AKİT MENÜ

Gündem

Avrupa, Bosna’da ölmüş Suriye’de gömülmüştür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Avrupa, Bosna’da ölmüş, Suriye’de gömülmüştür." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Vefatının 14. Yılında Aliya İzetbegoviç’i Anma Programı”na katıldı. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan burada yaptığı konuşmada, Bosna Hersek’in Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Aliya İzzetbegoviç için “O, sırf Müslüman olduğu, Müslümanca düşündüğü için atıldığı zindanda fikrini ilmek ilmek dokuyan genç bir mütefekkirdir. O yüreğinin bir yarısında Bosna’yı, diğer yarısında Fas’tan Endonezya’ya, Türkiye’den Cezayir’e bütün İslam dünyasını taşıyan bir gönül adamıdır” ifadelerini kullandı.

Biz Aliya’yı ‘Her şeye kadir olan Allah’a hamd olsun ki köle olmayacağız’ haykırışıyla biliyoruz” diyen Erdoğan “Biz onu ‘Boşnaklar ülkelerinde kendilerini özgür hissetsinler, sadece Allah’tan korksunlar, gururlu olsunlar, çok çalışsınlar, gerçeği konuşsunlar’ vasiyetiyle hatırlıyoruz. Biz o büyük gönül insanını vefatından birkaç gün önce yazdığı ‘Dik dur, yıldızların altında nasıl başı eğik durursun. Hangi yoldan gidersen git sonunda ölüm bekliyor. Ve her şey felaketle sonuçlanıyor. Sen de öleceksin, bu dünya da ölecek. Bu yüzden dik dur’ mesajıyla hatırlıyoruz” dedi.

“Bu her şahsa nasip olmaz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aliya’nın Batı karşısında bu kadar cesur, bu kadar açık sözlü olmasının sebebi, elbette yaşadıkları ve şahit olduklarıdır” dedi.

Aliya İzzetbegoviç’in hapis, baskı, yıkım ve savaş dahil belki de görülebilecek bütün acıları 78 yıllık ömrüne sığdırmış birisi olduğunu ifade eden Erdoğan, “Cezaevini de görmüştür, bunun yanında savaşı da görmüştür. Bu, her şahsa nasip olmaz. İşte bu, asaletinin en temel bana göre harcıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Medeni Avrupa’nın göbeğinde, tüm dünyanın gözü önünde tam 3,5 yıl boyunca İzzetbegoviç’in yüz binlerce vatandaşının vahşi bir şekilde katledildiğini kaydeden Erdoğan, “Srebrenitsa aslında bunlardan bir tanesi. O, Srebrenitsa’daki tarihin en utanç verici soykırımlarından birine şahit olur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada Avrupa devletlerine yüklendi. “Türkiye’ye gelecek olan batıdaki benim vatandaşıma kalkıyorlar, köpeğe üzerini arattırıyorlar” diyen Erdoğan, “Böyle bir rezalet olabilir mi? Sen kendin arayamıyor musun, kendin arasana. Bayansa, bayan polisine arat. Niye? Çünkü bunların karakterinde, cibilliyetinde bu var ama bir Müslüman’da bu olamaz çünkü Müslüman zulmetmez” dedi.

Masum çocuk bedenleri Batı medeniyetinin mezar taşlarıdır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa, Bosna’da ölmüş, Suriye’de gömülmüştür. Sahile vuran masum çocuk bedenleri ise Batı medeniyetinin mezar taşlarıdır bunu böyle biliniz. Maalesef son 7 yılda kadim Avrupa değerleri bizzat bu değerlerin sahipleri tarafından itibarsız hale gelmiş, tek tek yok edilmiştir” diye konuştu.

“Zulmü tribünden seyredenler değişmedi”

Erdoğan, “İnsan hakları, demokrasi, millet iradesi ve özgürlükler dün Boşnaklara çok görülüyordu. Bugün de Suriyelilere, Filistinlilere, Libyalılara lüks görülüyor. Mazlumlar ve zalimler değişse de zulmü tribünden seyredenler değişmedi, değişmiyor” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti: “Avrupalı liderlerden Türkiye’yi hedef almayı artık bir tarafa bırakıp, sağduyuya, aklıselime dönmelerini bekliyoruz. Yabancı düşmanlığını tırmandırmak, hiç kimseye bir fayda sağlamaz. İslam karşıtlığı üzerinden iktidar hayali kurmak kimseyi bir yere taşımaz. Türkiye’siz bir Avrupa’nın varacağı yer yalnızlıktır, çaresizliktir, iç çekişmelerdir.  Türkiye, Avrupa’ya muhtaç değildir. Asıl muhtaç durumda olan Avrupa’dır. Onlar görmek istemese de giderek kronikleşen sorunlarının reçetesi Türkiye’dir, Türkiye’nin tam üyeliğidir.”

Tam üyelik için Türkiye’nin şahsiyetinden, değerlerinden ve onurundan asla taviz vermeyeceğini vurgulayan Erdoğan, “Biz, kimsenin oyuncağı değiliz, olmayacağız. Biz, birilerinin keyfine göre muamele edeceği kapıkulu değiliz, olmayacağız. Çünkü biz, tıpkı Bosnalılar gibi kanlarıyla tarih yazan, hürriyetin bedelini, gencecik fidanlarını toprağa vererek ödeyen bir milletiz. Tehditlerle Türkiye’yi esir alacaklarını zannedenler kendi tarihlerinden bihaber gafilleridir. Yaptırımlarla bize diz çöktüreceklerini sananlar büyük bir yanılgı içerisinde olduklarını pek yakında anlayacaklardır. Her zaman ifade ettiğim gibi havlu atmayacak, pes etmeyeceğiz. Ucuz ayak oyunlarına prim vermeyeceğiz, kendini bilmez siyasetçilerin provokasyonuna gelmeyeceğiz. Milli gururumuzdan da stratejik hedeflerimizden de taviz vermeyeceğiz” diye konuştu. 

İzzetbegoviç’in emanetine sahip çıkacağız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aliya İzzetbegoviç’i ölümünden kısa süre önce, Viyana’dan dönerken, sağlık durumunun sıkıntılı olduğunu öğrenmesi üzerine Saraybosna’da tedavi gördüğü hastanede ziyaret ettiğini anlattı. Ziyarette, Bakir İzzetbegoviç’in de yanlarında bulunduğunu ifade eden Erdoğan, “Yanına çıktığımda elimi, avuçlarının içine alıp ‘Buralar evlad-ı Fatihan’dır. Bosnamı koruyun, Bosnama sahip çıkın’. emanetiyle hatırlıyoruz. İnşallah biz de Bosna’yı korumaya ve oradaki kardeşlerimizle beraber Bosna’yı yüceltmeye devam edeceğiz. Orada birkaç önemli siyasi, stratejik vasiyetleri de olmuştu ama onları burada söylemem uygun düşmez” ifadelerini kullandı.

Bosna Hersek’te İslam korundu

Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi’nin Boşnak üyesi Bakir İzzetbegoviç, Bosna Hersek’in dostu olan Türklerin her zaman ülkesine ellerinden geldiğince yardım ettiğini belirtti. Babası Aliya’nın mücadelesini yakından takip etme imkanına sahip olduğunu kaydeden İzzetbegoviç, babasının iki kez savaş, iki kez de hapis yaşadığını anlattı. Babasının ömrünün 8 yılını savaşlarda, 9 yılını da hapiste geçirdiğine işaret eden İzzetbegoviç, hapiste geçirdiği süre zarfında babasına hiçbir zaman ev izni verilmesine müsaade edilmediğini söyledi.

Bosna kendi kimliğine döndü

Aliya’nın mücadelesine değer vermenin, onun yanında duranlara ve hayatlarını kaybedenlere değer vermek anlamına geldiğini vurgulayan İzzetbegoviç, “Bu mücadelenin sonunda Bosna Hersek’te İslam korundu. Boşnak milleti korundu, kendi kimliğine, dinine, kültürüne döndü” dedi.

 

Yorumlara Git

Zonguldak'ta hafızlık icazet programı şeddeli kafirleri rahatsız etti! 'Şeriata karşı omuz omuza'

Dine siyaset alet edilmiş mi Kemalistler? Cami bahçesinde Mustafa Kemal büstü

Götürmek genlerinde var! Korsan Özgür arabaya da çökmüş!

İBB yöneticisi kaçırılmıştı! Kaçıranlar böyle yakalandı

Venezuela'nın yeni lideri, Maduro'yu sattı!