Gündem
28 Şubat cuntacıları pişmanlık duymuyor
28 Şubat davası mağdur avukatlarından Hüsnü Tuna, “Yargılama sürecinde sanıkların beyanları suçtan kurtulmaya yönelik olmuştur. Sanıklar herhangi bir pişmanlık sergilememiştir. Gerek safahat gerekse de sanıkların savunmaları ve istinaf dilekçeleri bu hususu ortaya koymaktadır” ifadeleriyle sanıkların üst sınırdan cezalandırılmalarını talep etti.
This browser does not support the video element.
Mağdurları yok sayıyorlar!
Temmuz ayında 28 Şubat Davası’nın gerekçeli kararını açıklayan Ankara 5 Ağır Ceza Mahkemesi, aylar geçmesine rağmen hâlâ dosyayı İstinaf’a (Bölge Adliye Mahkemesi) gönderemedi. Bazı sanıkların hâlâ gerekçeli karara karşı itiraz dilekçeleri vermeye devam ettiği davada, bazı hukukçulara göre yasal süre kısıtlaması da kaldırılmış oldu. Savcının gerekçeli karardan üç ay sonra itiraz yapmasının ardından savcının itiraz dilekçesi de sanık ve sanık avukatlarına tebliğ edilmeye başlandı. Savcının itirazına itiraz edecek sanıklar da yeniden savunmalarını hazırlayarak mahkemeye gönderiyorlar. Sanıklar suçlamaları ve savcının yaptığı itirazları da kabul etmeyerek mağdurları da yok sayıyorlar.
Milyonlarca mağdur oluşturan 28 Şubat döneminde mahkeme bazı mağdurların da katılım taleplerini kabul etmemiş mağdurlar da bu duruma itiraz etmişlerdi. Mağdurlar vekili Avukat Hüsnü Tuna gerekçeli karara karşı yaptığı itirazda, sanıkların herhangi bir pişmanlık sergilemediğini belirterek, “Suç konusu eylemler, Türkiye tarihini büyük ölçüde değiştirmiş yüz binlerce mağdurun hayatının kırılma noktasını oluşturmuştur. Yargılama sürecinde sanıkların beyanları suçtan kurtulmaya yönelik olmuştur. Sanıklar herhangi bir pişmanlık sergilememiştir. Gerek safahat gerekse de sanıkların savunmaları ve istinaf dilekçeleri bu hususu ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.
Neredeyse darbe tanımı
Örnek olarak da sanıklardan Aydan Erol’un istinaf dilekçesinde ki ifadelerine yer veren Avukat Tuna, “BÇG Bilgi İhtiyaçları’ konulu not ile ilgili savunması örnek gösterilebilir” dedi. Sanık vekilinin istinaf talebinde, “Bu belge ile erişilmek istenilen amaç Laik Türkiye Cumhuriyetini korumak ve yaşatmak ise bu zaten her Türk vatandaşının görevidir ve bu görev de suç değildir... Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma ve yaşatmak görevinin gizli bir faaliyet içinde değil fakat Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma ve kollama faaliyetlerinin mahiyeti icabı açıkça yürütülmesi görev olan bir faaliyettir” şeklinde savunma yaptığını belirterek, “Sanık vekili neredeyse devamla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin görev tanımında seçilmiş iktidara darbe yapmanın olduğunu dahi iddia edecektir. Safahat ve savunmalar değerlendirildiğinde sanıkların üst hadden cezalandırılması lüzumu ortaya çıkmaktadır” iddiasında bulundu.