Gündem
Soykırımcının nefesini küresel intifada keser
Batı’nın desteğiyle azgınlaşan soykırımcı İsrail’e karşı dünyanın vicdanlı insanlarının İsrail mallarını boykot ettiği gibi devletlerin de harekete geçerek, İsrail’in enerji, hava ulaşımı, lojistik bağlantılarını kesmesi, ekonomik ve siyasi boykot uygulaması çağrısı yapılıyor.
Buğra Kardan İstanbul
Vahşi Batı’nın desteğiyle iyice azgınlaşan katil İsrail’e karşı vicdanlı halklar gibi insaflı devletlerin de harekete geçmeleri elzem oldu. Ortadoğu’yu yangın yerine çeviren; Gazze’yi harabeye dönüştüren; Lübnan’ı yerle bir eden; İran’ın ardından Suriye’ye saldıran; Türkiye’yi tehdit etmekten ise çekinmeyen Tel Aviv yönetimine dünya ülkelerinin askeri ve ekonomik ambargo uygulamaları zorunlu hâle geldi. İspanya ve İtalya’nın İsrail’e silah satışını durdurmasını, Fransa’nın siyonist rejimle ticareti kısıtlamasını, Güney Afrika’nın Lahey Adalet Divanı’na giderek soykırımcı Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkarmasını takiben İslâm âleminin de bir adım atması beklenirken dikkatler Filistinlilere yönelik zulümlere duyarlı ülkelerin alacakları kararlara döndü.
EKMEK BİLE VERİLMEMELİ
Soykırımcı İsrail’e silah, enerji, gıda akışını kesmenin, lojistik ambargo uygulanmasının zaruret olduğuna inanan uluslararası toplumdan “Artık küresel intifada başlasın” çağrısı geldi. Dış siyaset analistleri de barbar İsrail’i elini kolunu kıpırdatamaz, nefes alamaz duruma getirmenin gereklilik olduğunu vurguladılar. Bunun yolunun merhametli ülkelerin hükümetlerinin, Meclislerinin alacakları boykot ya da ambargo kararlarından geçtiğinin altını çizdiler.
TÜRKİYE OYUNA GELMEDİ
Akit’e konuşan Gaziantep Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Fuat Gökçe, şunları söyledi: “İsrail’e ‘dur’ demenin vakti geliyor. Netanyahu’nun Hizbullah ve Hamas’a bahaneli saldırıları, Arz-ı Mevut ideali çerçevesinde uyguladığı stratejiler İslâm alemi gibi dünyayı da tehdit ediyor. İsrail’in İran’a yaptığı saldırıların küresel enerji piyasasına vurduğu darbeler ortada. Gelinen noktada İslâm âlemi başta olmak üzere tüm ülkeler harekete geçmeli ancak bir öncü lâzım. Tabii İsrail sincice ilerliyor. Öncü olacak, kendisini durduracak Türkiye’yi dünya kamuoyunda yalnızlaştırmak ve itibarsızlaştırmak için her yöntemi deniyor. Bu çerçevede Suriye bombalandı. Amaç Türkiye’yi sıkıntılı duruma sokmaktı. Siyonistlerin senaryosuna göre Türkiye, İsrail’in uçaklarını vuracaktı. Netanyahu, bu durumdan yararlanacaktı. Gittiği her yerde mağduru oynayacaktı. Türkiye’yi dünyaya ‘saldırgan ülke’ olarak takdim edecekti. Lâkin Türkiye, böyle bir şeye müsaade etmedi ve 10 İslâm ülkesini ardına aldı. Ama yeterli olmadı. Çünkü 47 İslâm ülkesi suskun kalmayı tercih etti.
DEVLETLER HAREKETE GEÇMELİ
“Hâl böyle olup durmak yerine bir hamle yapmak gerekiyor. İslâm devletleri dahil tüm ülkeler, İsrail’e karşı evvela tepkilerini ortaya koymalı ardından hem askeri hem siyasal hem sosyal hem ekonomik alandan dışlama cihetine gitmeli. İspanya önemli bir örnekti. Tabii İspanya’nın karşı karşıya kaldığı bir sorun var. Ceuta’da olanlar görülüyor. İtalya ve Güney Afrika’nın da İsrail’e karşı tavrını biliyoruz. Dünyaya baktığımızda devletlerin sesleri gür çıkmıyor ama halklarda hoşnutsuzluk olduğu muhakkak. Artık halkların duyarlılıkları hükümetlere, meclislere de yansımalı. Küresel intifada örgütlenmeli. Bakalım, Mekke Anlaşması’nın akabinde ne gibi haberler gelecek?”
KATİL YALNIZLAŞTIRILMALI
Filistinli Araştırmacı Moin Naim ise şunları dile getirdi: “İsrail’in herkese düşman olduğu açıktır. Siyonist rejimin Gazze’de, Lübnan’da, İran’da, Suriye’yi ne hâle getirdiği bellidir. Bu eli kanlı rejime karşı devletlerin de halkları kadar tepki vermeleri gerekiyordu. Nihayetinde devletler, halklarına kulak vermelidir ve toplumlarının feryatlarını ve şikâyetlerini duymalıdır. Şu anda İspanya, İtalya ve Güney Afrika’nın İsrail’e karşı aksiyon aldığı aşikâr. Türkiye’nin de aynı şekilde. Temennimiz, bu dört ülkeye yenilerinin eklenmesidir. Türkiye’nin İsrail’in baş katili Netanyahu hakkında kırmızı bülten çıkarması çok önemliydi. Bunun İslâm devletleri dahil hak ve hukuk temeline bina edilen ülkelere örnek teşkil etmesini umuyoruz. İsrail’e susmaya imkân kalmamıştır. Normal bir devlet ya da yapı olmadığı anlaşılmalı. Onu koruyup kollayan ülkelere karşı yaptırım uygulamaktan çekinilmemeli. Bunlara ‘Size rahat yok’ iletisi verilmeli. İsrail, gerek siyasi gerek sosyal gerek ekonomik olarak yalnızlaştırılmalı. Bu olduğu takdirde onu koruyup kollayanların da geri çekilecekleri unutulmamalı. Eskiden siyonist lobisinin onayı olmadan Amerika’da seçimlerde aday olunamazdı. Şu anda öyle mi? Bambaşka bir fotoğraf var. Siyonist lobinin onayını alan yenilmeye mahkûm. Demek ki halklar devletleri yönlendiriyor. Devletler, bu hakikati akıllarından çıkarmamalılar. Çıkarırlarsa yanılırlar, hata ederler.”