Gündem
Karadayı’nın her şeyden haberi vardı
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 28 Şubat davasının dünkü duruşmasında savunmasını yapan Dönemin İç Güvenlik Harekat Daire Başkanı Kenan Deniz, “Komutan astlarının yaptığı ve yapmadığı her şeyden sorumludur. Genelkurmay Başkanının ‘bilmiyorum’ demesinin hukuki bir anlamı ve geçerliliği yoktur. Kaldı ki, bilgisi vardır, her aşamada bilgilendirilmiştir” dedi.
GÖKSEL ÇAĞLAV/ANKARA
28 Şubat dönemine ilişkin 203 sanığın “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren düşürmeye ve devirmeye iştirak” suçundan tutuksuz yargılandığı davada sona gelindi. Mahkemenin bu hafta son savunmaların tamamlanmasının ardından kararını açıklaması bekleniyor. Tarihe postmodern darbe olarak geçen 28 Şubat dönemine ilişkin aralarında dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Genelkurmay 2. Başkanı Çevik Bir ve emekli orgeneral Çetin Doğan’ın da yer aldığı 103 sanıklı davada, bu hafta savunmaların tamamlanması bekleniyor. Davanın dün görülen 103’ncü celsesine sanık sıralarının boş olduğu gözlenirken, 28 Şubat mağdurları, izleyici bölümünü doldurdu. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sabah saatlerinde, dönemin İç Güvenlik Harekat Daire Başkanı ve Başbakanlık Başdanışmanı emekli Tümgeneral Kenan Deniz savunma yaptı. Deniz savunmasında suçlamaları kabul etmezken, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı’yı suçladı. Karadayı’nın, “Kendi aralarında değerlendirirler, sonucu arz ederler. Bunları 2. Başkan takdir eder. Grubun adı Genelkurmay Başkanına lazım değildir. Lazım olan bilgidir. 4 sene Genelkurmay Başkanlığı yaptım. BÇG’yi duymadım, söylenmedi” sözlerini yalanlayan Deniz, “Komutan astlarının yaptığı ve yapmadığı her şeyden sorumludur. Genelkurmay Başkanının ‘bilmiyorum’ demesinin hukuki bir anlamı ve geçerliliği yoktur. Kaldı ki, bilgisi vardır, her aşamada bilgilendirilmiştir” ifadelerini kullandı. Sanık Deniz, Batı Çalışma Gurubu’nun yasal olduğunu savunurken de, “BÇG’yi cunta olarak nitelemek, önyargı ve art niyetin ötesindedir” dedi.
“ÇİLLER VE DEMİREL ÇATIŞMASIYDI”
28 Şubat döneminde yaşananların siyasi olduğunu savunan dönemin Başbakanlık Danışmanı sanık Deniz, yapılan yargılamanın ne 28 Şubat, ne Batı Çalışma Grubu ile ilgili olmadığını iddia ederek, 28 Şubat dönemini şöyle anlattı: “Siyasi, ekonomik, sosyal ve politik etkilerin oluşturduğu bir süreçtir. O dönemde dillendirilmesi ise tümüyle siyasilerin oluşturduğu bir paranoyadır. Olay Çiller’le Demirel arasında yaşanan çatışmadır. Tüm tanıklar bir yana bırakılıp, sadece duygularını aklının önünde tutan bu kişinin görüşlerine itibar edilmesi de bu davanın haksız, hukuksuz ve intikam amaçlı olduğunu doğrulamaktadır.”
KARAR AY SONUNA KADAR ÇIKACAK
Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin savunmaları bu hafta tamamladıktan ve birkaç gün ara verdikten sonra kararı açıklamak için yeni bir tarih vermesi bekleniyor. Sanık avukatlarına göre verilen kararın temyiz aşaması da uzun sürecek. İtirazlar üzerine dosya Bölge Adliye Mahkemesi’ne (İstinaf) taşınacak. Burada verilen karara da itiraz yapılarak dosya Yargıtay’a taşınacak. Sanık avukatlarının bir diğer beklentisi de sanıkların kararla birlikte tutuksuz yargılamasının devam etmesi yönünde.