AKİT MENÜ

Gündem

PKK’nın arka bahçesine çevrilen barolar terörden temizleniyor! İzmir Barosu tamam: Sıra İstanbul Barosu'nda!

Yıllarca birlik, oda ve barolarda çeteleşerek bu kurumları HDP ve PKK’nın arka bahçesine çeviren terör sevici zihniyet yıkılıyor. İzmir’de 8 yıl boyunca baronun kurumsal kimliği unutturularak belli siyasi çevreler ve PKK ideolojisinin etkisinde, bırakın avukatlık mesleğinin sorunları ile uğraşmayı Türkiye karşıtı radikal ideolojilerin savunucusu haline getirilen İzmir Barosunun ‘terör dönemi’ olarak tarihe geçen karanlık süreci sona erdi. İzmir Barosu terör zihniyetinden temizlenirken sıra, Mehmetçiğin terör operasyonunda öldürülen PKK’lıları gazeteci gibi gösterip TSK’ya iftira atan İstanbul Barosu yönetimine geldi. İzmir Barosu ile İstanbul Barosunun terör sevici yöneticileri için ağzını açıp gözünü yuman iki cesur kadın avukat Güldane Dörtbudak Akbay ile Ayşenaz Çimen, konuşmalarıyla büyük takdir toplarken DEM'lilerin ise büyük öfkesini çekti.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Türkiye’nin başta büyük illeri olmak üzere oda, birlik ve barolara çöreklenerek mesleğin ve meslektaşlarının sorunlarıyla uğraşmak yerine Türk ordusu, yargı ve hükümetinin iftiralarla karşısında durmayı alışkanlık haline getiren terör sevici çetelerin kaleleri yıkılıyor.

İzmir Barosu tarihine ‘terör ve fetret’ dönemi olarak geçecek 8 yıllık süreç önceki günlerde sona erdi. İzmir Barosu’nu 8 yıl boyunca PKK’nın arka bahçesine çeviren Çağdaş Avukatlar Grubu, 18 Ekim 2026’da yapılan seçimi kaybetti. Cumhuriyetçi Avukatlar Grubunun adalı Serhat Sökmen 2 bin 624 oy alarak, 2 bin 523 oyda kalan Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Emre Öktem’i 101 oy farkla geride bırakarak seçimi kazandı.

PKK’NIN VE SİYASİ UZANTILARININ SÖZCÜLÜĞÜNÜ YAPTILAR

Seçim sürecinde Cumhuriyetçi Avukatlar Grubu’nun yönetim kurulu adaylarından Avukat Güldane Dörtbudak Akbay, geçen 8 yıllık süreci anlattığı “Baromuz, ‘Baro avukat içindir’ düsturundan uzaklaştırılmış, avukatların sorunlarını çözmek yerine ne yazık ki HDP, DEM ve PKK gibi belli çevrelerin arka bahçesine getirilmiştir. Baromuzun adalete, eşitliğe, Cumhuriyetimizin ilkelerine yaraşır bir duruşu olmalıdır. 8 yıllık süreç bize gösterdi ki; Çağdaş Grup adalet ve eşitlik adı altında belli siyasi çevrelerin sözcülüğünü yapmaktan öteye geçememiş, Cumhuriyet’in tüm değerlerinden uzaklaşmıştır. Bugün bu duruma son vereceğiz” sözleriyle büyük takdir toplamıştı.

DARISI İSTANBUL’UN BAŞINA

İzmir’in ardından gözler yine terör örgütünün arka bahçesine çevrilen, terör sevicilerin çöreklendiği İstanbul Barosu’na çevrildi. Toplum, yıllardır avukatların ve mesleğin sorunlarını çözmekle uğraşmak yerine Türk Silahlı Kuvvetlerinin Suriye’de yaptığı terör operasyonlarında öldürülen teröristleri savunan bu uğurda Mehmetçiğe iftira atacak kadar ideolojik olarak körleşen yapının değişmesini bekliyor.

24-25 Ekim’de yapılacak seçimlerinde PKK’nın ağzıyla konuşarak TSK’nın terör operasyonunda öldürdüğü teröristlerin gazeteci olduğunu iddia eden mevcut başkan İbrahim Kaboğlu, eski başkan Ümit Kocasakal ve Hasan Kılıç’ın da aralarında bulunduğu 9 aday yarışacak.

İŞTE YARIŞAN 9 ADAY

Kulislerden sızan bilgilere göre, adliye koridorlarında bu yıl hem vaatlerle dolu hem de oldukça gergin bir seçim atmosferi hakim... Avukatların mesleki itibar kaybı, ekonomik darboğaz, CMK ödemelerindeki gecikmeler ve baro yönetiminin sergilediği ideolojik tutumlar sandık öncesi en çok tartışılan ana başlıklar. 68 binden fazla üyesiyle önemli bir gücü temsil eden baroda, terör sevici yönetimin değişmesi bekleniyor. 2010-2016 yıllarında baro başkanlığı yaptığı dönemde FETÖ kumpaslarına karşı sergilediği duruşla takdir toplayan Prof. Dr. Ümit Kocasakal, yarışın tam merkezinde bulunuyor.  Eski İstanbul Barosu Başkanı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal ise Cumhuriyetçi Güç Birliği ittifakının adayı oldu.

Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi de avukat Hasan Kılıç’ın adaylığında uzlaşarak seçime birlikte girme kararı aldı.

İstanbul Barosu başkanlığı için yarışacak diğer adaylar ve temsil ettikleri gruplar şöyle: Avukat Hakları Grubu’nun adayı Av. Prof. Dr. Korkut Kanadoğlu, Bağımsız Avukatlar Grubu’nun adayı Arife Gökkaya Dinç, Cumhuriyet Avukatları Grubu’nun adayı Atakan Adem Selanik, Türk Milliyetçisi Avukatlar Grubu’nun adayı Salih Uçar ve İstanbul Avukatlar Birliği Grubu’nun adayı Metin Üraçin oldu. Gülbeyaz Karadeniz de başkanlık için yarışacak isimler arasında yer aldı.

SADE AVUKAT: BAROLAR ARKA BAHÇE DEĞİLDİR

Seçimin en dikkat çeken bağımsız çıkışlarından biri ise "Sade Avukat" söylemiyle adaylığını açıklayan Av. Gülbeyaz Karadeniz’den geldi. Yayınladığı sert broşürle gruplaşmalara tepki gösteren Karadeniz, "Barolar siyasi partilerin ve ideolojilerin arka bahçesi değildir! Baro sırça köşkünden çıkıp fabrika ayarlarına dönmelidir" sözleriyle siyasi ideolojilerin ötesinde doğrudan meslek odaklı bir baro çağrısı yaptı.

MİLLİ AVUKATLAR: KABOĞLU’NA OY VERMEYİN

Seçim kulislerine bomba gibi düşen bir diğer gelişme ise Millî Avukat Hareketi’nin (MAH) aldığı karar oldu. Aday listesi çıkarmayarak sandığa gitmeyen ve avukatlara çağrı yapan hareketten  yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Son seçimlerde oy kullanmayan tüm avukatları genel kurula katılmaya ve oylarını kullanmaya çağırıyoruz; tüm meslektaşlarımız oylarını kullanmalıdır; ancak Kaboğlu yönetimine oy yok! Bununla birlikte şu da artık açıktır: Diğer gruplarda da çözüm yok! İstanbul Barosu avukatlarını, MAH'a katılıp milli bir baro yönetimini başa getirme mücadelesinde görev almaya çağırıyoruz."

KABOĞLU’NUN LİSTESİ PKK KANALINDA

Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu tarafından 2024’teki İstanbul Barosu seçimlerinde, seçimi kazanan İbrahim Kaboğlu’nun listesindeki PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlarının bulunmasına dikkat çeken ve baronun terör örgütü PKK’ya teslim edildiği eleştirisinde bulunduğu için disiplin soruşturması başlattığı Konya Barosuna kayıtlı Avukat Ayşenaz Çimen ise seçim öncesi yeni bir açıklama yaparak “Haftasonu İstanbul Barosu seçimleri var. Bize diyorlar ki "Sanane? Sen İstanbul Barosu 'nda değilsin ki." ​Türk hukuk sisteminin savunma mekanizmasında; Fransa'da Fransız Barosu diyen Türkiye'ye gelince ise Türkiyeli avukatlar diyen İbrahim Kaboğlu ve ekibini görmek istemiyoruz! ​Çünkü İstanbul Barosu ve Ankara Barosu demek geleceğin Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı demektir. Türkiye'miz için. Türk hukuk sistemi için böyle tiplere karşı çıkıyoruz. Bu hafta sonu yapılacak İstanbul Barosu seçiminde mevcut Baro Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve ekibi yeniden aday. Kaboğlu’nun baro seçim listesinden delege adayı olan Av. Mehmedali Barış Beşli, 7 Ekim 2026 tarihinde PKK’nın haber kanalına verdiği demeçte “Türkiyeli” ifadesini kullanarak Anayasa’nın 66. maddesini hiçe sayıyor. Baroyu PKK’nın arka bahçesine çeviren bu tiplerin istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Yorumlara Git

Irak Başbakanı duyurdu: Erdoğan’ı davet edeceğiz

Sabancı, CarrefourSA’yı satmak için A101’e 92 milyon dolar ödedi!

Cumhuriyetin ilk yıllarındaki adalet terazisi tartışma konusu oldu! Şehit ve gazilere kırıntı, Mustafa Kemal'in kız kardeşine boğazda sıfır yalı

Faik Öztrak’a "batık banka" tepkisi: 19 bankanın parası nerede?

PKK’nın arka bahçesine çevrilen barolar terörden temizleniyor! İzmir Barosu tamam: Sıra İstanbul Barosu'nda!