AKİT MENÜ

Gündem

Kukla müftüler atıyor okullarımızı kapatıyor! Yunan ipini kopardı

Türkiye’de bir avuç azgın azınlığın savunduğu ve kutsadığı Lozan anlaşmasını ayaklar altına alan Atina, Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlığa yönelik asimile politikalarını hızlandırdı. Yunanistan, kimlik inkârından eğitim kısıtlamalarına, vakıf mallarından ibadethane özgürlüklerine kadar birçok alanda Türk azınlığa yönelik sistematik bir siyasi-kültürel soykırım uyguluyor.

Haber Merkezi

Sebahattin Ayan  İstanbul

Türkiye’de bir avuç azgın azınlığın savunduğu ve kutsadığı Lozan anlaşmasını Atina, ayaklar altına alarak paçavraya çevirdi. Yunanistan, Batı Trakya’da yaşayan Türk azınlığa yönelik asimile politikalarıyla, 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması’nın açık hükümlerini yıllardır ihlal etmeye devam ediyor. Kimlik inkarından eğitim kısıtlamalarına,vakıf mallarından ibadethane özgürlüklerine kadar birçok alanda hak ihlali yaşanırken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları dahi Yunan yönetimi tarafından uygulanmıyor. Lozan anlaşması ve Türkiye ile karşılıklı kültür anlaşmalarına rağmen topraklarında bir camiye bile izin vermeyerek Müslümanları görmezden gelen Yunanistan, 1985 yılından bu yana skandal bir şekilde sürdürdüğü müftü atamalarına devam ediyor. Avrupa’yı arkasına alarak ülkemize ahkam kesmeye çalışan ve silahsız olması gerek adaları siyonist İsrail ve ABD silahlarıyla dolduran Yunanistan yönetimi, 22 Ekim’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle Gümülcine ve İskeçe müftülüklerine devlet eliyle atama yaptı.Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kararnamelerle eski İskeçe tayinli müftü Naibi Bilal Kara Halil Gümülcine Müftülüğüne, İstanköy’de din görevlisi olarak çalışan Şükrü Şerif Damatoğlu ise İskeçe Müftülüğü’ne 5 yıllığına atandı.Ocak 2026’da Dimetoka’ya atanan Emin Şerif’in ardından yapılan bu yeni hamlelerle, Yunanistan 2022 yılında çıkardığı 4964 sayılı yasa kapsamında Batı Trakya’daki üç resmi müftülük kadrosunu da devlet tayiniyle doldurmuş oldu.

 

TÜRKLERİN İRADESİ YOK SAYILIYOR

Konuya ilişkin gazetemize açıklamada bulunan Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulu Başkanı ve İskeçe’nin seçilmiş Müftüsü Mustafa Trampa, şunları söyledi: “Yunanistan azınlığın iradesini yok sayıyor. İnsan hakları ihlallerini çok rahat bir şekilde gerçekleştirebiliyorlar. Bunu hiçbir şey yokmuş gibi, hemen çıkardıkları kanun hükmünde kararnamelerle, sanki mal bulmuş mağribi gibi ortaya atıyor ve milletin gözünü bu şekilde boyuyorlar. Tabii bu, azınlığın boyun eğdiği anlamına gelmiyor. Uluslararası alanda, kendilerinin tanıdığı haklar çerçevesinde, azınlığın kendi içerisinden seçtiği bir heyetin müftü adaylarını belirlediğini, bu isimleri kendilerine gönderdiğimizi ve kendilerinin de uygun bir ismi tayin ettiğini ifade ediyorlar. Bunu ilk defa yapmıyorlar. Bundan 40 yıl önce de aynı şeyi yaptılar. Biz çok fazla bir şey istemiyoruz. Devletlerin egemenliği altında yaşayan azınlıklara hangi haklar tanınıyorsa biz de aynı haklardan yararlanmak istiyoruz. İstanbul’daki Rum azınlığına Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından Patrikhane’nin faaliyetleri, vakıflar ve eğitim alanlarında çeşitli kolaylıklar sağlanıyor. Ancak biz Yunanistan için aynı şeyi söyleyemiyoruz.

 

KUKLA ATAMALAR YOK HÜKMÜNDE

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan da, şunları dile getirdi: “Yunanistan uyguladığı asimilasyon, baskı ve hak ihlalleri politikalarıyla Lozan Antlaşması’nı adeta paçavraya çevirmektedir. Ege’de uluslararası antlaşmalarla gayriaskeri statüsü güvence altına alınan adaları silah ve askeri yığınaklarla doldurarak hukuku delmeye devam eden Atina yönetimi, eş zamanlı olarak Batı Trakya Türk Azınlığı’nın temel insan haklarını, dini özerkliğini ve eğitim özgürlüğünü hedef almaktadır. Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka’ya devlet eliyle atadığı memurlar, Batı Trakya Türk halkının iradesini yansıtmayan birer kukla müftü konumundadır. Dini temsilcileri yok sayan bu dayatmacı atamalar nezdimizde tamamen yok hükmündedir ve asla kabul edilmemektedir. Bizde böyle bir atama yok.”

 

KİMLİK, DİN VE EĞİTİME MÜDAHALE

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı ise şöyle konuştu: “Burada mesele yalnızca 2 müftünün atanması veya 8 okulun kapatılması değildir. Mesele, Batı Trakya Türklerinin kendi dini liderlerini seçme, kendi kimliklerini yaşatma ve çocuklarına kendi dillerinde eğitim verme haklarının giderek daraltılmasıdır. Oysa Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftüleri Gümülcine’de İbrahim Şerif, İskeçe’de Mustafa Trampa’dır. Soruyorum: Bir toplumun dini liderini o toplumun kendisi değil de devlet belirliyorsa, burada dini özerklikten nasıl söz edilebilir? 1930’da 305 olduğu belirtilen Türk okul sayısının bugün 76’ya kadar gerilemesi, tek başına basit bir idari düzenleme olarak geçiştirilemez. Bir azınlığın okulunu kapatmak yalnızca bir binayı kapatmak değildir. O toplumun dilinin, kültürünün ve gelecek nesillere aktaracağı kimliğinin yaşatılmasını da zorlaştırmaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bunları ihlal saymıştır. Yunanistan’a artık müsaade edilmemelidir.”

Yorumlara Git

Galatasaray'da derbi öncesi Rafael Leao gelişmesi!

Cami önünde yarı çıplak dolaşıp idrarını yaptı! Sonrası daha da felaket

Dertleri basın özgürlüğü değil! Hırsızlığı aklama mitingi

Kukla müftüler atıyor okullarımızı kapatıyor! Yunan ipini kopardı

Prof. Dr. Nazım Elmas: İHA-SİHA devrimi dijitalde de olmalı