AKİT MENÜ

Gündem

Muhsin Başkan anılıyor! Muhsin Yazıcıoğlu’nu Erdoğan’a verdiği destek yüzünden şehit ettiler

Bugün, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı, Eski Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun helikopterinin düşmesi sonucu şehit oluşunun 10’uncu yıl dönümü. Aradan geçen 10 yıla rağmen olayın hâlâ kaza ya da suikast olup olmadığı kesin olarak açığa çıkarılabilmiş değil fakat gazeteci yazar Muhammet Kutlu’nun, kazanın hemen ardından yayınlanan “Yiğit Düşünce” adlı kitabındaki bilgiler, olayın suikast olduğu görüşünü güçlendiriyor.

Güncelleme Tarihi:

Bugün, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı, Eski Sivas Milletvekili Muhsin Yazıcıoğlu’nun Kahramanmaraş Keş Dağları’na helikopterinin düşmesi sonucu şehit oluşunun 10’uncu yıl dönümü. Aradan geçen 10 yıla rağmen, yılan hikayesine dönen davalar yüzünden, olayın hâlâ kaza ya da suikast olup olmadığı kesin olarak açığa çıkarılabilmiş değil. Ancak, Yazıcıoğlu’na en yakın habercilerin başında gösterilen gazeteci yazar Muhammet Kutlu’nun, kazanın hemen ardından yayınlanan “Yiğit Düşünce” adlı kitabındaki bilgiler, olayın suikast olduğu görüşünü güçlendiriyor. İlk kez bu kitapta yer alan, Yazıcıoğlu’nun, Şiir Davası’nın temyiz sürecinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a kurulan tuzağı boşa çıkararak siyasi hayatını kurtarması, ardından tam bir ittifak içine girerek benzer pek çok kumpası boşa çıkarması gibi bilgiler, FETÖ belasını ülkemize musallat eden güçlerin hayatına kast ettiğini açık şekilde ortaya koyuyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatını kurtarınca hedef oldu

Kitapta konuyla ilgili bölüm şöyle: “BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatını kurtardığını Ankara’da belli bir seviyenin üzerindeki pek çok haberci bilir. Önce BBP kulislerinde duyduğum, ardından pek çok habercinin de bildiğini anladığım bu önemli bilgiyi merhum Muhsin Yazıcıoğlu ile bazı görüşmelerimizde teyit etmeye çalıştım. Israrlı sorularım karşısında, Yazıcıoğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ın karşı karşıya olduğu büyük tuzağı haber alarak kendisini uyardığını bana anlattı. Ayrıca Yazıcıoğlu’nun yakın dava arkadaşları da defalarca bu konudan bahsettiler. Özetle, burada sizlere aktaracağım konu, tüm partililerce çok iyi bilinen bir gerçek. Milli Görüş’ün Erbakan’dan sonraki lideri olacağı konuşulan, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Siirt’te partisinin düzenlediği bir mitingde okuduğu bir şiir nedeniyle Diyarbakır DGM tarafından yargılanıp, Nisan 1998’de 10 ay hapis ve 716 milyon TL para cezasına çarptırılmıştı. Karar Yargıtay 8. Ceza Dairesi tarafından da onanırsa, Erdoğan’ın siyaset hayatı bitecekti. Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafındaki çember gün geçtikçe daralıyordu. Çevresindeki bazı arkadaşları, dışarıdan birilerinin etkisiyle, siyasi hayatını bitirecek olan bir kararın çıkmasını önlemek için, yüksek mahkemeden bazı kişilerle bir araya gelip görüşmesini önerdiler. Görüşmek isterse, gerekli girişimleri yapabileceklerdi. Görüşmede, masaya her türlü intimalin ve teklifin konulması yararlı olacaktı. Başka bir deyişle, istedikleri kararın çıkması için, denileni yapacaklarını hissettireceklerdi. Erdoğan, çevresindekilerin bu yöndeki önerisini kabul etti ve görüşme zemininin ayarlanması için yetki verdi. Süratle işe koyulan arkadaşları, kısa süre sonra randevuyu kopardıkları müjdesini vereceklerdi. Yükseklerdeki bazı isimler, Ankara’da bir mekânda bir araya gelmeyi kabul etmişlerdi. Ancak görüşmeden bir ya da iki gün önce, Erdoğan’ın telefonu çaldı. BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, hayati bir konuyla ilgili görüşmeleri gerektiğini bildiriyordu. Derhal Yazıcıoğlu’nun yanına gitti. Muhsin Yazıcıoğlu, “Yapacağınız görüşmeye sakın gitme. Bu konuyla ilgili bir daha da benzer bir girişimde bulunma. Görüşme yerinde size tuzak kurulacağı bilgisi geldi. En iyisi git cezanı çek” dedi. Yazıcıoğlu’nun sözleriyle büyük şaşkınlık yaşayan Recep Tayyip Erdoğan, “Allah senden razı olsun” diyerek dediği gibi yaptı. Erdoğan’ın yükseklerden bazı isimlerle görüşeceği mekânda, istihbarat birimleri ortak operasyon için düğmeye basmışlardı. Her türlü görüntüleme ve kayıt tertibatı yerleştirilmişti. Bu görüşmenin kayıtları ile Erdoğan’ın siyasi hayatını sonsuza dek bitireceklerdi. Bu operasyon, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu tarafından bir şekilde öğrenilmişti. Arkadaşlarıyla yaptığı değerlendirme sonucunda, muhafazakâr kesime büyük zararı dokunacak olan bu operasyondan, Recep Tayyip Erdoğan’ı haberdar etmek gerektiğine karar vermişti.  Müthiş bir operasyon için her şartı hazırlayan güçler ise büyük hüsrana uğramışlardı. O çevrelerin BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’na çok içerlediklerini tahmin etmek zor olmasa gerek. Yazıcıoğlu, sonuçları olumlu ya da olumsuz olsun, tek bir müdahalesiyle Türkiye’nin gelecek on yıllarına etki etmişti."

Yazıcıoğlu’nu bertaraf ederek Erdoğan’ı yalnız bıraktılar

Muhammet Kutlu kitapta yazdıkları ışığında, helikopter kazasına giden yolu şu şekilde özetliyor: “Erdoğan, Yazıcıoğlu’nun bu kardeşliğini hiç unutmadı. Parti kurma sürecinde ilk Muhsin Yazıcıoğlu’na giderek birlikte parti kurmayı teklif etti. Ancak bu gerçekleşmedi. İktidara geldiğinde Yazıcıoğlu ile özel görüşmelerini sürdürdü. Yazıcıoğlu’na yakın isimler, iki liderin özel danışmanlar görevlendirerek, devlet yönetiminde ve atama listelerinde görüş alışverişinde bulunduklarını belirtiyorlar. İşte vatan aşığı iki büyük liderin birlikte hareket etmesi, dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiren karanlık güçlerin hiç hoşuna gitmedi. Yazıcıoğlu’nu suikast ile bertaraf ederek Erdoğan’ı yalnız bırakmak istediler ve bunu başardılar.

Yorumlara Git

Ateşkese rağmen yeni sürgün emri! İsrail ordusu Lübnan’da 21 beldeyi hedef gösterdi

CHP'de koltuk savaşı kızıştı! Kılıçdaroğlu tabanından Özgür ve Ekrem'e ağır bombardıman

Turuncu alarm verildi! Avrupa ülkesinde 7 kişi sıcaktan öldü

Hürmüz'de haydutluk tırmanıyor! Katil ABD tam 108 ticari geminin yolunu kesti!

“Nükleer Enerji sadece güç değil, ekonomik egemenliktir”