Gündem
Kozinoğlu cinayetinde skandallar zinciri! Kurtlar Vadisi detayına inanamayacaksınız!
Akit TV ana haber bülteninde gündeme getirilen Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünün ardından tam 15 yıl geçmesine rağmen, soruşturma dosyasındaki korkunç ihmaller ve detaylar yeniden gün yüzüne çıktı. Eski MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun ölümündeki sır perdesi aralanırken, FETÖ'cü gardiyanların müdahale sürecindeki tutumu skandalın boyutunu gözler önüne seriyor. Silivri Cezaevinde yaşanan bu şüpheli ölüm, televizyon ekranlarındaki dizi senaryolarıyla kurulan paralel bağlar nedeniyle de derin soru işaretleri doğuruyor.
This browser does not support the video element.
Gerçek hayattaki trajediden sadece üç gün önce, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde yayınlanan bir infaz emri dikkatleri üzerine çekti. Dizi senaryosunda Kaşif Kozinoğlu ile özdeşleştirilen Kazım Kaşifoğlu karakteri hedef alınıyordu. Ekranlara yansıyan bu karanlık sahnelerde Yaşar Katırcı karakterine infaz talimatı verilirken, "Ben bu Kaşifoğlu'nu taammüden öldürmek istiyorum" cümleleri sarf ediliyordu.
Silivri 1 No'lu L Tipi Cezaevinde rahatsızlanan MİT mensubuna bilinçli bir şekilde geç müdahale edildiği adli süreçte kesinleşti. Koğuşta acil durum butonuna basılmasına rağmen görevlilerin sağlık ekibi çağırmak yerine odadaki radyonun sesini açtıkları tespit edildi. FETÖ'cü gardiyanların bu sinsi tavrı, hastaneye sevk sürecini geciktirerek şüpheli ölümün önünü açtı.
Gerçek İnfazdan 3 Gün Önce Ekranlara Gelen İnfaz Emri
Dizideki ölüm senaryosunda ise Kaşifoğlu karakterinin spor sonrası rahatsızlandığı ve cezaevi görevlilerine "Beni hastaneye götürün, kötüyüm, kalbim" diyerek feryat ettiği görüldü. Karakterin bu yardım çağrılarına karşılık emniyet binasındaki görevlilerden "İşin gücün numara, hiçbir şeyin yok" yanıtını alması, gerçek hayattaki ihmaller zinciriyle birebir örtüştü. Senaryodaki kurgu ile cezaevinde yaşanan reel süreç arasındaki bu korkunç benzerlik şaşkınlığa neden oldu.
FETÖ'cü yargı ve emniyet mensuplarının o dönemde medya ve dizi senaryoları üzerinden algı operasyonu yürüttüğü iddiası güçlendi. Dönemin FETÖ güdümlü medyasında "Ağır spor sonrası kalp krizinden hayatını kaybetti" şeklinde sunulan ölüm haberi, FETÖ'cü gazetecilerin yazılarıyla da desteklenmişti. Ancak cezaevinde yaşanan geciktirme taktikleri, olayın basit bir sağlık sorunu olmadığını kanıtladı.
Yıllar sonra Silivri Sulh Ceza Hakimliği tarafından takipsizlik kararının kaldırılmasıyla dosya yeniden açıldı. Yeniden yapılan kamera incelemelerinde, acil butonuna basıldığı an radyonun sesini açan cezaevi görevlisinin firari FETÖ'cü Ferhat Veysi Gül olduğu saptandı. Kırmızı bültenle aranan bu şahsın 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra Fransa'ya kaçtığı belgelendi.
Ölmeseydi FETÖ yapılanmasını açıklayacaktı
Kozinoğlu'nun mahkemede FETÖ'nün Asya ve MİT yapılanması hakkında çok kritik bilgileri açıklamaya hazırlandığı dönemde hayatını kaybetmesi, suikast şüphelerini zirveye çıkardı. İfadesine günler kala hayatını kaybeden MİT mensubunun, cezaevi yönetiminden istemiş olduğu kor aspirinin ve vitaminlerin de toksikolojik açıdan yeterince incelenmediği avukatlarınca dile getirildi.
Dizide verilen infaz emrinden 3 gün sonra gelen bu şüpheli ölüm, akıllara "FETÖ sızdırdığı bilgilerle senaryoyu mu yönlendiriyordu?" sorusunu getirdi. Günümüzde devam eden adli soruşturma, cezaevindeki karanlık şebekenin ve ekranlara yansıyan senaryo bağlantılarının tüm detaylarını ortaya çıkarmayı hedefliyor.