Aktüel
Dijital kuşatmaya karşı milli güvenlik alarmı!
Sosyal medya platformlarının çocuklar ve gençler üzerindeki etkisi giderek daha fazla tartışılırken, Türkiye’de kontrolsüz içeriklere karşı yeni önlemler gündeme geliyor. Aile yapısı ve toplum güvenliğine yönelik risklere dikkat çekilirken, kurallara uymayan platformlar için reklam yasağı ve erişim kısıtlaması gibi yaptırımların uygulanması değerlendiriliyor.
Sosyal medya platformları, bir tıkla çocukların dünyasına ve gençlerin zihnine ulaşarak ne izleyeceğimizden ne düşüneceğimize kadar hayatımızı şekillendiren küresel bir güce dönüştü. Türkiye'nin en büyük pazarlardan biri olduğu bu dijital dünyada, aile yapısını ve toplum güvenliğini hedef alan saldırılara karşı devlet kademeleri ve uzmanlar en üst perdeden uyarılarını peş peşe sıraladı. Milli güvenlik sorunu haline gelen kontrolsüz içeriklere karşı reklam yasağından erişim engeline kadar sert yaptırımlar gündemde.
Sosyal medya, çocukların ve gençlerin dünyasını giderek daha fazla şekillendirirken, kontrolsüz dijital içerikler artık bir milli güvenlik meselesi olarak gündeme geliyor. Türkiye'de günlük ortalama 3 saate ulaşan sosyal medya kullanımı, küresel dijital platformların toplum üzerindeki etkisini her geçen gün artırırken; aile yapısı, çocukların güvenliği ve toplum düzenine yönelik riskler karşısında devlet kademeleri ve uzmanlardan peş peşe kritik uyarılar geldi.
SOSYAL MEDYA ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK SORUNUDUR
Konunun hayati önemine dikkat çeken AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, sürece gösterdiği duyarlılık nedeniyle A Haber ve Turkuvaz Medya'ya teşekkürlerini sunarak, "Bu konu çok önemli. Sosyal medya meselesi artık bir milli güvenlik sorununa dönüşmüş durumda. Aileye, topluma, insana savaş açan bir uluslararası dijital ağlar var" ifadelerini kullandı. Türkiye'de sosyal medyada geçirilen sürenin ortalama 3 saati bulması, ülkemizi bu dev şirketlerin en iştahlı pazarlarından biri haline getiriyor.
TOPLUMUN GELECEĞİ DİJİTAL KUŞATMA ALTINDA
Yaşanan tehlikenin boyutlarını değerlendiren Sosyal Medya Uzmanı Prof. Dr. Levent Erarslan, "Çok büyük bir dijital kuşatmayla karşı karşıyayız" diyerek durumun ciddiyetini vurguladı. Toplumun geleceğini tehdit eden bu kuşatmanın yanı sıra dijital platformların yasal düzenlemelere karşı gösterdiği direnç de dikkat çekiyor.
TİKTOK İÇİN SÖZ BİTTİ: REKLAM YASAĞI VE KISITLAMA KAPIDA
Özellikle TikTok platformuna yönelik sert eleştirilerde bulunan Hüseyin Yayman, diplomasi ve diyalog yolunun tükendiğini belirterek, "TikTok meselesi... Artık söz bitti. TikTok konusunda o kadar çok konuştuk ki buradaki tek yapılması gereken TikTok'a reklam yasağı getirmek, bant daraltmak, erişim yasağı getirmek" dedi.
GECE YARISI "KRİMİNAL ZAMAN DİLİMİ" UYARISI
Kontrolsüz dijital ortamın çocuklar ve gençler üzerindeki yıkıcı etkilerine değinen Prof. Dr. Levent Erarslan, çocukların yayınlarda "hediye" adı altında istismar edildiğini belirterek, "Gece genç çocuklar yayın adı altında, hediye adı altında neler yapıyorlar inanamazsınız. 13-14 yaşındaki çocuğumu o sosyal medyada çocukları meze yapıyorlar" ifadelerini kullandı.
Platformların görüşmelerde düzelme sözü verip sekizinci günde eski hallerine döndüklerini ifade eden Yayman, "Bir hafta kuralları ya da algoritmayı düzenliyorlar ama 8. günde yeniden 'bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler' pür liberal bir tutum içindeler. Dolayısıyla biz bunu asla kabul etmiyoruz. Buradaki en önemli enstrüman reklam yasağı" sözleriyle atılacak adımları işaret etti.
Ebeveynlere kritik uyarılarda bulunan Erarslan, gece 02.00 ile 05.00 arasının "kriminal zaman dilimi" olduğunu vurgulayarak, "Lütfen anne babalar, o saatlerde çocuklarınızın ayak izine dikkat edin. Telefonlarıyla, tabletleriyle odalarında onları yalnız bırakmayın" dedi.
AİLE VE ÇOCUKLAR BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZ
Aile ve Sosyal Hizmetler ile Milli Eğitim Bakanlıklarının çocukları korumak adına 15 yaş altı yasağı gibi düzenlemeler üzerinde çalıştığını belirten Hüseyin Yayman, Türkiye'nin geleceğinin rehin verilemeyeceğini vurguladı. Yayman, "Aile bizim kırmızı çizgimiz. Çocuklarımız bizim kırmızı çizgimiz. Türkiye'nin geleceği bizim kırmızı çizgimiz. Eğer çocuğu korumak yasakçılıksa evet biz yasakçıyız" ifadelerini kullandı.
Uluslararası şirketlerin Avrupa'daki normları Türkiye'de de uygulamak zorunda olduğunu belirten Yayman, "Aksi takdirde bu maalesef aileyi yıkan, bireyi yıkan, insanı ötekileştiren, makineleştiren ve toplum düzenini yıkan bir anlayışa dönüşüyor. Burası maalesef kötülüğün merkezine dönüşmüş durumda" dedi.
META'YA KARŞI EMSAL TAZMİNAT KARARI
Küresel çapta Meta'ya karşı açılan davalar ve ABD'deki gece kısıtlaması hazırlıkları sürerken, Türkiye'den emsal niteliğinde bir hukuk zaferi haberi geldi. Dijital Medya Uzmanı Ümit Sanlav, İkbal Gürpınar'ın Filistin paylaşımları nedeniyle kısıtlanması üzerine hukuki bir süreç başlatıldığını belirterek, "Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu'na yaptığı müracaatla birlikte Meta'nın ayrımcılık yasağını ihlal ettiğine karar verildi ve 256.357 lira İkbal Hanım Meta'dan tazminat kazanmaya hak kazandı" bilgisini paylaştı.
Sanlav, söz konusu kararın benzer mağduriyetler yaşayan herkes için emsal teşkil edeceğini ve bundan sonra kullanıcıların kanuni haklarını arayabileceklerini sözlerine ekledi.