AKİT MENÜ

Gündem

Bombalara, tehditlere, sansüre rağmen asla susmayacağız!

Hakk’ın ve hakikatin gür sesi Akit, 33’üncü kuruluş yıldönümünü büyük bir onur ve gururla kutluyor. Müslümanların sistematik işkencelere maruz bırakıldığı bir dönemde, kanlı darbeye de bir protesto olması için, 12 Eylül’ün yıl dönümünde yayın hayatına “Bismillah” diyen gazetemiz; 1993 yılından beri Beklenen Vakit, Akit, Anadolu’da Vakit ve Yeni Akit isimleriyle aralıksız 12 bin 53 gündür okurlarına ulaşıyor.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

 Sebahattin Ayan  İstanbul 

Hakk’ın ve hakikatin gür sesi Akit, 33’üncü yıl dönümünü büyük bir onur ve gururla kutluyor. Müslümanların sistematik işkencelere maruz bırakıldığı bir dönemde, ilahi bir tevafukun neticesi olarak, 12 Eylül kanlı darbesinin yıl dönümünde yayın hayatına “Bismillah” diyen gazetemiz; 1993 yılından beri Beklenen Vakit, Akit, Anadolu’da Vakit ve Yeni Akit isimleriyle aralıksız 12 bin 53 gündür okurlarına ulaşıyor.

Aksaray’daki küçük ve mütevazı bir nalbur dükkanında yayın serüvenine başlayan Akit, Allah ve ahlak düşmanlarının türlü saldırı, baskı ve şantajlarına maruz kalmasına rağmen eğilmedi, bükülmedi, ‘gelene hocam gidene paşam’ demedi. Daima Hakk’ı referans alan, “inananların gören gözü, işiten kulağı ve haykıran sesi” olan Akit; darbecilere, statükoculara, yasakçılara, sahte kahramanlara, vesayet odaklarına ve Siyonizm’e karşı verdiği destansı mücadele ile basın tarihine damga vurdu.

Müslümanların üvey evlat muamelesi gördüğü 28 Şubat post modern sürecinde milletten yana tavır alan Akit, FETÖ’nün 15 Temmuz akşamı giriştiği darbe teşebbüsünde de göğsünü milli iradeden yana siper etti. Ne sermaye ne siyaset ne de dış güçlerin desteği olmadan ayakta duran bu kutlu yayın, baskınlara, iftiralara, yargı kıskacına, hatta kundaklama girişimlerine rağmen Allah’ın yardımı ve milletin duasıyla yoluna devam ediyor.

İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu’nun 13 Ağustos 2022 tarihinde dar-ı bekaya irtihalinin ardından bayrak değişimi yaşanırken, Akit tam 33 yıldır aynı çizgide yayınlarına devam ediyor.

Emaneti devralan Yönetim Kurulu Başkanımız Osman Nuri Karahasanoğlu sorumluluğundaki medya grubumuz, Hakk’ın ve hakikatin yanındaki duruşunu sürdürüyor. Akit’in emektarları, gazetemizin 33 yıllık hakikat yolculuğunu değerlendirdi.

BİZİM İÇİN BİR MEKTEP VE EV

Akit Gazetesi’nin bir mektep ve ev olduğuna değinen Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hasan Emrah Savcı, “Akit, bir gazeteden öte bir okuldur, bir mekteptir ve evdir. Hakk’ın ve hakikatin sesi olmak, doğruyu eğip bükmeden söylemek ve mazlumların sesi olmak için yayın hayatını sürdüren Yeni Akit; kalemini adaletin, hakkaniyetin ve milletin değerlerinin emrine vermiştir. Güçlünün değil, haklının yanında durmayı; sesi duyulmayanların sesini duyurmayı ve hakikati her şart altında savunmayı kendisine vazife edinmiştir. Çünkü Akit için gazetecilik sadece haber vermek değil, hakikate şahitlik etmektir. Kalemini hak için kullanan, sözü hakikate şahitlik eden ve ‘İnananların yüz akı, mazlumların gür sesi” olma şiarıyla hareket eden Akit, dün olduğu gibi bugün de hak bildiği yolda yürümeye devam etmektedir. Çünkü bizim için hakikat, susulacak değil; ne pahasına olursa olsun savunulacak bir emanettir.

ALLAH’A HAMDOLSUN

Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden, “Bir dergi çıkarmamız lazım’ diyerek Mustafa Ağabey’in evinde başlayan bu yolculuğu bugünlere getiren Allah’a hamdetmekten başka ne gelir elden. Önce haftalık Cuma Dergisi yayın hayatına kazandırıldı; fedakârlık ve cansiperane bir çalışmayla kısa sürede gündem olan, halkta karşılık bulan ve zamanla günlük yayın organına dönüşme ihtiyacı doğuran bir dergi haline geldi. Okuyucuların “Gazete ne zaman çıkıyor?” soruları eşliğinde Beklenen Vakit gazete olarak yayın hayatına başladı. Şartlar zor, imkânlar kısıtlıydı; A-4 kâğıtlarına alınan sayfa çıkışları birleştirilerek, mütevazı imkânlarla gazete hazırlanıyor, Mehmet Kışlacık ve arkadaşları montajları uzak matbaaya büyük bir gayretle yetiştiriyordu.

Gazete kısa sürede güzel tirajlara ulaşırken okuyucusunu hiç yalnız bırakmadı. Ancak daha ilk yıllarda bağımsız ve bağlantısız gazetecilik anlayışımızı engellemek isteyen baskılarla karşılaştık; Langa Caddesi’ndeki ilk binamızın önüne bomba konuldu, fakat Allah’ın izniyle korunduk. Ardından Mahmutbey binamıza taşındık, okuyucumuzla güçlü bir bağ kurduk ve büyük tirajlara ulaştık. Ancak Türkiye’nin zor günleri de kapıdaydı.

28 Şubat süreci ile birlikte gazetemize ağır baskılar uygulandı. Eşi benzeri görülmemiş bir dava bombardımanına maruz kaldık, 312 Genel davası ile karşılaştık ve gazete binamız 500 ağır silahlı polis tarafından basıldı. Buna rağmen yılmadık, dimdik durarak yayın hayatımıza devam ettik. Allah’a hamdolsun, nice 33’üncü yıllara”

AKİT BALİSTİK FÜZE GİBİDİR

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu, “12 Eylül 1980, ülkemizdeki son büyük darbe olarak tarihe geçti. Sonradan da 28 Şubat gibi, Amerikan patentli irili ufaklı postmodern darbelerle tanıştık. Bu darbeler ve ABD, bugün AK Parti iktidarının kararlı duruşu ile savunma sanayinde ulaştığımız mucize başarıyı 50 yıl geciktirmeyi başarıyordu.

Türkiye’deki medya tamamen Amerika’nın kontrolünde ve sağ-sol diye ikiye bölünen halkımızın yanan ateşine benzin dökmekte, ABD’nin ekmeğine yağ sürmektedir. Her gün sayfalarında bir yandan düşmana borazanlık yaparken, bir yandan da bir fuhuş anlayışını andıran sayfalar ile yine küfre hizmet etme yarışına girmektedir.

İşte Akit gazeteciliği böyle bir ortamda karanlığa bir mum yakma azmi ile önce haftalık Cuma Dergisi ile cihat meydanına çıkarak, ardından Beklenen Vakit adlı günlük gazete ile hizmet alanını genişletecektir. İlginç bir tevafuktur; Akit’in medya dünyasına doğuşu bir 12 Eylül tarihine rastlar. Sanki 12 Eylül darbecilerinin kustuğu zehre panzehir üretmekle kendisini görevli saymaktadır.

Üç kere kapattılar. Ne gam, tam yol devam! Mustafa, Osman Nuri ve Ali İhsan Karahasanoğlu kardeşlerin rotasını babaları Ahmet Karahasanoğlu çizmektedir. Kısa zamanda sesi gür bir sada olarak Anadolu’da yankılanacak ve düşman saflarında korkuya, paniğe; Müslümanlar arasında birliğe ve dayanışmaya sebep olacaktır.

Artık Akit Medya Grubu olarak büyüyen günlük gazete, televizyon ve internet sitesi ile dosta güven, düşmana korku veren yıkılmaz bir yapıdır. Tabii Türkiye şartlarında bunun bir bedeli olacaktır. Üç kere kapatılmış ve değişik bir adla mücadeleye devam ettirilmiştir.

Ayrıca 28 Şubat döneminde dünya tarihinde eşi benzeri görülmeyen bir uygulama Akit’e layık görülmüş ve Türk ordusunun 312 generali tarafından skandal bir şekilde mahkemeye verilmiştir. Akit’in etrafı zırhlı araçlarla çevrilip İcra Kurulu Başkanımız Mustafa Karahasanoğlu odasında alenen tehdit edilmiş ve Akit’in içine dinamit döşenerek, yıkılmakla tehdit edilmiştir. O da, “Bu Allah’ın takdiri ise boynum kıldan incedir” deyince, “Bu adam deli” diyerek defolup gitmişlerdir.

Bugün Akit, Türkiye medyasında yürekli elemanlar yetiştiren bir mektep gibidir. Rabbim izin verdiği sürece bu kubbede hoş bir sada bırakmaya devam edecektir. Akit, uzun menzilli balistik füze gibidir. Düştüğü düşman mevzilerinde patlar ve ruhlarda derin yaralar açar. Bazen yayınlarımıza cevap ya İsrail ya da ABD medyasından gelir. Çünkü Akit’i dost da okumakta, düşman da. Onlarla cennette komşu olmak duası ile…

ABDULKADİR ÇAY’DAN  YENİ AKİT’E 33. YIL MESAJI

Diğer yandan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Yeni Akit’in 33. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kurumumuza bir tebrik mesajı gönderdi. Çay, mesajında “Gazetenizin kuruluş yıl dönümü vesilesiyle sizleri ve şahsınız nezdinde kıymetli Yeni Akit ailesini tebrik ediyor, ilkeli ve sorumlu yayıncılık anlayışıyla basın mesleğine kattığınız değerin artarak sürmesini temenni ediyorum”  ifadelerini kullandı.

Vesayet odaklarına karşı asla geri adım atmadık, susmadık!

Akit Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Karahasanoğlu, “Yıl 1987… Cuma Dergisi, milletimizin teveccühüne mazhar olarak Türkiye’de yeni bir çığır açtı. O dönemde Cuma Dergisi dışında, muhafazakâr, İslami hassasiyetleri ve mütedeyyin bir dünya görüşünü merkeze alan güçlü bir siyasi dergi bulunmuyordu. İşte biz, böyle bir ihtiyacın neticesinde Cuma Dergisi’ni yayın hayatına kazandırdık. Ancak zaman içerisinde haftalık bir derginin ülkenin gündemine ve toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekte yetersiz kaldığı görüldü. Bunun üzerine 12 Eylül 1993’te Beklenen Vakit’i yayın hayatına kazandırdık. Gazetemiz kısa sürede inananların teveccühüne mazhar oldu. Çünkü o güne kadar Vakit’in üstlendiği misyonu ve taşıdığı vizyonu yerine getirecek, günlük yayın yapan ulusal ölçekte bir medya kuruluşu bulunmuyordu.

O yıllarda şer odakları ve oligarşik düzenin temsilcileri, dindar kesime karşı son derece pervasız bir saldırı içerisindeydi. Bu saldırılara karşı milletin inancını ve değerlerini savunacak, gündeme getirilmeyen meseleleri cesaretle kamuoyunun önüne taşıyacak bir yayın organına ihtiyaç vardı. Vakit, işte tam bu noktada önemli bir sorumluluk üstlendi. Şer odaklarına karşı bütün gücüyle mücadele etti; toplumun görmezden gelinen meselelerini gündeme taşıdı ve önemli bir gazetecilik görevini yerine getirdi. Bu mücadele, özellikle 28 Şubat sürecinde en sert şekilde devam etti. Vesayet rejiminin baskılarına karşı susmadık, geri adım atmadık.

Yiğitçe ve cesurca bir mücadele ortaya koyduk. Gazetemiz bombalandı, silahlı saldırılara maruz kaldı, yöneticilerimiz gözaltına alındı. Ancak bütün bu baskılara rağmen yayın hayatımızı sürdürdük. Allah’ın yardımı ve okuyucularımızın desteğiyle Akit, bütün engelleri aşarak yoluna devam etti. Zaman içerisinde yazılı basında olduğu gibi görsel medyada da önemli bir ihtiyaç ve boşluk olduğunu gördük. Bu ihtiyacın bir tezahürü olarak 2015 yılının sonlarına doğru Akit TV’yi kurduk. Akit’in yazılı basında doldurduğu boşluğun görsel medyada da doldurulması gerektiğine inanıyorduk. Akit TV, geçen yıllar içerisinde bu misyonu başarıyla yerine getirdi ve kendisine yönelen bütün baskılara rağmen yayınlarını sürdürdü.

Aradan geçen 11 yıl içerisinde Akit TV hakkında onlarca dava açıldı. Belli mihrakların Akit TV’nin yayınlarından rahatsız olduğunu biliyoruz. Bu vesileyle Akit ailesine daha nice 33 yıllar diliyorum. Bugüne kadar bizlere destek veren, gazetemizi okuyan, Akit TV’yi izleyen ve yayınlarımızı takip eden bütün okuyucularımıza, izleyicilerimize ve gönüldaşlarımıza teşekkür ediyorum.”

İnananların yüz akı olmak için yola çıktık, ve olduk

Akit Medya Grubu Başkanvekili Av. Ali İhsan Karahasanoğlu, ”Bizim hikayemiz, rahmetli ağabeyim Mustafa Karahasanoğlu’nun, ‘Dindarlar haksızlığa uğruyorlar, bir de üstelik hakarete uğruyorlar. Bunun en baş sorumlusu solcu medyadır’ tespiti ile başladı. Gerçekten de, bu ülkede dindar insanlar, her daim hor görülmüştür. Her daim ezilmeye çalışılmıştır. Ama sadece ezilme olsa.. Bir dereceye kadar. Bir de dindar oldukları için zulmedilen insanlar, hakarete uğramıştır. Hem zulmedilip, hem de ‘gerici-yobaz’ gibi ifadelerle hakaret uğrayan insanlarımıza sahip çıkmak için, rahmetli ağabeyim Mustafa Karahasanoğlu, bir avuç inanan insan ile, rahmetli Hasan Karakaya ağabey ile, rahmetli Atilla Özdür Ağabey ile yola çıktığında, “Üç ay gazeteyi yayınlarlar, sonra boylarının ölçüsünü alırlar” diyenler çıktı.. “İnanıyorsanız, üstünsünüz” gerçeğini azimle hayata geçirmek isteyen o bir avuç insan, yeri geldi darbe yapanların korkulu rüyası oldu. Yeri geldi, sandıkta tercih edilmediği halde, sermayedarları arkasına aldığı için topluma hükmetmeye çalışan siyasetçilerin maskelerini indirdi. Yeri geldi, basın özgürlüğünün arkasına saklanıp, toplumu terörize etmeye kalkışan medya organlarının karanlık ilişkilerini ifşa etti. Ama asla yılmadı, tehditlere boyun eğmedi. Bugün dindar insanlar temel hak ve özgürlüklerini elde etmişlerse, bunda Akit’in büyük katkısı olmuştur.

Yorumlara Git

Şamil Tayyar’dan gündemi sarsacak İmralı bombası! Öcalan’ın lüks villasının detayları ortaya çıktı!

Rusya'dan T-80BVM tankı kararı

Bombalara, tehditlere, sansüre rağmen asla susmayacağız!

AK Parti’den muhalefete sert sille! Kürşad Zorlu çılgına döndürdü: "Kendi içlerinden başka muhalefet çıkardılar!"

Yunanistan’ın 'Aşil Kalkanı' hayaline milli darbe! AKINCI’dan İHA-300 süpersonik füze hamlesi!