Gündem
Siyaset, bu müfterilerden temizlenmeli! Haysiyet cellatları
Dokunulmazlık zırhından aldıkları cesaretle adeta yalan makinesi gibi hareket eden ve zanla iftira atmayı alışkanlık haline getiren zillet bileşenleri, Türkiye’nin menfaati için çalışan kabinenin başarılı isimlerine her seferinde aynı kirli kumpası kuruyorlar. Özgür Özel’in Adalet Bakanı Akın Gürlek’e yönelik yığınla iftirası hafızalardaki yerini korurken, yol arkadaşları da fon krizi üzerinden Bakanlar Mahinur Özdemir Göktaş ile Ömer Bolat’a yönelik besleme kalemleriyle birlikte haysiyet cellatlığı yapıyor.
YALANLARI ELLERİNDE PATLADI
Normal şartlarda insan içine çıkmaması gereken YP İzmir Milletvekili Ümit Özlale ile onun iftiralarına sarılan Ali Mahir Başarır, Cemal Enginyut ve İP’li Turhan Çömez gibi isimlerin, Göktaş’ın babası Hasan Özdemir’in 830 milyon liralık fon işlemi olduğunu öne sürmesi ve Bolat’ı rakam oyunlarıyla “170 milyon liralık işlemle” itham etmesi, iktidarı yıpratmaya yönelik FETÖ’vari kirli bir siyaset mühendisliği olarak değerlendiriliyor. Daha önce “Mehmet Şimşek istifa edecek” şeklindeki asparagas iddialarla kabinede çatlak olduğu izlenimini uyandırmaya çalışan YP/İP’li müfterilerin, fon krizi üzerinden devreye soktukları çamur siyasetini Akit’e değerlendiren siyasetçiler, kaostan medet uman muhalefetin “çamur at izi kalsın” taktiğiyle suç işlediğine dikkat çekiyor.
DOKUNULMAZLIK SİLAHI
AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Av. Mehmet Sarı, şunları söyledi: “Biz sorumsuzluk muhalefetin bu tür hezeyanlarına alışkınız. Ama son dönemde hukuk konusu olmaya başladı. Yani suç niteliği kazanmış beyanlara dönüştü. Tabii parlamentodaki dokunulmazlık üzerinden bu tür yapılan açıklamaları tasvip etmek, bunları onaylamak ve bunların bir yasama sorumsuzluğu zaviyesi içerisinde kaldığını düşünmek doğru değil. Aslında burada yapılanlar toplumsal düzeni bozucu bir faaliyet olarak da kendini gösteriyor. Dolayısıyla bu tür açıklamalara asla fırsat verilmemesi lazım. Gereken tüm hukuki ve siyasi süreçlerin sonuna kadar işletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Nitekim sayın Bakanlar yargı eliyle yapılması gereken ne varsa hepsini yapacaklarını söylediler. Bu yönde kendilerinin gerek savcılıklar nezdinde yaptıkları şikâyetler, gerekse açtıkları tazminat davaları ile hukuki girişimde bulundular. Diğer taraftan da meseleyi sadece böyle devletin temsil makamında olan kişiler ve şahıslar üzerinde yürütmek suretiyle aslında tabir caizse sistematik bir şekilde devlet zafiyet içindeymiş algısını oluşturmaya çalışıyorlar. Maalesef burası gerçekten çok tehlikeli, kabul edilebilir, anlaşılabilir ve bir muhalefet siyasetinin parçası olarak telakki edilebilir bir durum değil. Buna da gereken en net cevap gerek bakanlarımız, gerek partimizin yetkili kurulları eliyle de en sert şekilde verilmiştir. Bu yönle fezlekeler Meclis’e ulaştığında, şüphesiz ki bu konunun her yönüyle değerlendirilmesi gerektiği de ortada. Parlamentonun da bu anlamda gereken hususları yapması gerektiği hususunu düşünüyorum.”
ALGILAR MİLLETTEN DÖNÜYOR
27. dönem AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir de şunları dile getirdi: “Bu tür iftiralala hakikatin dışında kamuoyu oluşturmaya çalışıyorlar. Efendim, fikir özgürlüğü yok, düşünce özgürlüğü yok gibi bir yalanın kuyruğuna takılıp utanmadan bunu yapıyorlar. Sadece siyasette değil, yaptıkları her işte iftirayı, kara çalmayı öne alarak yürüyen bir meslekleri var bunların. Hukuk bunlar için gerekli tedbiri aldığında da sanki suçsuzlarmış da haksız bir karşılık görüyorlarmış gibi kamuoyuna bahsediyorlar. Milletimiz şunu bilmeli: 25 yılda AK Parti kimseye haksızlık yaparak yürümedi. Yürüseydi zaten 25 yıl iktidar olmazdı. 86 milyon insanımız bir yanlışın peşinde koşabilir mi? Eğer bu iktidar söz konusuysa bunların yalanlarının, kara çalmalarının milletin sinesine çarpıp döndüğü içindir. İftira atıyorlar. Adalet Bakanımız başta olmak üzere, Ömer Çelik Bey, bakanlarımız fon bahanesiyle sözüm ona kamuoyu önünde yıpratacaklar diye bir gayret içerisindeler. Burada da Gayretullaha dokunuyor yaklaşımları ve Cenab-ı Hak bunları rezil ediyor. Bunların iftiraları, çamur siyaseti milletin sinesine çarpıp hep geri dönecektir. Şimdi de öyle oluyor. Millet bunlara dikkat kessin. Cumhurbaşkanımızın var olduğu yerde hakkın, hakikatin mutlaka yüksekte tutulacağını, kim haksızlık yapmışsa onun hukuk önünde gereken karşılığı göreceğini, bunun için de liderliğinin şaşmaz bir ölçü, bir rota çizdiğini özellikle altını çizerek söyleyelim.”