Gündem
İmamoğlu davasında 82. duruşma! İfade değiştirme baskısı
İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu 414 sanıklı davanın 82. duruşmasında, Hakan Karaköse’nin avukat görüşmelerine ilişkin iddiaları ve reklamcı Kabil Taşçı’nın fatura işlemleri hakkındaki savunması dinlendi. Son oturumla birlikte savunması alınan tutuksuz sanık sayısı 200’e ulaştı.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yürüttüğü yargılamada, 12 tutuksuz sanık daha savunma yaptı. 51 kişinin tutuklu yargılandığı davada, sanıkların ifadeleri ve ticari işlemlere ilişkin açıklamaları duruşmada tartışıldı.
GÖZALTI SÜRECİNDE BASKI GÖRDÜĞÜNÜ ÖNE SÜRDÜ
Tutuksuz sanık İBB Reklam Yönetimi Müdür Yardımcısı Hakan Karaköse, gözaltındayken görüştüğü ve daha önce tanımadığı bir avukatın, kendisini CHP ve belediye yönetiminin yönlendirdiğini söylediğini aktardı.
Karaköse’nin savunmasına göre avukat, başka avukatların kendisini etkin pişmanlığa yönlendirebileceğini belirterek onunla çalışmasını istedi ve yönetimin tercihinin de bu yönde olduğunu ifade etti. Karaköse, söz konusu avukatı kimin gönderdiğini bilmediğini söyledi.
Teklifi reddetmesinin ardından avukatın kendisine, “Sürüden ayrılanı kurt kapar.” dediğini ileri süren Karaköse, bu sözleri tehdit olarak değerlendirdiğini anlattı. Tepki göstermesi üzerine polislerin görüşme alanına geldiğini ve olay hakkında tutanak tutulduğunu belirtti.
Tutuklandıktan sonra da tanımadığı avukatların kendisini ziyaret ettiğini söyleyen Karaköse, bu kişilerin bir bölümünün CHP meclis üyesi olduğunu ifade ettiğini, bazılarının ise belediyeden isimlerin selamını ilettiğini aktardı. Ailesinin ihtiyaçlarının belediye veya parti teşkilatı tarafından karşılanabileceğinin söylendiğini belirten Karaköse, ziyaretlerin bir kısmını dolaylı baskı olarak gördüğünü savundu.
GÖREVE DÖNÜŞÜNÜN İFADESİ NEDENİYLE ENGELLENDİĞİNİ İDDİA ETTİ
İBB’de 2007 yılında memur olarak çalışmaya başladığını, Nisan 2023’ten sonra müdür yardımcılığı görevini sürdürdüğünü anlatan Karaköse, savcılığa kendi iradesiyle dilekçe verdiğini söyledi.
Bu dilekçede Dijital Deneyim Müzesi ihalesiyle ilgisi bulunmadığını bildirdiğini belirten Karaköse, görev yaptığı birimde gördüğü ve soruşturmaya katkı sağlayabileceğini düşündüğü hususları da savcılığa aktardığını kaydetti.
Karaköse, ifadesinin basına yansımasının ardından belediyedeki görevine dönüş sürecinin durdurulduğunu öne sürdü. Benzer veya daha ağır suçlamalarla yargılanan bazı kamu görevlilerinin tahliye sonrasında yeniden işe başladığını belirterek kendisine farklı davranıldığını savundu.
“Eğer bugün ben ifademi huzurunuzda geri çekseydim, haftaya beni de muhtemelen kahraman ilan edip törenlerle göreve başlatacaklardı.” diyen Karaköse, bildiklerini anlattığı için idare tarafından cezalandırıldığını iddia etti.
Tutukluluğunun ve adli kontrol yükümlülüğünün sona erdiğini, müdür yardımcılığı unvanının da alındığını söyleyen Karaköse, ihale sonuçlarını önceden bilmesinin mümkün olmadığını savunarak suçlamaları reddetti ve beraatini istedi.
FATURA BEDELLERİ İÇİN “İPTAL EDİLEN İŞLERİN İADESİ” SAVUNMASI
Reklamcı Kabil Taşçı ise savunmasını iddianamede yer alan şirketlerle yürüttüğü ticari ilişkiler üzerinden yaptı. İBB ve iştiraklerinden doğrudan ihale almadığını söyleyen Taşçı, söz konusu firmalarla taşeronluk, üretim ve cari hesap ilişkisi bulunduğunu belirtti.
749 bin 300 liralık bir faturanın düzenlendiği tarihte tamamlanan işin 250 bin lira tutarında olduğunu açıklayan Taşçı, kalan bedelin ileride yapılması planlanan işleri kapsadığını savundu. Bu işlerin bir bölümünün iptal edilmesi üzerine ilgili tutarı, fatura iptal süresi geçtiği için cari hesap kapsamında sanık Vedat Şahin’e Seyrantepe’deki ofisinde elden iade ettiğini söyledi.
Taşçı, para teslimini kabul etmekle birlikte bunun örgütsel para aktarımı anlamına gelmediğini savundu. Şahin’in parayı daha sonra nasıl kullandığını bilmediğini ifade etti.
17 Haziran 2022 tarihli 145 bin 600 lira 20 kuruşluk faturaya konu işin ise yapıldığını belirten Taşçı, tahliye edildikten sonra kayıtlarında iki fatura daha tespit ettiğini anlattı.
19 Haziran 2025’te kendiliğinden savcılığa giderek 18 Mart 2022 tarihli 54 bin 752 liralık ve 6 Nisan 2022 tarihli 62 bin 481 liralık faturaları bildirdiğini söyleyen Taşçı, gerçekleşmeyen bu işlerin bedellerini bankadan çektiğini aktardı. Şirket sahibi sanık Eyüp Subaşı ile görüştükten sonra parayı şirketin muhasebecisi Murat Bey’e teslim ettiğini belirtti.
Beyanlarının dört faturayla sınırlı olduğunu vurgulayan Taşçı, hatalı işlemler nedeniyle pişmanlık duyduğunu söyledi. “Suç örgütüne yardım” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamalarını ise kabul etmedi.
ONGUN, İFADELER ARASINDA ÇELİŞKİ BULUNDUĞUNU SAVUNDU
Taşçı’nın çapraz sorgusunda söz alan tutuklu sanık Murat Ongun, sanığın soruşturma boyunca verdiği ifadelerin birbiriyle çeliştiğini ileri sürdü.
Ongun, Taşçı’nın ilk ifadesinde sahte fatura düzenlemediğini söylediğini, sonraki ifadelerinde ise farklı fatura işlemlerini kabul ettiğini belirterek mahkemenin bu beyanlara neden itibar etmesi gerektiğini sordu.
Taşçı, “Doğru olduğu için.” yanıtını verdi. Tartışmanın devamında hatalı işlemleri hem önceki savunmalarında hem de mahkeme huzurunda anlattığını belirterek açıklamalarını somut delillerle destekleyebildiğini savundu.
Mahkeme, tutuksuz sanıkların savunmalarını dinlemeye devam etmek üzere duruşmayı yarına erteledi.