AKİT MENÜ

Dünya

Kızıl Çin'in küresel yapay zeka fişleme ağı: Suriye'deki Uygurlar ilmek ilmek takip edilmiş!

Çin bağlantılı istihbarat ağının Suriye’de yaşayan Uygurları yapay zekâ destekli yöntemlerle takip ettiği öne sürüldü. Anthropic tarafından yayımlanan raporda, 100’den fazla WhatsApp grubu ile onlarca Telegram kanalının tarandığı ve elde edilen bilgilerin Uygurların zayıf noktalarını belirlemek amacıyla kullanıldığı belirtildi.

Haber Merkezi

Çin bağlantılı istihbarat ağının Suriye’de yaşayan Uygurları yapay zekâ destekli yöntemlerle takip ettiği öne sürüldü. Anthropic tarafından yayımlanan raporda, 100’den fazla WhatsApp grubu ile onlarca Telegram kanalının tarandığı ve elde edilen bilgilerin Uygurların zayıf noktalarını belirlemek amacıyla kullanıldığı belirtildi.

Rapora göre ailevi travmalar, ekonomik sıkıntılar ve Doğu Türkistan’daki yakınlarının esir tutulması gibi kişisel durumlar, takip edilen kişiler hakkında birer “zafiyet” unsuru olarak kayda geçirildi. Bu yöntemlerin, Suriye’deki Uygurları kapsamlı bir dijital takip ağı içerisinde hedef aldığı ifade edildi.

ABD merkezli yapay zekâ şirketi Anthropic, 10 Eylül 2026 tarihinde “Detecting and countering misuse of AI: September 2026” başlıklı bir tehdit istihbaratı raporu yayımladı. Bu rapor; siber casusluktan dolandırıcılığa, silah geliştirmeden gözetlemeye kadar yapay zekânın devletler tarafından nasıl kötüye kullanıldığını gösterdi.

 

Fakat raporda yer alan en vahim ve kan donduran başlık, doğrudan Suriye’deki muhacir Uygur Türklerine ve küresel çapta yürütülen “ulusötesi baskı” ağlarına taalluk ediyor.

Suriye’deki Uygurlara Yapay Zekâ Destekli Takip ve Profilleme
Raporun en kritik noktası, Suriye sahasında yaşanmaktadır. Anthropic’in tespitlerine göre, Çin devlet güvenliğiyle bağlantılı (veya bu iddia adına çalışan bir taşeron tarafından yürütülen) bir operasyon, Suriye’de yaşayan Uygurları ve bu halkın silahlı oluşumlarını hedef aldı. Şirket, operasyonun Çin devlet güvenlik birimi adına çalışan bir yüklenici tarafından yürütülmüş olabileceğini, ancak bu değerlendirmeye ilişkin güven seviyesinin düşük olduğunu belirtti. Dolayısıyla rapor, doğrudan bir Çin devlet kurumunun operasyonunu kesinleşmiş bir olgu olarak sunmasa da Çin devlet güvenliğiyle bağlantılı bir taşeron ihtimaline işaret ediyor.

Hedef: Suriye’de yeni kurulan orduya katılan Uygurlar başta olmak üzere sahadaki bütün fertler bu istihbarat ağının radarında. Amaç yalnızca kimlik tespiti değil; Uygur silahlı oluşumlarına erişebilecek unsurları bulmak ve bu insanlardan bilgi sızdırmak. Bazı şahıslara para karşılığı bilgi verme teklifleri yapıldığı rapora geçti.

100+ WhatsApp ve Onlarca Telegram Kanalı: Operatörler, 100’den fazla WhatsApp grubu ile onlarca Telegram kanalından elde edilen muazzam veriyi Claude modeline yükledi. Yapay zekâ, bu ham verileri Çince hazırlanmış yapılandırılmış profillere dönüştürdü.

Zafiyetlerin Fişlenmesi: Oluşturulan bu profillerde sadece isimler yer almıyordu. Şahısların ekonomik sıkıntılar, ailelerinden ayrı yaşama trajedileri, ideolojik memnuniyetsizlikleri ve hâlâ Doğu Türkistan’da esarette tutulan aile üyeleri birer "zayıf nokta ve baskı unsuru" olarak haritalandırıldı.

Sahte Dil ve Psikolojik Harp: Yapay zekâ, veri tasnifinin de ötesine geçirildi. Operatörler, hedef alınan Uygurlarla temas kurmak için Claude’a Suriye Arapçasıyla mesajlar yazdırdı. Mesajlardaki dil, askerî terminoloji ve psikolojik yaklaşım yapay zekâ eliyle kontrol edilerek tahkim edildi.

 

Şirket, gizli sorgulama ve geniş çaplı sahte kimlik taleplerini Claude’un güvenlik mekanizmaları gereği reddettiğini belirtse de buna rağmen kurulan tezgâhın vahameti ortadadır.

Diaspora, Medya ve Ekonomik Bağlantıların Ablukası
Pekin’in zulmü sadece Suriye’deki cephe hattıyla sınırlı kalmadı. Rapor, bu geniş kampanyanın kollarının diasporaya uzandığını belgeliyor:

Uygur diasporasına mensup gazeteciler adım adım takip edildi.

Hükümet müşterileri için gözetleme platformlarına yönelik teklifler hazırlandı.

Suriye’deki Uygur işletmeleri ve topluluk yapıları tespit edilerek ekonomik hayatları dahi izlemeye alındı.

Bu durum, Doğu Türkistan dışında dahi olsa her bir ferdin, yeryüzünün neresinde olursa olsun mahremiyetten uzak, sürekli bir panoptikon içerisinde tutulmak istendiğini kanıtlamaktadır.

Küresel Bir Ağ: Tibetlilerden Kardinallere, 50 Kuruluştan Askerî Projelere
Raporun diğer somut verileri, Çin merkezli bu yapay zekâ kötüye kullanımının devasa boyutunu gösteriyor.

Fişleme Ordusu: Katolik kardinaller ve din adamları, Tayvanlı Hristiyan liderler, Tibetli Budistler, muhalifler ve aktivistler hakkında dosyalar hazırlandı. Normalde onlarca istihbarat analistinin günlerce yapacağı iş, tek bir operatörün Claude marifetiyle otomatize ettiği sistemlere indirgendi. Otomatik hükümet raporlarıyla milyonlarca veri süzüldü.

50 Kuruluşa Yönelik Siber Operasyon: Hunan eyaletinin Çangşa şehrinden yönetildiği değerlendirilen siber timler; eğitim, perakende, enerji, teknoloji, sağlık, finans, imalat sektörleri ve kamu kurumları dahil olmak üzere yaklaşık 50 kuruluşu hedef aldı. Bir eğitim teknolojisi şirketinden yüzlerce megabayt öğrenci verisi çalındı, bir perakende devinin üretim sistemlerine girildi ve Güneydoğu Asya’da bir devlet kurumundan vatandaş bilgileri dışarıya aktarıldı. Bilinmeyen yazılım açıkları araştırıldı ve istismar kodları geliştirildi.

Askerî Tatbikat ve Silah Sistemleri: Claude, yalnızca gözetlemede değil, doğrudan harp teknolojisinde kullanıldı. Çin donanması için torpido karşıtı bir sistem geliştirilirken 200 sayfalık teknik teklif hazırlandı. Bu teklif ABD Donanması’nın teknolojileriyle kıyaslandı ve yapay zekâdan “düşman uzman” rolünü üstlenerek sistemi zayıf noktaları açısından eleştirmesi istendi. Ayrıca elektronik harp, hava savunma sistemlerinin bastırılması, radar tespiti ve karıştırma işlevlerini kapsayan 16 modüllü yazılım paketleri Çin Halk Kurtuluş Ordusu Askerî Bilimler Akademisi’nin inhisarına sunuldu.

 

Pekin’in İnkarı ve Anthropic’in Açıklaması

Reuters’ın haberine göre Çin Dışişleri Bakanlığı, rapordan haberdar olmadığını iddia ederek Pekin’in yapay zekânın “iyilik için” geliştirilmesini desteklediğini savundu; ülkeye yönelik gerçeklerin çarpıtılmasına ve suçlamalara karşı olduklarını ifade ederek iddiaları reddetti.

Anthropic şirketi ise raporda deşifre edilen bu operasyonların tamamını tespit edip engellediklerini duyurdu. Şirket, şüpheli hesapları yasakladıklarını ve kötüye kullanımı önlemeye yönelik yeni güvenlik mekanizmaları devreye soktuklarını açıkladı.

Bu hadiseyle beraber görüldü ki; Pekin, Doğu Türkistan’da yıllardır yürüttüğü imankırım politikasını sınır ötesine taşımakta, dijital ağlarla ve yapay zekâ hesaplarıyla her bir Uygur ferdini esir almaya çalışmaktadır.

Kaynak: Haber Nida

Yorumlara Git

Nesiller tehlike altında! Sapık LGBT kavramları çocukları krize sokuyor!

Çerçeve Yasa sonrası ilk görüşme! DEM Parti heyeti İmralı’ya gitti

Ulusalcı isim "Ben Mardin'in Tanrısıyım" diyen JİTEM'ci Hasan Atilla Uğur'u ifşa etti! "Kozinoğlu'na hap vermiş"

“Mansur Yavaş yavaş çekiliyor!” Adaylık kararını verdi: CHP’den de istifa edebilir

Korktukları İsrail’den korunmak için İsrail füzesi alacaklar! Körfez’de büyük ironi