Avrupa
Avrupa’da hibrit savaş alarmı! Havada ve karada büyük kaos
Avrupa genelinde peş peşe yaşanan bomba ihbarları güvenlik birimlerini alarma geçirdi. İtalya, Fransa, Belçika, Çekya, Avusturya ve Polonya’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülkede 10’dan fazla yolcu uçağı acil iniş yapmak veya savaş uçakları eşliğinde farklı noktalara yönlendirilmek zorunda kaldı. Son 72 saatte yaklaşık 27 asılsız ihbarın kayıtlara geçtiği belirtilirken, tehditlerin yalnızca hava trafiğiyle sınırlı olmadığı, marketlerin soğuk hava depolarını hedef alan siber sabotajların da gıda krizine yol açtığı öne sürüldü.
Avrupa’da yaşanan gelişmeleri A Haber ekranlarında değerlendiren Gazeteci Mete Sohtaoğlu, Siyaset Bilimci Dr. Fatma Yeşilkuş ve Gazeteci Bercan Tutar, olayların sıradan güvenlik ihbarlarının ötesinde bir boyuta ulaşmış olabileceğine dikkat çekti. Uzmanlar, Avrupa’nın çok yönlü hibrit ve asimetrik savaş tehdidiyle karşı karşıya olduğu değerlendirmesinde bulundu.
AVRUPA HAVA SAHASINDA REAKSİYON SÜRESİ TEST EDİLİYOR
Avrupa'da yaşanan olağanüstü hareketliliği değerlendiren Gazeteci Mete Sohtaoğlu, uçakların tahliye edilerek aranmasının ve paniğin yatışmasının ardından yeni bomba ihbarlarının geldiğini belirtti.
Sohtaoğlu, yaşananların uzun süredir devam eden bir sürecin parçası olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Bu durum aslında uzun süredir devam eden bir sürecin sonucu. Avrupa'da bir süredir patlayıcı taşıyan ya da taşımayan, askeri üslerin yakınlarına ve sivil yerleşim yerlerine düşen kimliği belirsiz insansız hava araçlarıyla ilgili olaylar yaşanıyor. Yalnızca Almanya'da geçtiğimiz ay 30'a yakın kimliği belirsiz İHA tespit edildi. Bununla da sınırlı kalmıyor; tren raylarının sinyalizasyon sistemlerinin bozulması, elektrik panolarının patlatılması gibi kundaklama ve sabotaj eylemleri de yaşanıyor. Gelinen noktada ise Avrupa semalarında bomba alarmları çalıyor. ABD'deki başkanlık ve ara seçimlerin ardından bu olayların artması, 2027'nin de Avrupa için hiç kolay geçmeyeceğini gösteriyor.
İtalya'dan Yunanistan'a, Portekiz'den Roma'ya, İskoçya'dan Finlandiya'ya, Brüksel'den İspanya'ya, İngiltere'den Danimarka ve Bulgaristan'a kadar çok geniş bir hatta bu ihbarlar yapılıyor. Bunların büyük bölümü asılsız ancak burada ergenlerin eğlencesinin ötesinde çok ciddi bir durum söz konusu. Bu hamlelerle hükümetlerin reaksiyon süreleri ölçülüyor. Savaş uçaklarının, kurtarma ekiplerinin ve bomba imha timlerinin kaç dakikada müdahale ettiği, uçakların nasıl tahliye edildiği ve hangi ekipmanların kullanıldığı test ediliyor. Bu, hibrit ve asimetrik savaşın en somut örneklerinden biridir."
GIDA ZİNCİRİNE SİBER SABOTAJ: SOĞUK HAVA DEPOLARI HEDEFTE
Tehdidin yalnızca hava sahasıyla sınırlı kalmadığını, karada da son derece tehlikeli bir sürecin yaşandığını belirten Gazeteci Mete Sohtaoğlu, marketlerin soğuk hava depolarını hedef alan siber saldırılara dikkat çekti.
Sohtaoğlu, saldırıların gıda tedarik zincirini sekteye uğratabilecek boyuta ulaştığını belirterek şunları söyledi:
"Avrupa semalarında bomba alarmları yaşanırken karada, gece 01.00 ile 03.30 saatleri arasında marketlerin sistemlerine sızılıyor. Siber saldırılarla normal şartlarda -14 ile -24 derece arasında olması gereken soğuk hava depolarının sıcaklıkları +40 ila +50 dereceye yükseltiliyor. İlk olarak Fransa'da başlayan bu durum, şube başına 100 bin avroluk zarar ve gıda kıtlığı anlamına geliyor. Belçika, İsveç, Hollanda, Almanya, İtalya, Estonya, Lüksemburg, İrlanda, Finlandiya, İngiltere, Portekiz ve Romanya'da marketler siber saldırılarla işlemez hâle getirilerek halkın gıdaya erişimi engelleniyor.
Nitekim Avrupa yönetimleri de bir süredir vatandaşlarına 'Cebinizde nakit para bulundurun, üç günlük yiyecek ve su stoklayın, pil ve radyo bulundurun, sığınakların yerini bilin.' şeklinde uyarılarda bulunuyor. Soğutma sistemlerini hedef alan bu profesyonel siber sabotajlarda ve sivil havacılığı baskı altına alan eylemlerde olağan şüphelilerimiz Rusya, Kuzey Kore ve İsrail gibi aktörlerdir. Nitekim Kuzey Kore, geçtiğimiz günlerde kripto para piyasasından tek seferde 6,5 milyar dolar çaldı."
GEÇMİŞTEN BUGÜNE HİBRİT SAVAŞ VE TOPLUMSAL KORKU
Avrupa'nın güvenlik yapısının ciddi bir sınavdan geçtiğini ifade eden Siyaset Bilimci Dr. Fatma Yeşilkuş, geçmişte Estonya'da yaşanan siber saldırıları hatırlattı.
Yeşilkuş, hibrit savaş yöntemlerinin yıllar içinde daha gelişmiş teknolojilerle uygulandığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
"2007 yılında Rus hackerların Estonya'ya düzenlediği iddia edilen siber saldırılarda bankacılık, gıda ve hastane sistemleri çökmüş, günlük hayat durma noktasına gelmişti. Estonya, o dönemde NATO'ya çağrıda bulunarak 5. maddenin devreye sokulmasını istemişti. Aradan geçen yaklaşık 20 yılın ardından bugün çok daha gelişmiş yazılımlar ve teknolojilerle bu saldırıları konuşuyoruz. Altyapı zaten önceden denenmişti.
Hibrit savaş yürütüldüğü için faili kesin olarak işaret etmek zor olsa da Avrupa'nın güvenlik mimarisi büyük bir sınavdan geçiyor. Bunun için mutlaka fiilî bir saldırı gerçekleştirmeniz gerekmiyor. Yalnızca bu ihbarlarla bile sistemi alarma geçiriyor, askeri jetleri sivil uçakları korumak için havalandırıyor, toplumda korku ve yılgınlık oluşturuyorsunuz. Avrupa'nın Rusya-Ukrayna Savaşı'ndaki tutumu nedeniyle Rusya'nın kıtayı iç karışıklıklar ve korkuyla meşgul etmek isteyebileceği akıllara gelse de fail konusu henüz tam anlamıyla aydınlatılmış değil. Araştırmalar sürüyor."
"MELESİNİN EKONOMİK MALİYETİ DE BULUNUYOR"
Sürecin yol açtığı ekonomik maliyete de dikkat çeken Gazeteci Bercan Tutar, yaşanan güvenlik zafiyetlerinin yalnızca stratejik ve toplumsal değil, ekonomik sonuçlarının da bulunduğunu vurguladı.
Tutar, "Tüm bu güvenlik zafiyetlerinin yanı sıra meselenin çok ciddi bir ekonomik maliyeti de bulunuyor." dedi.
SARI YELEKLİLER VE SİBER SAVUNMANIN ÖNEMİ
Yaşanan kaotik gelişmelerin tek bir merkeze bağlanamayacağını belirten Askeri Stratejist Dr. Eray Güçlüer, hibrit savaşın farklı aktörler ve yöntemler üzerinden yürütülebileceğine dikkat çekti.
Güçlüer, Rusya'nın yanı sıra farklı aktörlerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Yalnızca Rusya'ya odaklanmamak gerekiyor. 2017'de Fransa'da ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketinde, sosyal medya üzerinden toplumu yönlendiren ve yönlendirici mesajlar atan yapının merkezinin İsrail merkezli Black Cube şirketi olduğu ifade edilmişti. Avrupa şu anda planlı bir şekilde kaotik bir ortama sürükleniyor. Bu, Mete'nin de belirttiği gibi asimetrik ve hibrit savaşın bir parçasıdır.
Siber savaşın önemi dünyada her geçen gün artıyor. Geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiğimiz HAVELSAN ziyaretinde de gördüğümüz üzere, Türkiye'de HAVELSAN üzerinden güçlü bir siber savunma kuşağı oluşturulması için çok büyük çaba sarf ediliyor ve önemli çalışmalar yürütülüyor."
12 ÜLKEDE AYNI ANDA GREV YAPTIRABİLEN AĞ: "CHAOS INC."
Küresel çapta faaliyet gösteren organize yapılara değinen Gazeteci Bercan Tutar ise farklı ideolojik ve siyasi bağlantılara sahip grupların oluşturduğu ağlara dikkat çekti.
Tutar, Fox News Digital'de yayımlanan bir rapora atıfta bulunarak söz konusu yapılanmayı ve faaliyetlerini şöyle anlattı:
"Fox News Digital'de Fransa'daki olayları inceleyen bir rapor yayımlanmıştı. Bu yapıyı 'Chaos Inc.', yani Kaos Anonim Şirketi olarak tanımlıyorlardı. İçinde sağ, sol veya İran, Kuzey Kore ve Çin bağlantılı grupların yer aldığı 50'den fazla organizasyondan bahsediliyor. Örneğin Hong Kong'da Amerikan sermayeli büyük bir şirketin başında bulunan, son derece zengin bir figür kendisini komünist olarak tanımlayabiliyor.
Bu yapı yalnızca öğrenci gösterileri organize etmekle kalmıyor; 12 ülkede aynı anda grev dalgası başlatabilecek kapasiteye sahip küresel fon ağlarıyla hareket ediyor. Gerektiğinde öğrencileri sokağa döken, gerektiğinde siber sabotajlar düzenleyen, gri bölge operasyonları ve hibrit savaşları koordine eden son derece tehlikeli bir mekanizma söz konusu."