Gündem
İslam coğrafyasının dili Türkçe ve Arapça olsun
TASCA Başkanı Muhammed Adil, “Artık İslam dünyasının dillerini bilmemiz, öğrenmemiz gerekiyor. Afrika’dan Türkiye’ye kardeşimiz geliyor ama ortak dil İngilizce oluyor. Bunun olmaması gerekiyor. Türkçe, Arapça İslam dünyasındaki ülkelerin dilleri neyse onu öğrenelim” dedi.
This browser does not support the video element.
ANTALYA
Türk-Arap Ekonomi ve Stratejik İşbirliği Derneği (TASCA) Başkanı Muhammed Adil, Türkiye’nin artık güçlü bir ülke olduğunu ve umut verdiğini belirtti.
Bir program için Antalya’ya gelen Adil, yaptığı açıklamada, var olan zenginlikleri insanlar için iyi kullanmak gerektiğini, refah seviyesinin artırılmasının önemli olduğunu söyledi.
İslam dünyası olarak tüketici konumundan, üretici bir konuma geçmek gerektiğine işaret eden Adil, ithal etmek yerine herkesin kendisini değiştirmesi, üretmesi gerektiğini vurguladı.
Adil, “Madem biz hep ithalden mal alıyoruz, o zaman kendimizi değiştirmemiz gerekiyor. Bunun tek yolu bilimsel alandan geçiyor. Eğitim müfredatlarımızı değiştirmemiz, üretici gençler yetiştirmemiz gerekiyor. Siyaset, medya dili bu konuda çok önemli. En önemlisi de projeler üretmemiz gerekiyor. Batıya bağımlı olmamak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Dil ve kültürün önemine değinen Adil, şunları kaydetti: “Artık İslam dünyasının dillerini bilmemiz, öğrenmemiz gerekiyor. Afrika’dan Türkiye’ye kardeşimiz geliyor ama ortak dil İngilizce oluyor. Bunun olmaması gerekiyor. Türkçe, Arapça İslam dünyasındaki ülkelerin dilleri neyse onu öğrenelim. Birbirimizin kültürlerini bilelim. Aracı diller, kültürler olmasın. İslam coğrafyasındaki ülkeler olarak bizim kendi dilimize, kültürlerimize dönmemiz gerekiyor.”
“Türkiye lokomotif bir ülke”
Türkiye’nin lokomotif bir ülke olduğuna dikkati çeken Adil, İslam dünyasındaki bütün ülkelerin Türkiye’den çok beklentilerinin olduğunu ifade etti.
“Yarınlara farklı bakıyoruz çünkü Türkiye artık güçlü bir ülke, umut veriyor. Bölgemizde de İslam dünyasında da önemli bir aktör. Sadece siyaset alanında değil, hem bilim hem ekonomi alanında son 15 yılda önemli açılımları var” diyen Adil, ekonomi ve siyasetin yanında bilimsel zeminin de önemli olduğuna değindi.