Gündem
İşkenceci demokrat! CHP’li Soyer babasının izinde
CHP’nin tartışılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Tunç Soyer, işkenceci babası Nurettin Soyer’i savunmaya devam ediyor. Bir gazeteye verdiği röportajda, 12 Eylül darbecilerinin işkenceci savcısı Nurettin Soyer’i ‘demokrat’ ve ‘hukuk adamı’ olarak nitelendiren Tunç Soyer, babasının izinde olduğunu gözler önüne sermiş oldu.
This browser does not support the video element.
HABER MERKEZİ
12 Eylül cuntacılarının ‘kudretli’ savcısı Nurettin Soyer’in oğlu CHP’li Tunç Soyer, babasının acı dolu mirasına sahip çıkıyor. CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak açıkladığı günden beri toplumun her kesimi tarafından tepkiyle karşılanan Soyer, bir gazeteye verdiği röportajda skandal ifadeler kullandı. İşkenceci babasını, “Bir askeri savcı olarak hem hukuk hem de demokrat kimliğini korumaya gayret etmiş” sözleriyle savunan CHP’li Soyer, bu kadar da olmaz dedirtti.
İşkenceci babasını savundu
CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye adayı olarak açıklanan Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, işkenceci babasını kutsamaya utanmadan devam ediyor. ‘Babamın yaptıklarının savunulacak hiçbir tarafı yok’ demesi beklenilen Soyer, büyük bir aymazlık örneği sergileyerek, benzersiz zulümlere imza atmış babasını göklere çıkartıyor. Dün bir gazeteye verdiği röportajda, babasının geçmişiyle ilgili yöneltilen bir soruya “Bir askeri savcı olarak hem hukuk hem de demokrat kimliğini korumaya gayret etmiş” diyen Soyer, hiçbir nedamet belirtisi göstermiyor. 12 Eylül’ün milletin tepesine balyoz gibi indiği bir dönemde, darbecilerden aldığı icazetle, yüzbinlerce kişinin üzerinde zulüm fırtınası estiren Soyer, unutulmayacak işkencelere imza atmıştı. Soyer’in yaptığı tahribatın izleri, o dönemde işkence gören insanların hem bedeninde hem hafızalarında tazeliğini koruyor.
Anıtkabir istismarı
Öte yandan, Tunç Soyer’in aday olduktan sonraki ilk işi ise birçok CHP’li gibi Atatürk’ün arkasına sığınmak oldu. Soyer dün CHP milletvekilleri, İzmir İl Başkanı ve ilçe başkanlarıyla birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. Halen görevde bulunduğu Seferihisar Belediye Başkanı sıfatıyla Anıtkabir’e çelenk bırakan Soyer, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalayarak şunları yazdı: “Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı, İzmir milletvekilleri ve belediye başkanları olarak, ışığının en çok aydınlattığı kentlerden biri olan İzmir’de seni ve düşünceni, devrimlerini daha iyi anlatmak ve yaymak için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Açtığın muasır medeniyetler yolunun en kararlı takipçileri olmayı sürdüreceğiz.” Tunç Soyer ve beraberindeki heyet, daha sonra İsmet İnönü’nün mezarına da karanfiller bıraktı. Ziyaret sonrasında gazetecilerin sorularını cevaplayan Soyer, kampanyayı Mustafa Kemal Atatürk ile başlatmanın çok heyecan verici ve kendileri için bir gurur meselesi olduğunu belirtti. Seçim sürecinde izleyecekleri stratejilere işaret eden Soyer, İzmir’de başka bir siyasetin mümkün olduğunu, bunu bütün Türkiye’ye göstermeye başladığını söyledi. Soyer, bir gazetecinin “İzmir’de İYİ Parti ile ittifak yapıldı ama İl Başkanlığı’ndan size yönelik tepkiler var. Yine MHP ve AK Parti kanadından babanız Nurettin Soyer ile ilgili eleştiriler var. Bunlara bir cevabınız olur mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:
“Karanlık bir dönemdi” diyerek geçiştirdi
“Bu, hakikaten 40 yıl öncesinde kalmış aslında. Artık tarihçilerin muhasebesini yapması gereken bir konu. Bunu bugünün Türkiye’sinde bir siyasi enstrüman olarak, bugünün siyasi tartışmalarına bir malzeme olarak kullanmak kimseye yakışmıyor diye düşünüyorum. Dahası çok karanlık bir dönem, hiç kimsenin arkasında duramayacağı, hiç kimsenin sahip çıkamayacağı bir dönem. Çok acılar yaşandı, kardeş kanı döküldü. Şimdi tekrar bu yaraları açmanın, bu yaraları deşmenin kime ne faydası olabilir? Ülkücüler, solcular, birbirlerini kestiler, birbirlerini vurdular, öldürdüler. Şimdi bunları hatırlayalım mı? Buradan tekrar ‘ülkücüler kim, solcular kim’ tartışmasını mı başlatalım? Ben çok yanlış buluyorum. Hiç kimseye de yakıştıramıyorum. Bugün dünyanın, Türkiye’nin, kentlerimizin önünde bambaşka konular var, bambaşka bir gelecek var. Biz artık şu faslı bir tarafa bırakıp bu paçadan çekiştirmeci siyaset anlayışından vazgeçip gerçekten performans üzerinden, başarı üzerinden, vizyon üzerinden siyaset yapmanın yolunu açalım.”