Gündem
4 cami hesap sormak için dava açtı: Cami ve Müslümanları fişleyen şirkete dava
Hollanda’da belediyelerin talimatıyla Müslüman toplumu ve camileri gizlice takip ederek fişleyen NTA şirketine karşı 4 cami dava açtı. Asılsız raporları polis ve istihbarata servis eden şirketin ajanlık faaliyetleri, Batı’nın “hukuk ve özgürlük” maskesini bir kez daha düşürürken, ayrımcı zihniyete karşı mahkeme önünde hesap sorma mücadelesi başlatıldı.
TAHSİN HAN
Hollanda’da Müslüman toplumu hedef alan sistemli fişleme ve ajanlık skandalında yeni bir hukuki safhaya geçildi. Leidschendam’daki Eenheid, Delft’teki Al Ansaar ile Veenendaal’daki Taubah ve Nasser camileri, belediyelerin talimatıyla Müslümanları gizlice gözetleyen, asılsız raporlar düzenleyen NTA adlı danışmanlık şirketine karşı 15 Ekim’de dava açtı. Müslüman toplumun bilgisi ve rızası dışında yürütülen bu yasa dışı ajans faaliyetlerinin, elde edilen hassas verileri polis ve istihbarat birimlerine servis ettiği belgelendi. Batı’nın sözde “hukuk, insan hakları ve demokrasi” maskesini bir kez daha düşüren bu skandal, Batılı idarecilerin kendi Müslüman vatandaşlarına doğrudan potansiyel suçlu ve “öteki” muamelesi yaptığını net bir şekilde kanıtladı.
İSTİHBARAT APARATI ŞİRKET MÜSLÜMANLARI CAMİ CAMİ FİŞLEDİ!
2017-2021 yılları arasında en az on belediyenin fonlamasıyla NTA çalışanlarının cami çevrelerinde ajan gibi faaliyet gösterdiği, ibadet eden vatandaşları, din görevlilerini ve cami yöneticilerini gizlice takip ederek uydurma istihbarat raporları hazırladığı ortaya çıktı. Kendilerine hiçbir söz hakkı tanınmadan hedef gösterildiklerini belirten dört cami yönetimi, bu algı operasyonlarının yarattığı tahribatın bugün bile toplum üzerinde sürdüğünü vurguladı. Avukat Paul Tjiam, hiçbir suça karışmamış kişilerin sırf Müslüman kimlikleri nedeniyle yasadışı takibe uğramasının kabul edilemez olduğunu belirterek, şirketin mahkeme önünde hesap vermesini istedi.
YASADIŞI FİŞLEMEYE KOMİK CEZALAR VE ÖZÜR TİYATROSU!
Skandalın basına sızması üzerine Delft, Zoetermeer ve Ede belediye başkanları özür dilemek zorunda kalırken, Kişisel Verileri Koruma Kurumu belediyelere sembolik 25 bin euro para cezası kesti. Delft Belediyesi’nin “radikalleşme” kılıfıyla yaptırdığı fişlemelerin mahkemede yasadışı bulunması, atılan iftiraları hukuken de tescilledi. Mahkemeye sunulan gizli ses kayıtları, eski Belediye Başkanı Van Bijsterveldt’in cami hakkında hiçbir şüphe bulunmadığını bildiği halde bu ajanlık faaliyetini onayladığını ifşa etti. Müslümanları hedef alan bu faşizan takip mekanizmasına karşı açılan yeni dava, Avrupa’daki din düşmanı ve ayrımcı zihniyetle mücadelenin kararlılıkla süreceğini gösteriyor.