Gündem
İmamoğlu-Özel tayfası siyaseti zenginleşme aracına dönüştürdü! Haramzadelerin kârun düzeni
Ekrem İmamoğlu-Özgür Özel tayfasının, CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihinde yapılan 38. Olağan Kurultayı’nda “para karşılığı oy kullandırarak” parti yönetimini ele geçirmesiyle birlikte, belediyelerde rüşvet, irtikap, ihaleye fesat karıştırma vakalarında patlama yaşandı.
YP ÇİZGİSİ TALANCI SİYASETİN ADI
Kirli düzeni Akit’e değerlendiren AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, bakın neler söylüyor: “Yaşananlar, CHP ve koparak kurulan YP siyasetinde kurumsallaşmanın sağlanamadığını ve siyasi yapıların kişisel çıkarlar, ailevi ilişkiler ve denetimsizlik üzerine inşa edildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Bu belediyeleri, topluma hizmet üretmek yerine akraba ve yakın çevre için birer istihdam ve imtiyaz kapısına dönüşmüştür. Kamu gücü, kişilerin aile üyelerine koruma kalkanı veya ticari avantaj sağlamak için bir nüfuz aracı olarak kullanılmaktadır. Halka hizmet etmekten ziyade siyasi organizasyonları, kurultayları ve bireysel adaylık kampanyalarını finanse eden mali kaynaklar olarak konumlandırılmıştır. Belediyelerinde kurulan sistem, şeffaf bir yerel yönetim mekanizması işletmek yerine, ‘ihale-siyaset-finansman’ şeytan üçgenini besleyecek şekilde yapılandırılmıştır. Diğer yandan gerek milletvekili dokunulmazlıkları gerekse siyasi unvanlar, hukuki denetimden kaçmak için birer sığınak olarak kullanılmaktadır. Sistematik yolsuzluk iddiaları karşısında kurumsal bir iç denetim ve tasfiye mekanizması işletilmemektedir. Aksine, adı şaibeye karışan aktörler siyasi partiler tarafından sahiplenilmekte, bu durum ‘cezasızlık algısını’ güçlendirerek yolsuzluğun kurumsallaşmasına yol açmaktadır. CHP’den koparak Yeni Parti’yi kuran iradenin, topluma yeni bir vizyon sunmaktan ziyade güç paylaşımı ve kişisel ikbal arayışı içinde hareket ettiği milletimizce de görülmektedir. Partilerin isimleri değişse de yerel yönetimlerdeki yağma, rüşvet ve akraba kayırmacılığı ağının aynı organik yapıyla aynen devam etmesi, sorunun partilerin tabelasında değil, muhalefetin genel siyaset yapma biçiminde olduğunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak; bu çizgi, kamuyu talan eden, millete hizmet hedefinden uzak olan, liyakati yok sayan ve siyaseti bir sülale boyu zenginleşme aracına dönüştüren yozlaşmış bir sistemin bizzat yürütücüsü ve koruyucusu konumundadır.”
BİR HARAM DÜZENİ KURMUŞLAR
Gazeteci Yazar Cengiz Alçayır da şunları anlattı: “İhanete uğrayan beğenmediğimiz Kemal Kılıçdaroğlu bile CHP’de siyasetin zenginleşme aracı olamayacağını, parasal ve kirli ilişkileri olanları atıp partiyi arındıracağını söyledi. Döndüğünden bu yana da dediği gibi yapıyor. Partisinde bir soygun düzen olduğunu o da görüyor. Bu insanların bir siyasete girmeden önceki mal varlıklarına bakın bir de siyasetten sonraki mal varlıklarına bakın. Ekrem İmamoğlu ve onun gibi CHP’li belediye başkanlarının elde ettiği o zenginliklerin hepsi milletin parası. İşadamları bunları cebinden vermiyor ihale karşılığı veriyor. Bunların soygun düzeninde belediye başkanı olmak için 15 milyon euro verilmesi gerekiyorsa, onu fazlasıyla kazanmaları lazım ki kâra geçsin. Siyasetin böyle parayla, kirli ilişkilerle dizayn edilmesi, son yıllarda ele geçirilen CHP’nin neredeyse kurumsal bir ilkesi olmuştu. Ve bunu da çok normal bir şeymiş gibi yapıyorlardı. Bir haram düzeni kurmuşlar. Bu düzende yapılan her şeyi kendilerine göre helal sayıyorlar. Yakalandıklarında ‘Bu dava siyasi’ diye bağırmaları çok ironik. Bu davaların tek siyasi yanı, bu yolsuzlukları, bu rüşvet düzenini, bu kirli ilişkileri, bu kadar parayı siyasilerin yapmış olması. Belki de ilk defa doğru söylüyorlar. Çünkü devleti siyasetin eliyle soymuşlar. Bu siyasetin yüz karasıdır. Yargı rüşvet var mı? Yolsuzluk var mı? Hırsızlık var mı ona bakar.”