Gündem
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi için teklifte bulundu! Bahçeli'nin çağrısına destek büyüyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyasi partiler ve seçim kanunlarının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna göre yeniden ele alınmasını değerlendiren uzmanlar, mevcut yönetim sisteminin yasal reformlarla kökleştirilmesini dile getiriyor.
BUĞRA KARDAN/İSTANBUL
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin siyasi partiler ve seçim kanunlarının Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna göre yeniden düzenlenmesi çağrısı gündemdeki yerini koruyor. Bahçeli’nin çağrısına destek üstüne destek gelirken kamuoyunda “Mevcut yönetim sistemi yasal reformlarla kökleştirilsin” görüşü ağırlık kazandı.
Uzmanlar da yürütmenin hızlı ve etkin karar almasını temin eden mimarinin yeni safhasına geçilmesi, kurumsallaştırılması fikrinde buluştu.
“DEMOKRASİMİZİ SAĞLAM VE SARSILMAZ OMURGA KAZANDIRACAK HAMLELER YAPILSIN”
Akit’e konuşan Siyasi Analist Tunç Taşbaş şunları dile getirdi:
“MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin son değerlendirmeleri, sistemi geriye sarmak ya da mevcut yapıyı tartışmaya açmaktan ziyade Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni bir üst merhaleye taşıma iradesini ortaya koymaktadır. Belli ki 2017’de yürütme erkinin hızlı, kararlı ve etkin karar almasını temin eden mimari, şimdi ikinci safhasına yani kalıcı, kurumsal ve kendi ayakları üzerinde duran bir devlet nizamına doğru tekemmül ettirilmektedir. Bu hamle, Cumhur İttifakı’nın dönemsel bir aritmetik ortaklık değil, Türkiye’nin istikbalini inşa eden kurucu ve stratejik bir birliktelik olduğunu bir kez daha teyit etmektedir. Bahçeli’nin işaret ettiği temel hedef, hükümet sistemini zaafa uğratmaktan çok Siyasi Partiler Kanunu ve seçim mevzuatını sistemin kurucu ruhuyla tam uyumlu hale getirmektir. Nitekim MHP’nin anayasal perspektifinde yer alan seçilmiş iki Cumhurbaşkanı Yardımcısı, kabinenin kurumsal temsili ve yasama-yürütme dengesinin tahkimi gibi öneriler de bu kurumsallaşma arayışının tabii uzantılarıdır. Yine siyasetin finansmanında şeffaflık, hesap verebilirlik ve parti içi disiplini güçlendirecek yasal düzenlemeler, siyaset kurumunu kısır tartışmalardan arındırarak demokrasimize çok daha sağlam ve sarsılmaz bir omurga kazandıracaktır.
Türkiye Yüzyılı vizyonu, 2053 ve 2071 hedeflerine doğru yürürken güçlü liderliklerin yanı sıra köklü müesseselere dayanmak zorundadır. Kuşku yok ki Bahçeli’nin açtığı istişare zemini; liderler arasındaki yüksek güveni, nesiller boyu işleyecek kurumsal bir devlet aklına ve yönetim kültürüne dönüştürme fırsatı sunmaktadır. Cumhur İttifakı’nın ortak akılla hayata geçireceği bu reformlar, lider merkezli siyaseti kurumsal devamlılıkla taçlandıracak ve yürütme gücünün milli hedeflere odaklanma kabiliyetini daha da artıracaktır. Nihayetinde yüzde 50+1 çıtası ve seçim ittifaklarına ilişkin düzenlemeler, sistemin geniş toplumsal mutabakat arayan kapsayıcı vasfını koruma gayretidir. MHP’nin bu süreçteki dengeli ve vizyoner tutumu, hem sistemin kurucu ruhunu muhafaza etmekte hem de geleceğin büyük ve müstakil Türkiye’si için gereken kurumsal güvenceleri sağlamaktadır. Atılacak bu yapısal adımlar, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni eksiksiz bir devlet mimarisi olarak kökleştirecek ve Türkiye Yüzyılı’nı kalıcı bir başarıya dönüştürecektir.”