Gündem
Siyasette tehlike çanları: Kibir değil adalet, kayırmacılık değil liyakat
Haber7 yazarı Özcan Ünlü, bugünkü “Gücün imtihanı veya kadim terazi” başlıklı yazısında siyasetin en büyük sınavlarından birinin güç karşısında ahlâkı, liyakati ve adaleti koruyabilmek olduğunu yazdı. Son günlerde yaşanan gelişmeler üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarına da dikkat çeken Ünlü, yanlışların örtülmesi yerine hızlı bir özeleştiri ve hesap verebilirlik mekanizmasının işletilmesi gerektiğini vurguladı.
Haber7 yazarı Özcan Ünlü, bugünkü köşe yazısında siyaset, ahlâk ve güç ilişkisini ele aldı.
Bir toplumun gerçek gücünün ekonomik büyüklüğünden veya görkemli yapılardan önce dayandığı ahlâkî zeminde aranması gerektiğini belirten Ünlü; erdem, kanaat, liyakat, adalet, haddini bilme ve empatinin devlet ve toplum düzeninin temel taşı olduğunu ifade etti.
“SİYASETİN EN KADİM İMTİHANI GÜCÜN GETİRDİĞİ KÖRLEŞMEDİR”
Ünlü, uzun süre elde tutulan yetkinin denetim mekanizmalarını zayıflatabileceğine işaret ederek siyasetin tarih boyunca karşılaştığı en önemli sorunlardan birinin “gücün getirdiği körleşme” olduğunu yazdı.
Güç zehirlenmesi, kayırmacılık, liyakat zincirinin kopması ve halkın sesine karşı duyarsızlaşmanın siyaseti millete hizmet etme amacından uzaklaştırabileceğini belirten Ünlü, bu noktada yapılması gerekenin kurumları yıkmak değil, yanlış giden rotayı yeniden düzeltmek olduğunu dile getirdi.
ERDOĞAN'IN AÇIKLAMALARINA DİKKAT ÇEKTİ
Yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son gelişmeler üzerine yaptığı açıklamalara da değinen Özcan Ünlü, çözümün ilk adımının “hızlı bir idrak ve sahici bir özeleştiri mekanizması” olduğunu ifade etti.
Ünlü'ye göre ortaya çıkan yanlışları örtmek yerine bunlarla açık biçimde yüzleşmek ve hatadan dönmek siyasi zayıflık değil, aksine siyasi ahlâkın göstergesi.
“HESAP VERMEK ZAFİYET DEĞİL”
Ünlü'nün üzerinde durduğu ikinci başlık ise kurumsal denetim ile vicdan arasındaki denge oldu.
Şeffaflık ve hesap verebilirliğin yalnızca mevzuatta yazılı hükümlerden ibaret kalmaması gerektiğini kaydeden Ünlü, modern denetim mekanizmalarıyla “emanet ve vebal” anlayışının birlikte işletilmesi gerektiğini belirtti.
Hesap sormanın düşmanlık olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Ünlü, hesap vermenin de zafiyet değil, millete duyulan hürmetin ve liyakatin göstergesi olması gerektiğini vurguladı.
“MİLLETİN FERASETİNE SAYGI”
Ünlü'nün üçüncü vurgusu ise milletin iradesi oldu.
Milletin aklı, ahlâkı, ekmeği ve sabrıyla oynanmaması gerektiğini belirten Ünlü, siyasette kibir yerine alçakgönüllülüğün, tarafgirlik yerine adalet ve hakkaniyetin esas alınması gerektiğini yazdı.
Yazısını siyasetin bir tahakküm alanı değil, “millete hizmet etme, gönül alma ve geleceği erdemle inşa etme mesuliyeti” olduğu değerlendirmesiyle sürdüren Ünlü, çıkış yolunu ahlâk, liyakat, kanaat ve hesap verebilirlikte gördüğünü ifade etti.
Ünlü, Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu yaklaşımı ise kutuplaştıran ve ötekileştiren bir dil yerine birleştiren, onaran ve milleti önceleyen ahlâkî bir siyasi duruş olarak özetledi.