Gündem
Karahasanoğlu: Alihan Kuriş operasyonu cemaate değil, şahsa yönelik
Yeni Akit Yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü “İki torundan biri gözaltında, diğeri değil ise..” başlıklı yazısında Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlere yönelik operasyonu değerlendirdi. Operasyonun bir cemaati veya dini görüşü hedef aldığı iddialarına karşı çıkan Karahasanoğlu, aynı yapı içerisindeki Süleyman Denizolgun’un gözaltında olmadığına dikkat çekerek, “Operasyon ortak özellik olan cemaate değil, şahsa yönelik” olduğunu vurguladı.
Yeni Akit Yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında Alihan Kuriş ve kendisine yakın bazı isimlere yönelik operasyon üzerinden başlayan “cemaatlere operasyon” tartışmasını değerlendirdi.
Karahasanoğlu, 17-25 Aralık sürecinin ardından da benzer bir söylemin gündeme getirildiğini hatırlatarak, o dönem AK Parti iktidarının FETÖ’den sonra diğer dini cemaatleri de hedef alacağı iddiasının ortaya atıldığını belirtti.
Aradan geçen 13 yıllık süreçte bunun gerçekleşmediğini ifade eden Karahasanoğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin FETÖ’ye yönelik mücadelenin dini bir gruba karşı değil, seçilmiş siyasi iktidarı devirmeye çalışan yapılanmaya karşı yürütüldüğünü gösterdiğini savundu.
KARAHASANOĞLU: OPERASYON CEMAATE DEĞİL, ŞAHSA YÖNELİK
Alihan Kuriş operasyonunun ardından yurt dışındaki FETÖ çevrelerinin yeniden “AK Parti iktidarı diğer cemaatlere de operasyon çekmeye başladı” söylemini gündeme getirdiğini belirten Karahasanoğlu, bu iddiaya aynı cemaat içerisindeki iki isim üzerinden cevap verdi.
Karahasanoğlu şöyle yazdı:
“Alihan Kuriş ne ise Süleyman Denizolgun da o.. İkisi de aynı cemaatin içindeki isimler.. Alihan Kuriş gözaltında.. Ama Süleyman Denizolgun gözaltında değil. O zaman şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Operasyon ortak özellik olan cemaate değil, şahsa yönelik.”
“DİĞER TORUN YANLIŞ İŞLER YAPILDIĞINI SÖYLÜYOR”
Karahasanoğlu, Süleyman Hilmi Tunahan’ın ailesindeki iki ayrı kol üzerinden de dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Süleyman Denizolgun'un Alihan Kuriş'e yönelik suçlamalarını hatırlatan Karahasanoğlu, aynı dini çevrede bulunan bir ismin gözaltında olmamasının operasyonun inanç veya cemaat aidiyeti üzerinden yürütülmediğinin göstergesi olduğunu savundu.
Yazar, operasyonun dini görüşe değil, soruşturma kapsamında kişilere yöneltilen suçlamalara ilişkin olduğunu ifade etti.
“SUÇ İSNAT EDİLEN TARAF AÇIKLAMA YAPMALI”
Karahasanoğlu, bununla birlikte soruşturmadaki iddiaların peşinen doğru kabul edilmemesi gerektiğinin de altını çizdi.
Devlet yetkililerinin veya suçlamalarda bulunan kişilerin yanılabileceğini belirten Karahasanoğlu, gözaltındaki isimlerin ve avukatlarının kamuoyuna açıklama yapmasının önemli olduğunu söyledi.
“Bir yanlış anlaşılma var ise.. Haksız bir isnatla karşı karşıya kaldılar ise.. Açıklamasını yapmalıdırlar” ifadelerini kullanan Karahasanoğlu, cevapsız bırakılan suçlamaların hem ilgili dini yapıya hem de diğer cemaatlere zarar vereceğini belirtti.
“NE İDDİA VAR İSE CEVABI VERİLMELİ”
Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Karahasanoğlu, hakkındaki iddialara cevap verilmesinin iki açıdan önemli olduğunu ifade etti.
Yazara göre böylece hem bir cemaat içerisindeki bir veya birkaç kişinin eylemleri bütün bir topluluğa mal edilmeyecek hem de FETÖ çevrelerinin “Tüm cemaatler tek tek operasyona uğrayacak” propagandasının önüne geçilecek.
Karahasanoğlu, “Ne iddia var ise, cevabı verilmeli, konu kamuoyu önünde izah edilmelidir” dedi.
ALİHAN KURİŞ'E SİYASİ TERCİH ELEŞTİRİSİ
Karahasanoğlu yazısında Alihan Kuriş'e yönelik siyasi bir eleştiride de bulundu.
Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması, Kur'an kurslarına ilişkin geçmişteki yaş sınırlamalarının kaldırılması ve dini eğitim alanında gerçekleştirilen düzenlemeleri hatırlatan Karahasanoğlu, dini cemaat kimliğiyle hareket eden bir yapının geçmişte Kur'an kurslarına yönelik yasaklamalar getiren siyasi çevrelerle yakınlaşmasının açıklanması gerektiğini savundu.
Karahasanoğlu şu soruyu yöneltti:
“Hem cemaat kimliği ile halkın huzuruna çıkacaksınız. Hem de sizin en önemli çalışma alanlarınızdan Kur’an öğrenimi ile ilgili yasaklamalar getirenlerle kol kola yürüyeceksiniz.. Bu nasıl bir yanlışlık, nasıl bir gaflettir, açık açık izah edilmelidir.”
“AK PARTİ'NİN CEMAATLERLE BİR DERDİ YOK”
Karahasanoğlu, AK Parti iktidarının dini cemaatleri hedef aldığı iddiasına karşı imam hatipler ve Kur'an kurslarındaki artışı örnek gösterdi.
AK Parti öncesi dönemle kıyaslandığında imam hatip okullarının, bu okullardaki öğrencilerin, Kur'an kurslarının ve kurslara devam edenlerin sayısının ciddi şekilde arttığını belirten Karahasanoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“Kur’an Kurslarının önünü açan, İmam hatip okullarının önünü açan bir iktidara, kim ‘Cemaatlerle sıkıntısı var’ diyebilir?”
“DÜŞMANLIK DA YOK, AYRICALIK DA”
Operasyonun dini kimlikten bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunan Karahasanoğlu, emniyetin başka şirketlerdeki şüpheli para hareketlerine nasıl işlem yapıyorsa Alihan Kuriş özelinde de aynı prosedürü uyguladığını ifade etti.
Karahasanoğlu, “Şu veya bu gruba düşmanlık yapılmadığı gibi, ayrıcalık da tanınmıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yazısını dini özgürlüklerle mali ve hukuki sorumlulukların birbirinden ayrılması gerektiği mesajıyla tamamlayan Karahasanoğlu, temel hak ve özgürlüklerin korunmasının hiçbir kişi veya gruba şüpheli ticari işlemler konusunda ayrıcalık sağlamaması gerektiğini savundu.
Karahasanoğlu yazısını, “Allah firasetimizi artırsın. Allah yardımcımız olsun” sözleriyle tamamladı.
ALİ KARAHASANOĞLU'NUN YAZISININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN>>>