Ekonomi
Rusya'yı sarsan Türkiye gelişmesi! Bunu hiç beklemiyorlardı: Tam anlamıyla çakıldı
Karadeniz'de yaşanan son gelişmelerin ardından Rusya'nın Türkiye'ye olan kritik ürün tedariki yedi ayda yüzde 30 azaldı. Gelişme Moskova'da depreme neden oldu.
Türkiye’nin koklaşabilir kömür ithalatında ABD ve Avustralya’nın ardından üçüncü sırada bulunan Rusya’nın payı yaklaşık yüzde 7’ye gerilerken, temmuz ayında Rusya’dan hiç alım yapılmadı.
Türkiye, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) SteelOrbis tarafından aktarılan verilerine göre Temmuz 2026’da Rusya’dan koklaşabilir kömür satın almadı. Rusya haziranda ülkeye 54,5 bin ton, Temmuz 2025’te ise 30,9 bin ton koklaşabilir kömür sevk etmişti.
Rusya, Türkiye’ye koklaşabilir kömür tedarikinde ABD ve Avustralya’nın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Ocak-temmuz 2026 döneminde Rusya’dan ihracat yıllık bazda yüzde 29,9 azalarak 224,5 bin tona gerilerken Rusya’nın toplam tedarikteki payı yaklaşık yüzde 7 oldu.
ABD’den ihracat aynı dönemde yüzde 70 artarak 1,88 milyon tona, yalnızca temmuzda ise yıllık bazda üç katına çıkarak 469 bin tona ulaştı. Avustralya’dan sevkiyat yedi ayda yüzde 38 azalarak 770 bin tona geriledi.
SteelOrbis’e göre Türkiye temmuzda bu yıl ilk kez İngiltere’den 82,5 bin ton, Kazakistan’dan ise 48,8 bin ton koklaşabilir kömür satın aldı.
Karadeniz lojistiği sevkiyatları sınırlıyor
Analistler, Karadeniz’de deniz taşımacılığına ilişkin riskler nedeniyle Rus kömür ihracatçılarının Türkiye pazarının bir bölümünü kaybedebileceğini öngörmüştü. BigMint, Rusya’dan erişilebilir kömür hacimlerinin azalması nedeniyle Türk ithalatçıların Kolombiya, Güney Afrika ve ABD’den kömür alımına yönelik taleplerini artırdığını belirtmişti.
Rusya Demiryolları Açık Anonim Şirketinin (OAO RJD) verilerine göre güney limanları yönündeki kömür taşımacılığı temmuzda hazirana kıyasla yüzde 33 azalarak 1,6 milyon tona geriledi ancak geçen yılki seviyenin yüzde 31,2 üzerinde kaldı. Şirket, ağustosta güney limanlarına yapılan kömür sevkiyatlarına ilişkin verileri açıklamadı.
NEFT Research danışmanlık ortağı Aleksandr Kotov, Türkiye’ye metalürjik kömür sevkiyatındaki düşüşü birkaç faktöre bağlıyor. Kotov’a göre ilk olarak, Türkiye’nin Rusya’dan yaptığı ithalatta tarihsel olarak aslan payını her zaman termal kömür oluştururken koklaşabilir kömürün payı düşük kaldı.
İkinci olarak, Karadeniz’de Rus limanları ile Türkiye arasındaki deniz taşımacılığının fiilen durması lojistiği önemli ölçüde sınırladı. Üçüncü olarak ABD’li tedarikçiler, Rusya’yı piyasadan çıkarmaya yönelik ticaret savaşında damping uygulamış olabilir.
Kotov ayrıca ABD kömürünün çeşit yelpazesinin daha geniş olabileceğini ve Türk metalürji şirketlerinin şarj karışımına daha uygun olabileceğini belirtiyor.
Rus ihracatçıların odağı Uzak Doğu’ya kaydı
Fiyat Endeksleri Merkezi Direktörü Yevgeniy Graçev, Türkiye pazarının kapasitesi nispeten küçük olduğu için düşük bazdan kaynaklanan dalgalanmaların söz konusu olduğunu düşünüyor.
Graçev’e göre uzun süren yükseliş nedeniyle fiyatlar şu anda Çin’de en yüksek seviyeye ulaştı ve bu nedenle ana hacimler buraya yönlendirildi. Ayrıca ihracattaki başlıca büyüme noktaları Uzak Doğu’da bulunuyor ve doğu yönüne odaklanıyor.
Graçev, Çin’in yanı sıra Endonezya ve Malezya gibi Güneydoğu Asya ülkelerinin de Rus metalürjik kömürünü aktif biçimde satın aldığını belirtiyor. Aleksandr Kotov da Rus ihracatçıların doğu yönüne odaklandığını ifade ediyor.
NEFT Research verilerine göre Uzak Doğu FOB teslim koşullarında J sınıfı koklaşabilir kömürün fiyatı eylülün ilk haftasında yüzde 2,9, yılbaşından bu yana ise yüzde 32,3 artarak ton başına 176 dolara yükseldi. Analistlere göre Azak-Karadeniz havzasındaki limanlarda fiyatlar ton başına 157,1 dolar seviyesinde bulunuyor.
Russkiy Ugol Genel Müdürü Vladimir Korotin, Türkiye pazarının yeni tüketicilerin ortaya çıkmaması nedeniyle sınırlı olduğunu söylüyor. Ancak Korotin bir fırsat penceresi görüyor. Avrupa’da doğal gaz maliyetlerinin artmasıyla kömürle elektrik üretimine yönelik yaklaşımların değiştiğini ve daha önce Türkiye’ye giden Kolombiya ve Güney Afrika kömürüne Avrupa Birliği’nde talep oluştuğunu belirtiyor.
Korotin’e göre bu durum Rus hammaddesi için bir alan yaratıyor ancak bu alanın doldurulabilmesi için Karadeniz’in başarıyla aşılması gerekiyor ve bu konuda bazı zorluklar yaşanıyor.
Expert RA Ajansı Kurumsal Derecelendirmeler Bölümü Kıdemsiz Direktörü Oleg Yemelçenkov, Karadeniz lojistiğinin yanı sıra demiryolu tarifelerindeki artış ile Kuzeybatı limanlarındaki yüksek aktarma maliyetlerinin de sevkiyatlardaki düşüşü etkilediğini düşünüyor.
Yemelçenkov, “Alternatif güzergâhların maliyetindeki keskin artış, Rus şirketlerini önceki indirimlerden vazgeçmek zorunda bıraktı” dedi.
Yemelçenkov ayrıca Türkiye’nin Karadeniz’de tahıl koridorunun yeniden faaliyete geçirilmesine yönelik müzakereleri hızlandırdığını ve bunun potansiyel olarak tüm yük türleri için lojistik güzergâhların erişilebilirliğini dolaylı biçimde etkileyebileceğini belirtti.
Ancak Yemelçenkov’a göre ekimden itibaren tarifelerde yapılacak ek artış ve Türkiye’nin ABD ile Kolombiya üzerinden hâlihazırda oluşturduğu alternatif tedarik zincirleri, Türkiye pazarındaki eski paylara kalıcı biçimde geri dönülmesini düşük olasılıklı hâle getiriyor.
KAYNAK: GAZETEMRU