Gündem
Cuma hutbesinde "kardeşlik" vurgusu
Diyanet tarafından yayımlanan Cuma hutbesinde, "Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir" ifadelerine yer verildi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın her konuşmasında kararlılık vurgusu yaptığı “Terörsüz Türkiye” hedefinde en kritik eşik aşıldı. Kanun Teklifi TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Süreç tüm hızıyla devam ederken bugün yayımlanan cuma hutbesinde de kardeşlik vurgusu yapıldı.
Terörsüz Türkiye süreci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'iç cephe' vurgusu ve MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin aldığı inisiyatifle Ekim 2024'te başladı.
Cumhur İttifakı'nın ortak siyasi vizyonu, Cumhurbaşkanı'nın güçlü iradesi ile devlet politikasına dönüştü.
Erdoğan, adını koyduğu hedefi "en büyük eserlerimizden biri" olarak nitelendiriyor. Süreçte en kritik eşiklerden biri daha aşıldı ve Kanun Teklifi Meclis Başkanlığı'na sunuldu.
Süreç tüm hızıyla devam ederken bugün yayımlanan cuma hutbesinde de kardeşlik vurgusu yer aldı.
“HUZUR VE MUTLULUĞU SAĞLAMANIN YOLU; KARDEŞ OLMAKTAN…”
Diyanet tarafından yayımlanan hutbede, "Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir" ifadeleri yer aldı.
Hutbede, huzurun ancak kardeşlik bağlarının güçlendirilmesiyle mümkün olacağı ifade edilerek şu ifadeler kullanıldı:
"Yüce dinimiz İslam’ın temel hedefi, hem bu dünya hem de ebedi âlemde insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamaktır. Huzur ve mutluluğu sağlamanın yolu ise; kardeş olmaktan, aramızdaki sevgi ve muhabbeti daha da güçlendirmekten geçmektedir. Öyle ki Rahmet Elçisi Peygamberimiz (s.a.s), birbirimizi sevmeyi iman etmenin bir gereği olarak ifade etmiştir.
Aziz Müminler! Savaşların farklı bölgelere yayıldığı, İslam coğrafyasında kan ve gözyaşının hâkim olduğu, ülkemizin ateş çemberinin içine çekilmek istendiği bir dönemde; istikbalimiz, kardeşliğimize bağlıdır. Ecdadımızın canlarını feda ederek bizlere emanet ettiği cennet vatanımızda; sevinçlerimiz, hüzünlerimiz, dualarımız, zenginlik olarak kabul ettiğimiz farklılıklarımız bizleri yekvücut kılacaktır.
Kıymetli Müslümanlar! Dün olduğu gibi bugün de kardeşliğimize göz diken, muhabbetimize kasteden, bizi birbirimize düşürmek isteyenler olacaktır. Şunu unutmayalım ki, sadece Müslümanların değil, mazlum durumda olan bütün insanların umudu olan bizler, gaflet içerisinde olmadığımız müddetçe düşmanlarımızın emelleri kursaklarında kalacaktır. Cenâb-ı Hakk’ın, “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; bölünüp parçalanmayın” emri gereğince dinimize ve mukaddesatımıza bağlı kalırsak fitne ve fesat ateşi bizlere dokunamayacaktır. Rahmet Peygamberi (s.a.s)’in, “Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun” çağrısına kulak verirsek ayrılık ve gayrılık bu topraklarda kendine yer bulamayacaktır. “Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız” emr-i ilahisine göre davranırsak vatanımızın dirliğini ve ümmetin birliğini kimse bozamayacaktır.
Değerli Müminler! Şunu hepimiz biliriz ki; “Girmeden tefrika bir millete düşman giremez. Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.” Bugün bize düşen; fitneye karşı basiretle, ayrılığa karşı vahdet şuuru ile hareket etmek, birbirimizi koruyup gözetmektir. Kardeşliğimizi zedeleyebilecek her türlü şeyden uzak durmak, birbirimizin yükünü hafifletmektir. Milli ve manevi değerlerimiz etrafında buluşmak; birlikte rahmetin, ayrılıkta azabın olduğunu unutmamaktır.
Aziz Kardeşlerim! Kendi inanç ve medeniyet köklerimize tutunduğumuzda, bir binanın tuğlaları gibi birbirimize sımsıkı kenetlendiğimizde yarınlarımız daha huzurlu olacaktır. Hutbemizi, Yüce Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyoruz: “Allah’a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz, devletiniz elden gider. Sabırlı olun. Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir."