Ekonomi
Kırtasiyede döviz bahane kazanç şahane
Toptancılar, okulların açılmasına günler kala kurdaki artışı bahane ederek fiyatları yüzde 70’e varan oranlarda artırırken, depodaki ürünlerin zamlı satılması tepkiyle karşılanıyor. Fiyat artışları karşısında ne yapacaklarını bilmediklerini söyleyen perakende satıcıları ise sermayelerinin erimesinden şikâyetçi.
Uzmanlar ise ‘Önce denetim’ diyerek velilere şu uyarıda bulundu: ‘17 Eylül haftasını bekleyin. Çünkü okulda çocuğunuza verilecek kırtasiye malzemesi listesine uygun alışveriş yapmakta yarar var.’
HESAPLI ALIŞVERİŞİN FORMÜLÜ
Eğitim dünyasının da sesi olan Ekonomi Müdürümüz Mehmet Canıtatlı tüketicilerin kırtasiye ürünlerini satın alırken kolay yanılabileceklerini dile getirerek şu tespit ve uyarılarda bulundu: Kırtasiye ürünleri genelde eğitim sezonu başında tek seferde alındığı için tüketici çoğu zaman yanılabiliyor. Çünkü tüketici diğer alışverişlerde olduğu gibi kırtasiye sektöründeki fiyatları pek bilemez. Alışverişler de genellikle çocukla birlikte ve yoğunluk içerisinde olduğundan fiyatları karşılaştıracak bilgiye de sahip olmaz. Okuldan verilen listeyi tamamlamaya çalışır. Sektöre geleneksel olarak baktığınızda, kırtasiyecilik dönemsel bir iş olarak yapılagelmiştir, bir bakıma bırakın alıcıyı, satıcının da aslında çok tanımadığı bir sektördür. Kırtasiyede ürünlerde müşterinin dikkatini çekebilecek birkaç üründe uygun fiyat politikası uygulanır. Yan ürünlerde ise veliyi yanıltacak şekilde üç dört kat fazla fiyatlar oluşturulur. Bu manada ciddi altyapısı olmayan satış noktalarında satıcı, ürünü tanımazsa, kalitesini bilmezse sonuçta müşterisine verimsiz bir alışveriş sunmuş olur. Çünkü kırtasiye sektöründe şu anlayış oluşmuş. Yılda üç dört gün satış yapıp vurgun vurmak gibi bir anlayış yerleşmiş. Herkes o dönemde nasıl para kazanırızın peşine düşüyor.
ALBENİLİ ÜRÜNLERİ SATIN ALMAMAK İÇİN NE YAPILMALI?
Bazı şirketler var ki, raflarında öğrencilere gereğinden fazla lüzum olmayan ürünleri bulundurmuyor. Ancak daha fazla kazanmak için bunun aksini yapanlar da var. Çünkü çocuk bazen albenisine kapıldığı ürünlere meylediyor. Gereksiz ürüne yönelebiliyor. Hem çocuğun zevkine, hem de ailenin bütçesine hitap eden, ihtiyacı da tam karşılayan bir strateji izleyen kırtasiye şirketleri para kazanmadan önce gönül kazanıyor. Hatta bazı ürünleri ihtiyaçtan ziyade çocuğun albenisine kapılacağı ürünler ise ve ihtiyaç dışı ise aile bütçesini de gözeterek bazen raflarına dahi almıyor. Müşterinin ürünü yanlış almaması ve gereksiz ödeme yapmaması için gereksiz ürün çeşidi yapmıyorlar. Tabi ki raflarında A’dan Z’ye ihtiyaç duyulan tüm ürünleri barındıranlar da tüketicileri memnun etmiş oluyor.
KIRTASİYEDE SAĞLIKLI ÜRÜN NASIL ANLAŞILIR?
Uzmanlar sağlıklı eğitim en önemli ayaklarından birisinin de çocukların kullandıkları kırtasiye malzemelerinden geçtiğini dile getiriyor. Birçok kırtasiye ürünü çocukların tenine temas ediyor. Bu ürünlerde standartlara dikkat etmek gerekiyor. Mesela defter konusunda veli, uygun olduğunu düşünerek kilo ile defter alıyor. Bu kağıdın üretiminde kullanılan kimyasallar, boyalar cidden önemlidir. Buna dikkat edilmesi gerekir. Sağlığa zarar vermeyecek şekilde malzeme üreten firmalar tercih edilmeli.
“SERMAYEMİZ ERİYOR”
Perakende kırtasiye ürünleri satanlar, zamlar karşısında ne yapacaklarını bilemediklerini ifade ediyor. Bir ay öncesinden okul hazırlığına başladıklarını belirten Aslan Kırtasiye’nin sahibi Bahattin Aslan, “Şimdi toptan fiyatlar bizim satış fiyatlarımıza ulaştı. Raflardaki ürünü sattığımızda aynı miktar ürünü yerine koyamayacağız. Zamlar karşısında sermayemiz eriyor. Satılan ürünleri yerine koymak için iki kat sermaye gerekiyor. Yoksa ürünlerin ancak yarısını yeniden alabileceğiz” diye konuştu.