Gündem
Çocuk kitapları sıkı denetimden geçmeli
Çocuk kitaplarıyla ilgili ortaya çıkan skandal gelişmeler anne ve babaları şok etti.Kitaplarda ensest ilişkiden kafa kesmeye kadar her türlü rezalet yer alıyor.
Son günlerde çocuk kitaplarıyla ilgili ortaya çıkan skandal gelişmeler anne ve babaları şok etti. Skandala konu olan kitaplardan birinde “Bir babanın kızına evlenme teklif ederek ensest ilişkiye özendirmesi”, başka bir kitapta “babası tarafından çocuğun kafasının kesilmesi, annesi tarafından pişirilmesi ile şiddet ve cinayet işlemeye özendirmesi, anne babalarda büyük endişeye neden oldu. Bu durumdan rahatsız olan anne ve babalar, yetkililere çocuk kitaplarının bir an önce denetlenerek, sakıncalı olanlarının piyasadan kaldırılması yönünde acil çalışma başlatılması için çağrıda bulundular.
ÇOCUĞU OLUMSUZ ETKİLER
Çocuk kitaplarıyla ilgili skandal gelişmeleri değerlendiren Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Sefa Saygılı, “Çocuğun kişiliği, yetişkinlikteki hayat tarzı, karakteri özelikle çocuklukta kazanılır. Çocuklukta kazanılan karakter ve kişilik değişmez, aynen devam eder. O yüzden ne kadar sağlam yetişirse, evrensel ve milli değerlerimiz bir bakış açısıyla yetişirse, o derecede karakterli çocuklar olarak yetişirler. Bozuk zihniyetli kitaplar, çocukları etkiler. Dolayısıyla da toplum yapısını da etkiler. Subliminal, dehşet verici mesajlar, çocukların bilinçaltına ekilmektedir. Bu kitaplarla büyüyen çocuklar şiddete meyilli, sapkın davranışlar gösteren, ruh sağlığı bozuk bireyler olacaktır. Dolayısıyla çocuklar için geliştirilen bir çizgi filmi projesini kabul etmeden önce bu alanda uzman kişinin raporunu şart koşuyor. En kısa zamanda çocuk yayınları için de aynı şartı getirilmesi gerekiyor ” şeklinde konuştu.
“KAVRAMLARIN YERİ VE ZAMANI ÖNEMLİ”
Yrd. Doç. Dr. Fatıma Tuba Yaylacı da, “Çocuk çizgi filmlerini, genel olarak da günlük hayatta çocukların maruz kaldığı medya unsurlarını filtrelemek zorundayız. Aynı şekilde çocuk kitapları da sıkı denetimden geçmelidir. Çocukların gelişim düzeylerine göre, bilinçsel, duygusal, sosyal gelişimlerine göre filtreleme yapmak durumundayız. Aksi halde gelişimlerini, ruh sağlıklarını olumsuz etkileyebiliriz. Anlayamayacakları kavramları çok yanlış bir şekilde vermek zararlıdır” dedi.