Gündem
16 baro “tarihi fırsat” dedi, 4 barodan itiraz! Çerçeve Yasa'da dikkat çeken ayrışma
TBMM'de 467 kabul oyuyla geçen “Çerçeve Yasa” hukuk camiasında da tartışılmaya devam ediyor. Adıyaman'dan Van'a 16 baro düzenlemeyi silahların susması ve sorunların demokratik siyaset zemininde çözülmesi açısından “tarihi bir fırsat” olarak değerlendirirken Samsun, Trabzon, Edirne ve Çanakkale barolarından itiraz geldi. Terörün sona erdirilmesine yönelik tarihi bir eşikten geçilirken 4 baronun düzenlemeyi ağırlıklı olarak “af, adalet ve Anayasa” tartışmasına sıkıştırması dikkat çekti.
Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, TBMM Genel Kurulu'nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla kabul edildi.
Türkiye'nin yaklaşık yarım asırdır mücadele ettiği terör sorununu kalıcı biçimde gündemden çıkarmayı hedefleyen düzenleme Meclis'te geniş bir destek bulurken, barolardan gelen açıklamalar hukuk camiasındaki görüş ayrılığını da gözler önüne serdi.
16 baro düzenlemeyi “tarihi bir fırsat” olarak nitelendirerek ilkesel destek verirken Samsun, Trabzon, Edirne ve Çanakkale barolarından itirazlar yükseldi.
16 barodan ortak tavır: Tarihi bir fırsat
Adıyaman, Ağrı, Batman, Bingöl, Bitlis, Tunceli, Diyarbakır, Hakkari, Iğdır, Kars, Mardin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak ve Van baroları ortak bir açıklamayla Çerçeve Yasa'ya ilkesel destek verdi.
16 baro, silahların tamamen susmasının ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde çözülmesinin Türkiye açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu vurguladı.
Barolar, düzenlemenin hukuk tekniği ve kapsam bakımından geliştirilmesi gereken tarafları bulunduğunu da ifade etmekle birlikte, kalıcı barışa katkı sağlayabilecek bir adım olarak gördükleri yasayı “tarihi bir fırsat” şeklinde değerlendirdi.
Terörün tasfiyesi hedeflenirken 4 barodan itiraz
16 baronun destek açıklamasına karşılık Samsun, Trabzon, Edirne ve Çanakkale barolarının yasaya yönelik itirazları dikkat çekti.
Düzenlemede örgütün feshedilmesi ve silahların teslim edilmesinin ilgili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesi uygulamanın temel şartlarından biri olarak öne çıkarken, karşı çıkan baroların açıklamalarında ise adalet, Anayasa, mağdur hakları ve düzenlemenin sonuçlarının “af” niteliği taşıyıp taşımadığı tartışmaları öne çıktı.
Samsun Barosu: Tarafımız hukuktur
En kapsamlı itirazlardan biri Samsun Barosu'ndan geldi.
Samsun Barosu Başkanı Av. Pınar Gürsel Yıldıran tarafından yapılan açıklamada, terör suçlarından mahkûm edilen kişilere yönelik cezaların sonuçsuz bırakılması veya fiilen ortadan kaldırılmasının şehit aileleri ile toplumun adalet duygusunda yaralar oluşturabileceği savunuldu.
Baro, terörün sona ermesini ve kalıcı toplumsal barışı desteklediğini belirtirken, “Tarafımız hukuktur” ve “Tarafımız adalettir” ifadelerini kullandı.
Ancak Çerçeve Yasa'nın uygulanabilmesi için örgütün feshi ve silahların teslim edilmesinin devlet tarafından teyit edilmesi şartının bulunması, düzenlemenin doğrudan ve koşulsuz bir af olarak değerlendirilmesine yönelik tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Edirne Barosu “af” olarak değerlendirdi
Edirne Barosu ise düzenlemenin adı ne olursa olsun ortaya çıkaracağı hukuki sonuçlar bakımından af niteliği taşıdığı görüşünü savundu.
Baro, hukuk devleti ve adalet ilkelerini gerekçe göstererek yasaya karşı duruşunu açıkladı.
Edirne Barosu'nun yaklaşımı, düzenlemenin terör örgütünün tamamen tasfiyesini esas alan şartlı yapısından ziyade ceza hukuku açısından doğuracağı sonuçlara odaklandı.
Çanakkale Barosu da karşı cephede
Çanakkale Barosu da Çerçeve Yasa'ya ilişkin eleştirel tutum aldı.
Baro, düzenlemenin hukuk devleti, Anayasa'nın üstünlüğü, toplumsal adalet ve mağdur hakları açısından soru işaretleri oluşturduğunu savunarak yasaya karşı çıktı.
Böylece Çanakkale Barosu da düzenlemeye itiraz eden barolar arasına katıldı.
Trabzon Barosu'ndan “toplumsal meşruiyet” itirazı
Trabzon Barosu Başkanı Av. Hakan Orhan ise düzenlemeyi eşitlik, belirlilik, ölçülülük, yargı bağımsızlığı ve mağdur hakları açısından eleştirdi.
Orhan, uzun vadeli sonuçlar doğurabilecek böyle bir düzenlemenin yalnızca parlamento çoğunluğuna dayanmasının yeterli olmayacağını savunarak toplumsal meşruiyet tartışmasını gündeme getirdi.
Ancak düzenlemenin TBMM Genel Kurulu'nda 467 milletvekilinin kabul oyunu alması, Meclis'te oldukça geniş bir siyasi destek zemininin oluştuğunu da ortaya koydu.
467 oy ve 16 baronun desteğine rağmen itiraz
Ortaya çıkan tablo hukuk camiasındaki belirgin görüş ayrılığını gözler önüne serdi.
Bir tarafta, farklı illerden 16 baro, silahların tamamen susması ve sorunların hukuk ile demokratik siyaset zemininde ele alınmasını “tarihi fırsat” olarak görerek düzenlemeye destek verdi.
Diğer tarafta ise Samsun, Trabzon, Edirne ve Çanakkale baroları, ağırlıklı olarak düzenlemenin ceza hukuku, Anayasa, mağdur hakları ve adalet boyutlarına ilişkin itirazlarını gündeme getirdi.
Terör örgütünün feshi ve silahların tamamen teslim edilmesini temel şart haline getiren düzenlemenin bundan sonraki uygulama süreci ise tartışmanın asıl belirleyici noktası olacak.