Gündem
‘Kısasta hayat vardır’
Türkiye’de son günlerde tekrar gündeme gelen çocuklara cinsel istismar, taciz ve tecavüz olaylarını değerlendiren uzmanlar, “Türk Ceza Kanunu’na kısas gelmediği müddetçe hiçbir cezanın caydırıcılığı olmayacaktır. İdam yasalaşmadıkça hadım cezasının caydırıcılığı olmaz” dediler.
ÇOCUK İSTİSMARI KAMU VİCDANINI ÖRSELİYOR
Avukat Dr. Mehmet Sarı, “15 Temmuz’dan sonra ‘idam tartışmaları’ çok dillendirildi. Bu acıdan kamu vicdanını örseleyenlerden biri de çocukların istismarı. Bunlar önemli, sıkıntılı hadiseler. Diğer taraftan da aslında hukuk düzleminde baktığımızda da Türkiye’nin öncelikli olarak idama ilişkin bir düzenleme yapmasında nihayeti itibariyle anayasada bir değişiklik yapmayı gerektirebiliyor. Çünkü söz konusu idamı düzenleyen hükümler anayasa değişikliğiyle tezahür etti. Aynı şekilde kanunlarımızda bir düzenleme yapılması lazım. Ayrıca taraf olduğu AB ile uyum süreçleri var. Bunlarda da önemli düzenlemelere gitmesi lazım. Bu çerçevede siyasi iradenin vereceği kararlar tabiî ki yasalaşma bakımından önem arz ediyor” diye konuştu..
“CEZALARDA ÖNGÖRÜLEN AMAÇ KAMUOYU VİCDANINI TATMİN ETMESİDİR”
“Kamuoyunda idama taraftar olunabilir” diyen Mehmet Sarı, “Gerçekten insanlar suç ve cezada önemli olan nokta aslında bir yönüyle de kamu vicdanının bu anlamda takrir edilmesi. Hukuk çerçevesinde kamu adına suçluların cezalandırılması suretiyle kamu vicdanın tatmin edilmesi, cezalardaki öngörülen amaçlarından bir tanesi. Dolayısıyla bunu tatmin etmek adına inisiyatif alınmak istenirse bu çerçevede bir siyasi duruş, meclis ve yasama bu anlamda karar alırsa bu sürecin idamın tekrar yasalaşma açısından problem yok” şeklinde konuştu.
HADIM YETMEZ İDAM ŞART
Yaşanan son olaylara tepki gösteren Türkiye Adalet Platformu Başkanı Avukat Bülent Demir ise, “Türk Ceza Kanunu’na (TCK) kısas gelmediği müddetçe hiçbir cezanın caydırıcılığı olmayacaktır. Öldüren, öldürülmelidir! Bu da devlet eliyle olmalı ve ‘İdam’ yasalaşmalıdır. Yoksa, hadım tek başına caydırıcı olmayacaktır. Diğer bir husus da ‘açıklık, saçıklığın, pornografinin devlet eliyle yasaklanması’ gerekliliğidir. Devlet müstehcenliği önlemeli; fuhuş ve cinsel içerikli yayın yapanları cezalandırmalı ve bu yayınları yapan yayın organlarını kapatmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
RESUL EKREM ŞAHAN/ İSTANBUL