Yüksek Fetva Konseyi Raportörü Dr. Hasan Muhammed Pişderi ise yaptığı açıklamada, "Bu misyar nikahlarının büyük çoğunluğu batıldır ve haramdır. Çünkü çoğunda kadının vasisi süreçte yer almıyor. Bu, en büyük sorundur" dedi. Pişderi'ye göre bu tür evlilikler, sevgi ve merhamet gibi amaçlardan uzak, sadece cinsel dürtüleri tatmin etme amacı taşıyor.

Dr. Pişderi, misyar nikahının doğurabileceği toplumsal sorunlara da işaret etti. Çocuğun mirastan mahrum kalması, bir kadının birden fazla misyar nikahı yapabilmesi gibi risklere dikkat çeken Pişderi, "Bu yüzden Yüksek Fetva Konseyi'nin hiçbir üyesi bu tür bir evliliği desteklemiyor" dedi. Konsey raportörü, misyarın sadece tek bir durumda kabul edilebilir olacağını belirterek "kırmızı çizgileri" şöyle çizdi: "Ancak aleni olursa, halk bilirse, vasi hazır bulunursa, mahkemede tescil edilirse ve kadın kendi haklarından feragat ederse normal kabul edilebilir. Aksi takdirde diğer tüm durumlar çok kötü ve haramdır."

MUTA NİKAHI İLE NE FARKI VAR?

Misyar nikahı, normal bir evlilik gibi süresiz bir akittir ve sadece boşanma ile sona erer. Bu modelde kadın, kendi rızasıyla nafaka (maddi geçim) ve sükna (eşle birlikte aynı evde yaşama) gibi bazı maddi haklarından feragat eder. Bu durum, erkeğin kadına düzenli maddi destek sağlama veya sürekli birlikte yaşama zorunluluğunu ortadan kaldırır. Birçok kurum ve alim, evliliğin ruhuna ve toplumsal amacına aykırı olduğu gerekçesiyle bu nikaha karşı çıkmaktadır. Doğan çocuklar meşrudur ve babanın soyuna yazılarak tüm miras haklarına sahip olur. Mut'a nikahı ise temelinde geçici bir sözleşmedir. Nikah kıyılırken birlikteliğin süresi (örneğin bir ay veya bir yıl) ve kadına ödenecek olan ücret (mehir) net bir şekilde belirlenir. Süre dolduğunda nikah kendiliğinden ve herhangi bir boşanma işlemine gerek kalmadan sona erer. Bu nikahta eşlerin birbirine mirasçı olma hakkı yoktur ve kadının nafaka hakkı bulunmaz. Bu uygulama, yalnızca Şii (Caferi) mezhebinde kabul görürken, tüm Sünni mezhepler tarafından kesin bir dille reddedilmekte ve geçersiz (batıl) sayılmaktadır. Ancak misyarda olduğu gibi, bu birliktelikten doğan çocuklar da meşru kabul edilir ve babanın nesebine kaydedilir.

Yorumlara Git

Lübnan'da işgal askerlerine ölümcül tuzak! Patlamada bilanço ağır: 2 Ölü 7 Yaralı

Füze savunması ve İHA’larda kullanılacak! Japonya ordusunda yapay zeka dönemi

Fenerbahçe-Sturm Graz CANLI ANLATIM

Siyonist çetenin hamisi ABD'den alçak manevra! Müzakere maskesiyle geri adım attılar!

Muta’dan sonra bir de Misyar çıktı! Iraklı din adamları ikiye bölündü: Kesinlikle haram