Gündem
Partiden istifa yetmez, vekillikten de istifa et, adalete hesap ver! Bırak bu ayak oyunlarını
Geçmişte, “Dokunulmazlıkları kaldırmayan namerttir. Hodri meydan” diyerek meydan okuyan CHP kaçkınları, ortaya saçılan yolsuzluklar ve ahlaksızlıklar sonrası benzeri görülmemiş bir şark kurnazlığına soyundu. Hakkında yürütülen soruşturmada sapkın ilişkileri, iğrenç taciz iddiaları ortaya çıkan Mustafa Sarıgül de dokunulmazlık zırhına sığındı.
Buğra Kardan İstanbul
Geçmiş zamanlarda “dokunulmazlıkları kaldırmayan namerttir. Hodri meydan” diyerek meydan okuyan CHP kaçkınları, ortaya saçılan yolsuzluklar ve ahlaksızlıklar sonrası benzeri görülmemiş bir şark kurnazlığına soyundu. Meclis’te 60’ın üzerinde dokunulmazlık fezlekesi bekleyen Özgür Özel ile çok sayıda Yeni Partili milletvekili gibi, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında sapkın ilişkileri, iğrenç tacizleri ve öğrencilere yönelik istismar iddiaları ortaya çıkan Mustafa Sarıgül de dokunulmazlık zırhının arkasına saklandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile birlikte çok sayıda yakını tutuklanan, Metin Mevlüt Sarıgül isimli ağabeyi gözaltına alınan Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, milletvekilliğinden istifa ederek mahkemede hesap vermek yerine parti üyeliğinden istifa ettiğini açıklayarak, benzeri ancak YP’de görülecek bir uyanıklığa imza attı.
HANGİ ADALETLE DÖNECEKSİN?
Sarıgül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Partimi bu soruşturma nedeniyle çıkan tartışmaların dışına çıkarmak amacıyla söz konusu soruşturma sonuçlanıncaya kadar Yeni Parti üyeliğinden istifa ediyorum. Hukukun üstünlüğü, hakikat, vicdan ve hakkaniyet çerçevesi içinde, adalet tecelli edecek ve ben partime döneceğim” ifadelerini kullandı. Aile üyeleri “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” ve “tehdit” suçlamalarıyla tutuklanırken, “Hakkımda açılmış bir soruşturma, hesabını veremeyeceğim bir konu yoktur” diyen Mustafa Sarıgül’ün sadece parti üyeliğinden istifa ederek, dokunulmazlık zırhını muhafaza etmesi, “Bırakın bu ayakları, mahkemede aklanın” eleştirilerini beraberinde getirdi.
BIRAK, ARIN DA ÖYLE GEL!
Akit’e konuşan Avukat Nuray Baynazoğlu, şunları söyledi: “Sarıgül’ün YP’den istifası yeterli değil. Milletvekilliğini bırakması, yargılanmasının yolunu açması umulurdu. Samimiyet bunu gerektirirdi. Tabii peş peşe gelen iddiaların ardından garip bir tabloyla karşılaştık. Sarıgül, YP üyeliğini askıya aldığını ifade etti. Burada Özel ve ekibi daha seri ilerleyebilirdi. Sarıgül’e ‘Aklanıp gel, seni tekrar üye yapalım’ diyebilirdi. Çünkü iddialar çok çirkin. Özkan Yalım konusunda yapılan hata malum. Hatırlanacağı gibi o dönem CHP’de olan Yalım’a, Kadın Kolları Başkanı kefil oldu. Aynı hata tekrarlanmamalı. Çünkü şikâyetler vahim. Sarıgül de samimi olmalı. YP’den istifa etmenin tek başına anlamı olmadığını bilmeli. Milletvekilliğini de bırakmalı. Yüreği varsa böyle bir adım atar. Dokunulmazlık kalkanını bir kenara koyar. Mahkemeye çıkar. Tabii bu kolay değil. Yine Sarıgül’ün yargılanma, aklanma gibi bir derdinin olup olmadığı tartışmalı. Ki böyle bir derdinin olduğuna işaret eden bir beyana şahit olmadık. Ancak erdemlilik, yüreklilik milletvekilliğinden istifa etmeyi ve mahkemeye çıkmayı gerektirir. Sarıgül, günahı ve ayıbı olmadığından emin ise yargılanmaktan çekinmemeli. İddiaları çürütmeye bakmalı. Hodri meydan! Yeri gelmişken dokunulmazlığın milletvekillerine büyük imkânlar verdiğini hatırlatalım. Burada bir çalışma yapılması, dokunulmazlığın kürsüyle sınırlandırılması gerektiğini vurgulayalım.”
ŞEMSİYE GİBİ ISLATMIYOR!
Avukat Cengiz Ocakçı da şunları dile getirdi: “Çok garip iddialar, haberler duyuyoruz. Sarıgül’den net bir açıklama duymuyoruz. İftiralara, komplolara kurban gittiğini dillendirip durduğuna tanık oluyoruz. Yani bu kadar iftira olmaz. O nedenle her şeyi inkâr etme taktiğini bırakmalı. İnanın ‘Hata yaptım, af diliyorum’ demesi daha yararlı olur. Monica skandalını bilmeyen yoktur. Clinton, Monica’yla ilgili iddiaları rahat inkâr edebilirdi. Her şeyi bir bir anlattı ve af diledi. Sarıgül, dokunulmazlık şemsiyesini bırakıp sağanak yağmura tutulmaya ve sırılsıklam ıslanmaya yanaşmaz. Her şey bir yana ortada büyük bir çelişki yok mu? Öteden beri bu solaklar, ‘Dokunulmazlıklar kaldırılsın’ der. Ancak dokunulmazlıklar daha çok solcuların lehlerine kullanılır. Özgür Özel, Sarıgül örneği belli. Milletvekili seçildin. Millette olmayan yetki sende nasıl olur. Biz avukat olarak vekâleten görev gördüğümüzde asilde olmayan yetkiyi kullanamayız. Buna ‘yetki aşımı’ adını veririz. Asil yargılanıyorsa milletvekili nasıl dokunulmazlık zırhının ardına saklanır anlamıyoruz. Bu soruna el atılması çağrısı yapıyoruz. Tabii Sarıgül’ün dokunulmazlığı bırakmayacağı da açık. Özel ve YP’nin taktiğini güdeceği aşikâr. Özel ise abondane oldu. O da bıktı artık. Sarıgül’ün skandallarını takiben ne yapacağını şaşırdı. Şaibelere, yanlışa bulaşan o kadar çok ki ‘Hangi birini savunayım’ demeye başladı. Sarıgül’le ilgili gelgitin temelinde bu olmalı.”