AKİT MENÜ

Ekonomi

Yerli imalatçıya pozitif ayırım istiyoruz

Nisan ayında İstanbul iş dünyasının takdiri ile dünyanın sayılı odalarından birisi olan İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanlığına seçilen Şekib Avdagiç, dinamik ekibiyle bir taraftan 400 bin üyeye hizmet veriyor, diğer taraftan ülke ekonomisinin daha ileri seviyeye gitmesi için icraatları takip edip projeler geliştiriyor. Kamu kesiminin yerli imalatçılara pozitif ayırım uygulamasını isteyen Avdagiç, yeni dönem beklentilerini ve planlarını Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı’ya anlattı.

Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerin sonuçlarının açıklanmasının ardından iş dünyasının güçlü bir temsilcisi olarak kamuoyuna yaptığı açıklamalarla dikkat çeken İTO Başkanı Şekib Avdagiç, bugünlerde neredeyse tüm mesaisini Büyük Türkiye’nin güçlü olması gereken ekonomi ayağında yer alacak projelere ayırıyor. İstanbul iş dünyasının geleceğe dönük girişimlerinde etkin rol alan İTO’nun misyonuna uygun politikalar üretmenin gayretinde olan Avdagiç sorularımızı içtenlikle cevaplandırdı...

* İşadamı gözüyle seçim sonuçlarını nasıl yorumluyorsunuz?

KRİTİK DÖNEME GÜÇLÜ BİR GİRİŞ YAPTIK

Bu seçim diğerlerinden farklı olarak Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Çünkü bu seçimle birlikte Türkiye yeni bir siyasi sisteme geçiş yapmıştır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kontağı çevirmiştir. Güçlü ve hızlı refleks veren bir yönetim biçimine kavuşmuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği ve siyasi tecrübesini de önümüze alarak, 16 yıllık kazanımlarımıza sahip çıkarak, projelerin, istikrarın devamını garanti altına aldık. Küresel ekonominin artan petrol fiyatları, ticaret savaşları ve parasal sıkılaşma ile dünya kritik bir dönemeçten geçiyor. Çıkan seçim sonuçlarıyla biz bu kritik döneme güçlü bir giriş yapmış olduk. Zira piyasaların ilk tepkisi olumlu. Bunun anlamı şu ki ;çıkan sonuç piyasaya gereken güveni daha ilk andan itibaren verdi. Şimdi bu güveni reformlarla taçlandırma vakti. Bundan sonra gündemimizde üretim var. Yüksek teknoloji ve markalaşma var. İç tasarrufları arttırmak, sıcak paradan ziyade doğrudan yabancı yatırıma dayalı dış finansman yöntemini benimsemek önemli. Tabii sektörlerimize dönüp baktığımızda atılacak mikro adımlar da önemli. Bu anlamda biz de nokta atışı önerilerimizin yer aldığı somut bir rapor hazırlıyoruz.

* Seçim meydanlarında verilen ekonomik vaatler size göre piyasalarda bir daralmaya yol açar mı?

GERÇEKÇİ VAATLER KARŞILIĞINI BULDU

Halkımız nezdinde popülist vaatler yerine gerçekçi hedeflerin karşılık bulduğunu görüyoruz. Bu milletimizin, iş dünyamızın ve elbette Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın aynı vizyonda, aynı hedefte buluştuğunu da net şekilde anlatıyor. Hedefte birlik, gönülde birlik, azimde birlik olduktan sonra elbette “Güçlü Türkiye” vizyonunu hayata taşımak çok daha kolaylaşacaktır.

* Cari açık konusundaki görüş ve önerileriniz neler?

BU KISIR DÖNGÜDEN KURTULMALIYIZ

Biz ihracat yapmak için kullanacağımız hammadde ve ara malını ithal ediyoruz. Buradaki temel mesele ara malı ithalatında başkasının pazarı olmaktan kurtulma konusu. Kur artınca maliyet artıyor ve fiyatlar artıyor. Enflasyon artınca da faizler artıyor. Bu kısır döngüden kurtulmamız lazım.

En yüksek oranda ara malı ithal ettiğimiz kalemleri tespit edip bunlar için teşvik sistemi tasarlamak önemli. Tabii bunun finans ayağını da sağlam tutmalıyız. Burada son dönemde hükümetimizin önemli adımları oldu. Süper teşvik paketi çok etkili ve doğru bir adım olmuştur. Bu adımların artarak devam etmesini bekliyoruz.

İkinci önerimiz de; kamunun ve özel sektörün satın alma gücünü kendi lehimize kullanmak. Gelişen bir ülkeyiz. Sürekli yatırım halindeyiz. 2050 yılına kadar 1 trilyon doları geçkin kamu ve özel sektör yatırımı yapılacağı tahmin ediliyor. Bu gücü yabana atmayalım... Kamu kesimi yerli imalatçımıza pozitif ayırım uygulaması lazım. Uzun vadeli alım planları yapıp, özel sektörle paylaşsın. Böylelikle yerli tedarikçiyi kendi alımlarımızla büyütelim. Bu fakında olmadığımız önemli bir güç.

İhracatın rekora taşınmasında üyeleriniz nasıl bir rol üstlenebilir?

İHRACATIN KAHRAMANLARI EKONOMİMİZİ SIRTLIYOR

Hedefleri gerçekçi bir temel oturtmak ve hayata taşımak için öncelikle dünyanın şartlarına bakmak lazım. Oradaki genel eğilimleri iyi okumak gerekir ki, ayakları yere basan bir ihracat stratejisi oluşturalım. Bilhassa da son on yıllık süreç bu açıdan çok kıymetlidir.  Bakın... Dünya, 2008’de başlayan küresel finans krizin etkilerini hâlâ tam olarak atlatamadı. Bunu iyi görmek lazım. Krizin üstünden on yıl geçmesine rağmen, dünya ticaretinde ancak tedrici düzeyde bir iyileşme gözlemliyoruz. Küresel likidite de bu noktada daraldı. Üstüne üstlük gittikçe kızışan ticaret savaşları ve artan petrol fiyatları var... Bunun yanında, bölgemizde yaşanan ve tüm dünyayı etkileyen jeopolitik gelişmeler de etkili olmaya devam ediyor. Sürecin bu şekilde olmasına karşın 2017 yılında ihracat, 157,1 milyar dolara ulaştı. Geçen yıla göre yüzde 10,2 artış gösterdi. Üstelik net ihracat, ekonomik büyümede de pozitif bir katkı sağlıyor. Toplam küresel ticaretteki payımız yüzde 0,89’du. Şimdi bu oran yüzde 0,91 oldu. Ayrıca Avrupa ekonomisi ılımlı şekilde toparlanmaya devam ediyor. Bu durum ihracata da yansımaya başladı. Son verilen rakamlara göre, Ocak-Mayıs arasında ihracatımız yüzde 8 arttı. AB’ye yaptığımız ihracatta yüzde 15 civarı artış var. Tabii... İhracatın bir tarafı hedef pazarlarsa, diğer yönü de sepetinizde ne olduğu, yani ne ihracat ettiğinizdir. Biz istiyoruz ki dünyaya daha çok teknoloji satalım. Ürünlerimizin birim değeri daha fazla olsun. Bu noktada dünya bir adım atıyorsa biz 3 veya 5 adım atmalıyız.

İTO, İstanbul’un finans merkezi olması için yapılan girişimlerin neresinde?

İSTANBUL, ULUSLARARASI FİNANS MERKEZİ OLACAK

İstanbul Uluslararası Finans Merkezi projesi 2009 yılından buyana gündemde olan bir konu. Biz de İstanbul Ticaret Odası olarak projenin ilk doğduğu andan itibaren oluşturulan pek çok çalışma komitesinde doğrudan görev aldık. Halen de buralardaki görevlerimiz devam ediyor. Bu projede reel sektörün nabzını ortaya koyan en etkin kuruluşlardan biriyiz.

Ayrıca İstanbul Ticaret Üniversitemiz bünyesinde de bu konu ile ilgili bir merkez kurduk. Strateji çalışmalarından, İstanbul’da konu ile ilgili paydaşları bir araya getiren bir toplantılara kadar pek çok faaliyetimiz gerçekleştirdik.

Seçimleri de geride bıraktığımız bu dönemde İstanbul Finans Merkezi projesinde de takvimin hızlanacağına inanıyorum. Zira fiziki anlamda çalışmalar başlamış durumda. Ancak biliyoruz ki; daha da önemli olan İstanbul’u hukuki altyapısıyla, insan kaynağıyla, vergi teşvikleriyle ve teknolojik altyapısıyla da  öne çıkarabilmek. Tabii burada İslami Finans tarafında da önemli bir avantajımız var. Dünyada 2 trilyon doları aşan bir aktif büyüklüğü sahip İslami Finansta her yıl yüzde 10’a yakın oranlarda büyüme gerçekleşiyor. Üstelik kar-zarar ortaklığına dayanan reel bir model. Bu noktada avantaj yakalayabilecek coğrafi bağlantılara sahibiz. Bu fırsatı değerlendirmeliyiz.

ÜYELERİMİZ BİZLER İÇİN DEĞERLİ

’’İTO olarak faaliyetlerimizin odak noktasında üyemiz var’’ diyen Avdagiç, ’’Çünkü her bir üyemiz ne kadar güçlüyse, bu ülke de o kadar güçlüdür. Biz buna inanıyoruz. Bu sebeble üyelerimizi dinlemeye, onlarla temas halinde olmaya azami özen gösteriyoruz. Sosyal medyayı etkin kullanıyoruz. Çağrı merkezimize, koordinatörlüklerimize üyelerimizden gelen  her türlü talebi en aktif şekilde değerlendiriyoruz. Mobil İTO otobüsümüz ve İTO Bilgilendirme Merkezimizde yine üyelerimizle birebir temas kuruyoruz. Zaman zaman da üye memnuniyet anketimiz oluyor. Buradan aldığımız geri bildirimler de bize önemli bir yol haritası sunuyor’’ dedi.

BEN OLSAYDIM...

Ben hayallerimizle ilgili inisiyatifin kendimize ait olduğunu düşünüyorum. Bu doğrultuda imkânları oluşturmak için çabalamak kendi elimizde, bize fırsat verilmesini beklemek yerine, fırsatları kendimiz var edebiliriz.  Babamın bize en önemli öğütlerinden biri, “iş hayatında sadece maddi fırsatların peşinde değil, aynı zamanda hayallerinizin ve kişisel değerlerinizin de peşinde koşun” olmuştur. Şirketimiz bünyesinde ürettiğimiz Türkiye’nin dünya pazarına açılabilen ilk yarış otomobili hayattaki bu bakış açımın da en somut ve en keyifli ürünü olmuştur. Bugün ülkemizi küresel arenada temsil etmenin gururunu yaşıyoruz. Keza bu doğrultuda Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği’nin (MÜSİAD) kuruluşunda da aktif rol aldım. Bana kalırsa MÜSİAD’ın kuruluşu ve etkinliği ülkemiz için sadece ekonomik değil demokratik manada da önemli bir kazanım oldu.

Geçmiş dönemden yarım kalan projelerden hangileri öncelikleriniz?

BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIYACAĞIZ

İstanbul Ticaret Odası bugüne kadar pek çok dev projeyi ekonomimize kazandırmıştır. Üniversitemiz olsun, yaptığımız okullar olsun, Teknopark ve İDTM olsun bu önemli eserler dönemlere sâri şekilde tamamlanmıştır. Çünkü bu Odanın 136 yıllık geçmişinde her daim devamlılık esas olmuştur. Tabii ki bundan sonra da aynı şey geçerli. Tüm projelerimizi geliştirerek takvimine göre sürdürüyoruz. Tabii bir yandan da bayrağı ileriye taşıyacak yeni projeleri hayata geçiriyoruz.

136 YILDIR İSTANBUL’UN İŞ DÜNYASINI TEMSİL EDİYORUZ

İstanbul Ticaret Odası kurulduğu 1882’den beri, tam 136 yıldır, küresel ölçekte hareket eden bir kurum. Bu anlamda dış pazarlar konusunda üyelerimizin cesaretlenmesini, onlara yol göstermeyi önemli buluyoruz ve  pek çok proje gerçekleştiriyoruz. Her yıl 30’u aşkın uluslararası fuara milli katılım organize ediyoruz. Burada firmalarımız projelerini kendi stantlarıyla birebir tanıtıyorlar. Diğer yanda İhracata İlk Adım ve URGE projeleriyle daha önce hiç ihracat yapmamış ya da sınırlı kalmış üyelerimizi ihracat yapacak hale getirecek birebir danışmanlık sunuyoruz. Onlarla beraber sahaya çıkıyor, fuar ve ikili görüşme organizasyonlarına kadar tüm aşamalarda yanlarında oluyoruz. Her yıl Odamızda 200’e yakın uluslararası heyeti ağırlıyoruz. Tedarikçi günü etkinlikleriyle küresel firmalarla üyelerimiz arasında alım görüşmeleri organizasyonları düzenliyoruz. ICVB ile ülkemizdeki kongre turizmini canlandırmak için pek çok organizasyona imza atıyoruz.

Yorumlara Git

Hamas, "savaş suçu" diyerek alçaklığı dünyaya duyurdu

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan Suriye mesajı: Sonuna geldik

İsrail’den Yunanistan’a destek teklifi: F-35 için operasyonel destek tepki topladı!

Murat Gülibrahimoğlu'nun ses kaydını ortaya çıktı! Özgür Özel "İBB Borsası" iddiasını nasıl uydurdu?

Galatasaray - Atletico Madrid | CANLI ANLATIM