Dünya
Yahudi hırsızlar tarla tarla işgal ediyor!
Kurulduğu günden beri Filistin’i kan gölüne çeviren, son üç yıldır Gazze’de tarihin en alçak soykırımına imza atan haydut devlet İsrail şimdi de Batı Yaka’da ev ev işgale başladı. İşgal güçlerinin 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı Ağustos 2026 itibarıyla 73 bin 399’a yükselirken, saldırılarda yaralananların sayısı ise 174 bin 310’a ulaştı. İsrail ordusu ve silahlı fanatik Yahudi toprak hırsızları, işgal altındaki Batı Yaka’da Filistinlilere ait evleri kuşatıp, boşaltma emirleri çıkararak, mülkleri kışlaya çevirerek, fiili bir “ev ev işgal” süreci yürütüyor.
MUHAMMET KUTLU ANKARA
Kurulduğu günden beri Filistin’i kan gölüne çeviren, 7 Ekim 2023’ten beri Gazze’de tarihin en alçak soykırımına imza atan haydut devlet İsrail şimdi de Batı Yaka’da ev ev işgale başladı. Nablus’a bağlı Kusra ve Celud beldelerinde yoğunlaşan bu yeni baskı dalgası kapsamında İsrail ordusu bölgeyi “kapalı askeri bölge” ilan etmiş durumda. Kusra beldesinde Filistinli ailelerin evleri, fanatik yerleşimciler ve İsrail askerleri tarafından günlerce abluka altında tutuluyor. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) bölgeye gıda ve tıbbi malzeme ulaştırabilmiş olsa da, İsrail güçleri kuşatılan evlere giden su tankerlerinin geçişini engellediğini duyurdu.
Evlerin elektrik ve su hatları kesildi. Bölgeden gelen haberlere göre, stratejik konumlardaki bazı lüks Filistin evlerine İsrail askerleri doğrudan yerleşerek bu binaları “sözde” geçici askeri kışla ve gözetleme noktası olarak kullanmaya başladı. İsrail ordusu, Cenin ve Beytullahim gibi kentlerde “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla buldozerler eşliğinde Filistinlilere ait onlarca ev ve dükkânı yıktı. 2026’nın ilk yarısında Batı Yaka’da yıkılan Filistin yapısı sayısı 740’ı aşarken Ağustos ayı itibarıyla bu sayının 1000’i geçtiği belirtiliyor. Öte yandan işgalci İsrail, son dönemde çıkardığı 114 askeri emirle 25 bin dönümden fazla Filistin toprağına el koyarak ve onlarca yeni yasa dışı yerleşim noktasının önünü açtı. Netanyahu hükümetinin talimatıyla başlatılan geniş çaplı operasyonlar çerçevesinde şehirlerin birbiriyle bağı koparılırken, El-Halil, Cenin ve Nablus’ta her gün ev baskınları düzenlenerek toplu gözaltılar, fiziksel darp ve tarım arazilerinden zorla çıkarma şeklindeki insanlık dışı uygulamalar sürüyor.
FİLİSTİNLİLERİ MÜLKLERİNİ TERK ETMEYE ZORLAMA HEDEFİ
Gözü dönmüş işgalcilerin son dönemde artırdıkları ev ev, tarla tarla işgal barbarlığını Akit’e değerlendiren Filistin Diplomasi Merkezi Başkanı Dr. Zahir Elbek; “Siyonist işgalin Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü soykırım ve zorla yerinden etme planlarının bir devamı olarak, işgal ordusu ve silahlı yerleşimciler bu kez Batı Yaka ve Kudüs’te Filistin halkına, topraklarına, kutsal mekânlarına ve tarihî alanlarına yönelik örgütlü ve koordineli bir saldırı yürütüyor. Batı Yaka’daki çok sayıda Filistin köyünde halk, işgal ordusunun ve Ben-Gvir ile Smotrich gibi faşist ve terörist işgal yöneticilerinin koruması ve silahlandırması altında hareket eden yerleşimcilerin saldırıları ve terörüyle karşı karşıya. Batı Yaka’nın 1967’de işgal edilmesinden bu yana Siyonist varlık, binlerce dönüm araziyi ve toprağı gasp ederek, evleri yıkarak ve Filistinlilerin hareket özgürlüğüne ağır kısıtlamalar getirerek sahada yeni bir gerçeklik oluşturma planını sürdürüyor. Bütün bunların temel amacı, Filistinlileri yaşadıkları yerleri, evlerini ve mülklerini terk etmeye zorlamak. Filistin halkı bu Siyonist planın farkında ve buna karşı koymaya, hayata geçirilmesini engellemeye çalışmaya devam ediyor. Ancak Gazze’deki soykırım savaşının ardından yerleşimci saldırıları daha da yoğunlaştı ve artık tehlikeli bir aşamaya ulaştı. Bu tablo, Siyonist zorla yerinden etme planlarının fiilî bir gerçekliğe dönüşmesini engellemek için İslam dünyasının, bölgesel aktörlerin ve uluslararası toplumun harekete geçmesini zorunlu kılıyor. Burada mesele yalnızca tek tek evlerin kuşatılması, yıkılması ya da toprakların gasp edilmesi değil. Ev ev, arazi arazi ilerleyen bu uygulamalar, Filistinlileri kendi topraklarından koparmaya yönelik daha geniş bir planın parçaları olarak karşımıza çıkıyor. Batı Yaka’da yerleşimci saldırılarının artması, askeri emirlerle topraklara el konulması, evlerin yıkılması ve Filistinlilerin hareket alanının daraltılması aynı politikanın farklı araçları olarak kullanılıyor. Tüm Dünya halklarının ve hükümetlerin, insan haklarının en temel ilkelerine, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı’na aykırı bu planların engellenmesi konusunda küresel bir insani sorumluluğu bulunuyor. Batı Yaka’daki yerleşimcilerin bu terör saldırıları savaş suçları ve etnik temizlik suçları niteliği taşıyor. Ne yazık ki bütün bunlar, uluslararası toplumun ve Dünya halklarının tepkisinin yetersiz kaldığı bir ortamda gerçekleşiyor. Bu zayıf ve etkisiz tepkiler ise siyonist işgal ordusunu ve terörist yerleşimcileri, saldırılarını ve zorla yerinden etme planlarını sürdürme konusunda daha da cesaretlendiriyor” şeklinde konuştu.
HERKESİ İŞGALİ DURDURMAK ÜZERE HAREKETE ÇAĞIRIYORUZ
Filistinli Akademisyen, Aksaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adil Aksoy da konuya ilişkin şunları söyledi: “7 Ekim saldırısıyla başlayan ve üç senedir süren insanlık dışı soykırım sözde anlaşmalara rağmen devam ederken, siyonist işgalciler Batı Yaka ve çevresindeki yerleşim birimlerinde Yahudi fanatik toprak hırsızlarını da kullanarak yeni dalga işgal başlatmış durumda. 7 Ekim’deki savaşı Hamas teşkilatı başlatmadı. Bu İsrail’in bir planıydı. İsrail’in amacı, Gazze’yi bitirip Mısır, Ürdün ve Irak’a kadar gitmekti. İsrail’in planını geciktiren, daha doğrusu bozan ise ABD ile birlikte saldırdıkları İran ile yaşanan savaş oldu. ABD ve İsrail, İran ve ortakları Lübnan Hizbullah’ı ve Yemen Husilerine karşı savaş başlatarak, ‘Gazze’deki savaş bitti’ algısını dünyaya vermek istedi. Bununla tüm dünyada İsrail’e karşı başlayan büyük protestoları ve boykot kampanyalarını durdurmayı amaçlıyorlardı. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı ve İran’da istediklerini alamadılar. Savaş öngörmedikleri bir şekilde gelişti. Büyük zararlar gördüler. ABD, Gazze’de çözüm masası kuruyor görünüp İsrail’e zaman kazandırmak istiyordu. Siyonistler yine dünyaya oynuyorlar. Birkaç aydır, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya küstüğünü, surat astığını yayıyorlar. Adeta çocuk kandırıyorlar. Oysa ABD ile İsrail hiçbir zaman ters düşmez. İsrail’in ekonomisi de kolay kolay zarar görmez. Hepsi yalan. İsrail hâlâ yeni üretim Amerikan silahlarıyla Filistinlilere saldırıyor. İslam ülkelerinin, insanlığı önceleyen dünya ülkelerinin bir an önce somut tedbirler alması gerekiyor. İnsanlık adına, insanlığı kurtarmak adına herkesin bu katliamları ve işgali durdurmak üzere harekete geçmesi çağrısında bulunuyoruz.”