Gündem
Ahlaksız Manifest’e bir şok daha! Menajer Akış’a tutuklama talebi
Genç nesli zehirleyen, sapkın odakların gözdesi ‘Manifest’ adlı müzik grubunun kurucusu ve menajeri olan Tolga Akış, "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Sevk yazısında Akış’ın ahlaksız grubun eylem ve hareketlerini basın yayın araçları aracılığıyla kamuya sunarak meşrulaştırdığı ifade edildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan kamuoyunda "Manifest" olarak bilinen grubun kurucusu ve menajeri Akış'ın emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Akış, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Adliyesi'ne getirildi.
Savcılıkta ifade veren Akış, "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, Akış'ın tutuklanmasına karar verdi.
Savcılığın sevk yazısındaki detaylar
Savcılığın sevk yazısında, şüpheli Tolga Akış'ın "Manifest" isimli grubun kurucusu ve yapımcısı olduğu, çeşitli zamanlarda birçok konser organize ettiği ifade edildi.
Yazıda, "Müstehcenlik kavramının ceza hukuku bağlamında salt çıplaklık, bedenin görünürlüğü yahut kişiden kişiye değişen subjektif bir ahlak anlayışı üzerinden değerlendirilebilecek bir kavram olmadığı, müstehcenliğin içeriğin bütünlüğü ve ele alınış biçimiyle beraber hedeflendiği veya fiilen ulaştığı kitle ile birlikte değerlendirildiğinde özellikle çocukların ruhsal, ahlaki ve sosyal gelişimleri üzerindeki etkisiyle birlikte belirlenmesi gerekir." ifadeleri kullanıldı.
Türk Ceza Kanununun 226/2 maddesinde, müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yoluyla yayınlayan yahut bunların yayımlanmasına aracılık eden kişinin cezalandırılmasının öngörüldüğü ifade edilen yazıda, kanun koyucunun yalnızca müstehcen içeriğin meydana getirilmesini değil topluma ulaştırılmasını ve yaygınlaştırılmasını da bağımsız bir cezai sorumluluk olarak düzenlediğine dikkat çekildi.
Yazıda, korunan hukuki değerin yalnızca bireysel rahatsızlık veya kişisel beğeni olmadığını, özellikle çocuklar gibi kendilerini koruma ve gördüklerini anlamlandırma yetileri henüz gelişme aşamasında bulunan kişilerin korunmasını da amaçladığı kaydedildi.
Müstehcen görüntülerin yayınlandığı söz konusu paylaşımların çok kişi tarafından görüntülenerek geniş kitlelere ulaştığı belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:
"Bu paylaşımlar ile toplumun bireylerini lezbiyen, gay, biseksüel, travesti veya transseksüelliği de özendirici ve teşvik edici davranışlara yönlendirebileceği, söz konusu paylaşımların toplumun ahlaki değerlerine ve Anayasa'nın 41. maddesine uygun olmadığı, dolayısıyla edep ve haya bakımından yine benzer şekildeki faaliyetlere/eylemlere ilişkin toplumun ortak ahlaki değerleri ile Anayasa'nın 41. maddesinde güvence altına alınan 'Ailenin Korunması ve Çocuk Hakları' bakımından değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir."
Sevk yazısında, "Anayasa hükümleri, devletin de çocukların her türlü istismara ve şiddete karşı korunmasında tedbirler almasını devlete bir pozitif yükümlülük olarak yüklediği, bu kapsamda çocukların ve gençlerin herhangi bir filtreleme mekanizması dahi bulunmaksızın söz konusu grubun eylemlerine ve faaliyetlerine doğrudan ulaşabilmesi, söz konusu Manifest grubunun yapımcısı olan şüphelinin, bu grubun eylem ve hareketlerinin sorumlusu olarak geniş kitlelere ulaşacak şekilde basın/yayın gibi yayın araçlarını kullanarak kamuya sunduğu ve meşrulaştırdığı tespit edilmiştir." ifadelerine yer verildi.
Akış'ın üzerine atılı "müstehcen yayınların yayımlanmasına aracılık etmek" suçunu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve tutuklama nedeninin bulunduğu belirtilen yazıda, suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve yasada yazılı cezanın üst haddi dikkate alınarak tutuklanmasına karar verilmesi talep edildi.
Kamuoyunda "Manifest" olarak bilinen grubun kurucusu ve menajeri Tolga Akış, "müstehcenlik", "uyuşturucu madde kullanma" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçlarından hakkında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı.
Akış'ın ifadesi ortaya çıktı
Ayrıca Akış'ın savcılıktaki ilk ifadeleri de ortaya çıktı ve Manifest üyelerinin çalışma şartlarına ilişkin basına yansıyan iddialara tek tek yanıt verdi.
Akış, özellikle grup üyelerinin bağımsız olarak reklam anlaşması yapamadığı yönündeki iddianın tamamen yanlış olmadığını belirterek, "kısmen doğrudur" ifadesini kullandı.
Tolga Akış, Manifest üyelerinin kendi hesaplarında bağımsız reklamlı paylaşım yapmasına yönelik kısıtlama bulunduğunu kabul etti.
Akış, ifadesinde "Basında çıkan grup üyelerinin kendi sosyal medya hesaplarında bağımsız olarak reklamlı paylaşım yapamayacağı iddiası kısmen doğrudur. Bunu projeyi korumak için getirdik" dedi.
Sözleşmeye uymayanlara ceza
Cezai şartın miktarını hatırlamadığını belirten Akış, uygulanacak tutarın grup üyesinin kazancına göre belirlendiğini söyledi.
Akış, "Rakamı hatırlamamakla birlikte grup üyelerinin sözleşmeye aykırı davranması durumunda kazancına oranla belirli miktar cezai şart vardır" ifadelerini kullandı.
Manifest üyelerinin Tolga Akış ile birlikte tatile gitmek zorunda olduğu yönünde de iddialar ortaya atılmıştı.
Akış bu iddiayı kabul etmedi ve gündeme gelen fotoğraf ile videoların yaklaşık 1,5 yıl önce gerçekleştirilen bir günlük toplu tatilde çekildiğini söyledi.
"Basında çıkan grup üyelerinin tatilde benimle tatil yapma zorunluluğu iddiası da yanlıştır" diyen Akış, görüntülerin zorunlu bir tatille bağlantılı olmadığını savundu.
Hastayken sahneye çıktı mı?
Akış'ın ifadesinde öne çıkan bir başka konu, Manifest üyelerinin hasta oldukları zamanlarda sahneye çıkmaları için baskı gördükleri iddiası oldu.
Bu iddiayı da reddeden Akış, Yenikapı konserinde yaşanan bir olayı örnek gösterdi.
Hilal isimli grup üyesinin kendi isteğiyle konsere geri dönmek istediğini söyleyen Akış, iki doktordan açık şekilde onay almadan Hilal'i yeniden sahneye çıkarmadığını belirtti. Akış, "Hilal'e de defalarca istersen sahneye çıkmak zorunda olmadığını söyledim" dedi.
Tolga Akış, Manifest'in gelir paylaşım sistemini de anlattı. Akış'ın beyanına göre elde edilen gelirin yüzde 60'ı Manifest üyelerine eşit miktarda dağıtılırken yüzde 40'ı şirketin Manifest proje giderlerine ayrılıyor.
Suçlamaları reddetti
Akış, ifadesinin sonunda hesaplarını suç gelirlerini aklamak amacıyla kullanmadığını savundu. Gözaltına alındığında telefon şifresini kendi isteğiyle teslim ettiğini belirten Akış, banka hesapları ve telefonunun incelenmesiyle söylediklerinin doğrulanacağını ileri sürdü.
"Suçsuzum, üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" diyen Tolga Akış, tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.