AKİT MENÜ

Dünya

İtiraf ettiler: Türkiye'den Yunanistan'ı ezen strateji!

Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı’nın Libya Meclisi tarafından onaylanması, Yunanistan’da endişeye yol açtı. Yunan basını gelişmeyi “jeopolitik şok” olarak değerlendirirken, Helen-Amerikan Liderlik Konseyi’nin (HALC) ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya ilettiği talepler de gündeme geldi. Türk savunma sanayisi ihracatındaki yüzde 48’lik artış ve Mavi Vatan doktrini ise Yunan askeri basınında dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı.

Haber Merkezi

Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası'nı oy birliğiyle kabul ederek 2020 tarihli ret kararını iptal etti. Bu karar, Doğu Akdeniz'de dengeleri kökten değiştiren bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.

Gelişme karşısında Yunan basını adeta yıkıldı. Banking News, CNN Yunanistan ve Naftemporiki gibi önde gelen yayın organları, durumu "büyük ulusal yenilgi" ve "jeopolitik şok" ifadeleriyle duyurdu. Yunan medyası, Atina'nın hem Trablus hem de Bingazi üzerindeki nüfuz eksikliğini açıkça itiraf ederek, Ankara'nın yürüttüğü diplomasi sonucunda Doğu Akdeniz'deki dengelerin Yunanistan aleyhine değiştiğini kabul etti.

 

ATİNA ÇARESİZCE WASHINGTON'A SIĞINDI

Türkiye'nin diplomatik zaferi karşısında ne yapacağını şaşıran Atina yönetimi, soluğu Washington'da aldı. Yunan basını Kathimerini'nin aktardığı bilgilere göre, önde gelen Yunan-Amerikan savunuculuk kuruluşu HALC (Hellenic American Leadership Council), ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'ya resmi bir mektup göndererek acil müdahale talep etti.

HALC, ABD'nin anlaşmanın hukuki statüsüne ilişkin sessiz kalmasının Ankara ve Trablus tarafından örtülü bir onay şeklinde yorumlanabileceğini iddia ederek Rubio'dan dört kritik adım atmasını istedi. Bu talepler arasında Türkiye-Libya mutabakatının üçüncü ülkeler açısından hiçbir hukuki sonuç doğuramayacağının ABD tarafından resmen açıklanması, Yunanistan'ın iddia ettiği deniz yetki alanları ve egemenlik haklarının ABD yönetimi tarafından teyit edilmesi, Doğu Akdeniz'de faaliyet gösteren Chevron gibi Amerikan enerji şirketlerinin arama ve sondaj çalışmalarına yönelik olası müdahalelere karşı durulması ve ABD politikalarının Avrupa Birliği'nin benimsediği tutumla tam uyumlu hale getirilmesi yer aldı.

 

ABD BİLE YUNANİSTAN'A NET DESTEK VERMEDİ

Ancak Atina'nın Washington'dan beklediği kurtarıcı hamle gelmedi. ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgesel anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin ticari yatırımların önünü açacağını vurgulamakla yetindi ve mutabakatın hukuki statüsüne dair kesin bir hüküm vermekten kaçındı. Bu durum, Yunanistan'ın en büyük müttefiki olarak gördüğü ABD'den bile beklediği desteği alamadığını ortaya koydu.

 

SAHADA DA TÜRKİYE ÖNDE: MAVİ VATAN DOKTRİNİ İŞLİYOR

Doğu Akdeniz'deki mücadele yalnızca hukuki tartışmalarla sınırlı kalmadı, doğrudan sahaya yansıdı. ABD merkezli enerji devi Chevron ile Yunan enerji şirketi Helleniq Energy, Girit ve Mora Yarımadası'nın güneyindeki dört açık deniz sahasında ruhsatlandırma ve arama anlaşmaları yaptı.

Diplomatik İlişkiler ve Politik Araştırmalar Merkezi (DİPAM) Başkanı Dr. Tolga Sakman, Atina'nın temel amacının ABD'nin siyasi ve ekonomik gücünü arkasına alarak Türkiye'nin Mavi Vatan ve deniz yetki alanı tezlerinin uluslararası kabulünü engellemek olduğunu belirtti. Sakman, Yunanistan'ın Amerikan enerji yatırımlarını ve İsrail'e kadar uzatılması planlanan elektrik hattı projelerini diplomasi zemininde bir baskı aracı olarak kullanmaya çalıştığını ifade etti.

 

YUNAN ASKERİ BASININDAN İTİRAF: "TÜRKİYE BİZİ YALNIZLAŞTIRIYOR"

Türk savunma sanayiinin son yıllardaki devasa sıçraması, Yunan askeri ve strateji basınında tam anlamıyla alarm zillerini çaldırdı. Yunan strateji ve savunma sitesi Militaire'de yayımlanan geniş kapsamlı analizde, Atina'nın bölgede giderek yalnızlaşma riskiyle karşı karşıya kaldığı açıkça itiraf edildi.

Analizde, Türk savunma ve havacılık sanayii ihracatının 2025 yılında bir önceki yıla oranla yaklaşık yüzde 48 artış gösterdiği bilgisine yer verildi. Baykar, ASELSAN, ROKETSAN ve TUSAŞ gibi Türk savunma devlerinin küresel pazardaki başarıları ve geliştirdikleri teknolojik altyapı Yunan basını tarafından dikkatle ve endişeyle incelendi.

 

"MANEVRA ALANIMIZ BOĞUCU ŞEKİLDE KISITLANIYOR"

Yunan askeri basınındaki analizde, asıl stratejik tehdidin Türkiye'nin küresel ölçekte kurduğu savunma ortaklıklarının coğrafi genişliği olduğu itiraf edildi. Ankara'nın Kanada, İtalya, Almanya, İngiltere ve ABD gibi müttefiklerle yürüttüğü savunma ve sanayi iş birliklerine dikkat çekilerek şu çarpıcı değerlendirme yapıldı:

"Ankara, savunma sanayisini diplomatik bir nüfuz aracı haline getirerek Atina'nın manevra alanını boğucu bir şekilde kısıtlıyor."

Bu ifade, Türk silahlarının ateşlenmesine bile gerek kalmadan, yalnızca diplomatik ve endüstriyel üstünlükle Yunanistan'ın köşeye sıkıştırıldığının açık bir itirafı olarak değerlendirildi.

 

AB BİLE TÜRKİYE'Yİ TERCİH EDİYOR, ATİNA YAPAYALNIZ

Haberde, Ankara'nın çevresinde yoğun bir stratejik, ekonomik ve teknolojik çıkar ağı örmeyi başardığı aktarıldı. Avrupa Birliği'nin Türkiye ile işlevsel ve ticari ilişkilerini sürdürme isteği ile Türk savunma sanayii ürünlerine duyduğu ilginin, Yunanistan'ın dış politikadaki hareket alanını daralttığı ve Atina'yı Türkiye karşısında destek arayışında yapayalnız bıraktığı vurgulandı.

Yorumlara Git

İsrail’de seçim bitti Hizbullah’tan sert mesaj: Topraklarımızdan çıkın!

Milli takımda büyük kriz! 'Yorumcuyken bana sallayan adam benim hocam olamaz'

İtiraf ettiler: Türkiye'den Yunanistan'ı ezen strateji!

ABD’den Hürmüz açıklaması! İran’ın iddiasını yalanladılar

Sandıktan 'soykırıma evet' çıktı! Seçimlerde Netanyahu önde gidiyor!