AKİT MENÜ

Gündem

Ali Rıza Demircan Hoca olayların sebeplerine dikkat çekti! Görüneni bırak görünmeyene bak

Ali Rıza Demircan Hoca, kaleme aldığı ”Sonuçların görünmeyen sebeplerine de odaklanmalıyız” başlıklı yazısında örnekler verip “Bu olay bize hiç şüphesiz, “yeryüzünde cereyan eden olayların bazılarının görünen sebepleri dışında bir nedene dayanabileceği hakikatine” dikkatlerimizi çekmek için anlatılmıştır.” dedi.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Ali Rıza Demircan Hoca, ”Sonuçların görünmeyen sebeplerine de odaklanmalıyız” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Demircan, “Hayata İslami çizgide bakmadığımız için olayları görünür nihai sebeplerine bağlarız; arka planında daha derin sebepler olabileceği konusunda tedebbür etmeyiz, yani olayların arka planını düşünmeyiz. Oysaki tedebbür Kur’ân’ın buyruğudur.” İfadelerini kullanırken örneklerle sözlerini pekiştirdi.

 

İŞTE DEMİRCAN HOCA’NIN YAZISININ TAMAMI;

Hayata İslami çizgide bakmadığımız için olayları görünür nihai sebeplerine bağlarız; arka planında daha derin sebepler olabileceği konusunda tedebbür etmeyiz, yani olayların arka planını düşünmeyiz. Oysaki tedebbür Kur’ân’ın buyruğudur. (Sâd 29)

Kur’ân bize Hz. Musa – Bilge kişi misalinde gerekli yönlendirmeyi yapmaktadır.

 

Hatırlatalım:

OLAYLARIN GERÇEK SEBEPLERİ

Hz. Musa’nın, Rabbimizin katından özel bilgilerle donatılmış ve bu bilgiler çizgisinde davranan bilge kişi ile birlikteliğinde, bu bilge kişi bindikleri gemiye zarar verir, karşılaştıkları henüz ergenliğe ermemiş masum genç bir çocuğu öldürür. Halkının yiyecek ihtiyaçlarını karşılamadığı bir şehirde ise yıkılmakta olan bir duvarı onarır.

Zahire bakarak değerlendirme yapan Hz. Musa, insan doğasına ve şeriat ölçülerine aykırı görülen ilk iki olaya karşı çıkar. Üçüncü olayda ise sergilenen erdemli davranışı gereksiz veya abartılı bulur.

Bilge kişi, görünen sebeplere takıldığı için şiddetle karşı çıkan Hz. Musa’ya, İlahi Vahiy bildirisine dayalı olarak gerçek nedenleri açıklar. (Bkz. Kehf 66-82)

Bu olay bize hiç şüphesiz, “yeryüzünde cereyan eden olayların bazılarının görünen sebepleri dışında bir nedene dayanabileceği hakikatine” dikkatlerimizi çekmek için anlatılmıştır.

 

BİR ÖRNEK OLARAK MENDERES’İN İDAMI

Menderes, 27 Mayıs ihtilali sonrasında, sonucu başından belli bir yargılama neticesinde idam edildi. Merhum mümin olarak can verdiyse şehid/şahid olduğunda şüphe yoktur. İdamı, onun hatalarının kefareti ve hakkında bir rahmet olmuştur. Allah rahmet eylesin.

TBMM’de 5816 sayılı yasaya hukuk ve demokrasi adına karşı çıkılır ama kabulü için Menderes özel bir gayret gösterir. Aynı gayret, Anıtkabir’in inşası için de gösterilir. Dönemine göre Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni çok çok aşan bir harcama yapılarak yarı tapılır bir şirk mekânı oluşturulur.

Tedebbür edebilen bazı irfan ehline göre Menderes manen cezaya müstahaktı. Cezanın uygulaması ihtilalcilere verildi. Zalimleri adalet kamçısı olarak kullanmak da Allah’ın kanunudur. (En’âm 129) Bu durum pek tabii ki zalimleri masum kılmaz.

Ben Osmanlı’nın yıkılışını ve İslam’ı dışlayan kanlı devrimleri böyle değerlendirmeye başladım. Osmanlı cezayı hak etmişti. Batıcılık, Osmanlı’nın son dönemlerinde İslam’a ve bin yıllık kültürümüze tercih edilince ceza, Osmanlı’nın yetiştirdiği, Batı’dan yön, onay ve güç alan İslam karşıtı seküler Batıcılar eliyle uygulandı.

 

HOCAMIZ/ŞEYHİMİZ İSTANBUL MÜFTÜSÜ ABDURRAHMAN ŞEREF EFENDİ

1965-1975’li yıllarda hocamız/şeyhimiz merhum Abdurrahman Şeref Güzel Yazıcı’nın salı gecesi hatm-i hâce sohbetlerine katılırdım. Bir akşam sohbet Menderes’in idamına gelince hocamız şöyle bir açıklama yaptı:

“Gerçeklere nüfuz edebilen hakikat ehli, Menderes’in idamını, 5816 sayılı kanunun Temmuz 1951’de çıkarılışına ve yıllarca sürüncemede bırakılmış Anıtkabir inşaatının süratle ele alınıp Kasım 1953’te bitirilmesine bağlar.”

 

BİZ DE GERÇEK SEBEPLERE ODAKLANMALIYIZ

Söz ve mana olarak Allah’ın Kitabı olduğuna inandığımız Kur’ân-ı Kerîm hayat rehberimiz olduğuna göre, biz de onun tedebbür emri doğrultusunda düşünmeliyiz. Düşünmeliyiz ki basit ayrıntılara takılmaksızın geleceğimizle alakalı daha sağlıklı kararlar alabilelim. Mesela ülke olarak yaşadığımız sosyal ve ekonomik problemlerin kişisel yetersizliklerden çok, bir asır önce İslam karşıtı Batıcı kanlı devrimlerle temelleri atılan ve halen yaşatılan ilke ve inkılaplardan kaynaklandığı bilgisine ve irfanına erebilelim.

Ali Rıza Demircan

Yorumlara Git

Ahlaksız Manifest’e bir şok daha! Menajer Akış’a tutuklama talebi

Aziz İhsan Aktaş’tan çarpıcı açıklama! Rüşvet çarkını anlatınca suikasta maruz kaldım

Ak Parti’li eski vekilden Arınç’a Süleymancılar tepkisi: Yine tarihin yanlış tarafındasın! Bu ahtapotla da mı bağın var?

Seni öldürmek istediler sen de PKK’nın ayağına mı gittin? Bırak bu ayakları Fatih, yeme bizi şimdi!

Suriyeli zehir taciri ‘yuh artık’ dedirtti! Protez bacakta 830 gram zehir