AKİT MENÜ

Gündem

Sabri Ülker’e gidip ‘Ben artık işe gelmesem’ demiş! Ali Ülker’in derslik hikayesi

2025 yılında Yıldız Holding Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrılan Ali Ülker’in çocuk yaştayken başından geçenleri anlattığı anısı dikkat çekti. Fabrikada çalışırken 14 yaşında balık tutmaya gittiğini söyleyen Ülker, bir gün kazandığı yüklü para sonrası Sabri Ülker’e giderek “Bej artık işe gelmesem” dediğini söyleyen Ülker, Sabri Ülker’in cevabı sonrası bu fikrinden vazgeçtiğini anlattı.

Haber Merkezi

Yıldız Holding Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrılan Ali Ülker'in çocuk yaştayken başından geçenler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. 14 yaşındayken fabrikada çalışırken Boğaz'da balık tutarak bir günde kazandığı yüklü para sonrası merhum Sabri Ülker'e gidip işi bırakmak istediğini söyleyen Ülker'in o anısı dikkat çekti.

Ali Ülker’in derslik hikayesi

2025 yılında Yıldız Holding Yönetim Kurulu üyeliğinden ayrılan Ali Ülker’in çocuk yaştayken başından geçenleri anlattığı anısı dikkat çekti. Fabrikada çalışırken 14 yaşında balık tutmaya gittiğini söyleyen Ülker, bir gün kazandığı yüklü para sonrası Sabri Ülker’e giderek “Bej artık işe gelmesem” dediğini söyleyen Ülker, Sabri Ülker’in cevabı sonrası bu fikrinden vazgeçtiğini anlattı.

Ali Ülker - Yıldız Holding:

“Çocukluğumda Boğazda inanılmaz balık vardı. Boğazda balık tutuyordum. Sonra balıkları kıyıdaki tezgahlara vermeye başladım.”

“Onlar benim adıma satıyordu.

Satıştan yüzde 20 komisyon alıyorlardı.

5 kabın biri onların, 4 tanesi benim oluyordu.”

“Daha çocuk yaşta ürün, satış ve komisyon sistemini yaşayarak öğrendim.”

“Balık işinden düşündüğünüzden daha fazla para kazanıyordum.

Bir yıl içerisinde yaklaşık 125 gram altın karşılığı para biriktirmiştim.”

“Daha 14 yaşındaydım.

Tuttuğum balığı satıyor, kazandığım parayı biriktiriyordum.”

“Bir cuma günü Boğazda inanılmaz balık vardı.

Her oltayı attığımda 20-22 tane balık geliyordu.

O kadar çok tuttum ki ellerim yara oldu.”

“Evdeki yüzme havuzuna bir karış kadar su doldurdum.

Tuttuğum balıkları havuza atmaya başladım.

Cumartesi öğlene kadar havuz balıkla doldu.”

“Cumartesi Boğaz balık kaynıyordu.

Pazar sabahı kalktım, oltayı attım.

Balık yok.

Bir daha attım, yine yok.”

“Kuleliye gittim, orada da kimse balık tutamıyordu.

Balık sürüsü bir gecede gitmişti.

Ama benim havuzda bir gün önce tuttuğum yüzlerce kap balık bekliyordu.”

“Pazar günü balık olmadığı için herkes benim tezgaha geldi.

Daha kapları dizerken arabalar durmaya başladı.

O gün 300-400 kap civarında balık sattım.”

“O dönemde net asgari ücret yaklaşık 100 bin liraydı.

Ben o gün 220 bin lira kazandım.

Akşam eve iki cebim para tomarlarıyla dolu gittim.”

“Bir günde 220 bin lira kazanmıştım.

Fabrikada aldığım para ise yaklaşık bir asgari ücretti.”

“Rahmetli Sabri Beye gittim.

Ben yarın işe gelmesem, balıkçılık çok daha iyi. Bir günde iki aylık paramı kazandım dedim.”

O da bana nasihat vermek yerine iki soru sordu.

O iki soru bütün fikrimi değiştirdi.

Sabri Bey bana hayatında kaç kere bu kadar balık tuttun diye sordu.

Düşündüm.

Daha önce hiç olmamıştı.

Sonra bu işin kışı yok mu, balık gidince ne yapacaksın dedi.

Onu da düşündüm.

Ertesi gün tamam, ben işe geliyorum dedim.

Daha çocuk yaşta sürdürülebilir gelirle tek seferlik kazanç arasındaki farkı böyle öğrendim.

Balık sattığım yıllarda müşterileri gözlemlemeye başlamıştım.

Mercedesini kendi kullanan insanlar genellikle çok sıkı pazarlık yapıyordu.

Çünkü o arabayı almak için çalışmış, parasının hesabını biliyordu.

Ama Mercedesin arka koltuğunda oturup şoförle gelen müşteri fazla pazarlık yapmıyordu.

Ver iki üç tane deyip geçiyordu.

Müşteri davranışını daha çocuk yaşta tezgahta öğrendim.

14 yaşında ürün satarken insanların parayla ilişkisini gözlemliyordum.

Kimin pazarlık yaptığını, kimin fiyat sormadan aldığını görüyordum.

Hangi gün talebin arttığını, ürünün ne zaman kıymetlendiğini öğreniyordum.

Bugün dönüp baktığımda satış ve pazarlamanın ilk derslerini aslında Boğazda balık satarken almışım.

15 yaşında fabrikada başladığım çalışma hayatım yaklaşık 42 yıl sürdü.

Çalışma hayatımın son beş yılında Yıldız Holding’de yönetim kurulu başkanlığı yaptım.

Sonra artık zamanı geldiğini düşündüm ve bıraktım.

Zirvede bırakmanın güzel olduğuna inanıyorum.

Yorumlara Git

Adalet Bakanı Akın Gürlek'ten fon vurguncularına New York'tan sert uyarı! Vatandaşın parasını dağa taşıyamazsınız!

İfadesi ortaya çıktı! Savcılık sordu Vadi’nin ‘Kozinoğlu’su cevap verdi

Endişelerini manşete taşıdılar: Türk şirketleri Avrupa’yı fethediyor

1,4 milyarlık şirket değeri nasıl 200 katına çıktı? Alkin kardeşlerin ifadeleri ortaya çıktı

İran’dan ABD’ye rest! 7 şarta uyulursa Hürmüz açılır