Gündem
Oyun kurucu gücünü kaybetti... Kaostan beslenen ABD yeni fitne peşinde!
Oyun kurucu rolünü kaybetmeye başlayan ABD, tüm coğrafyalarda kaos çıkararak eski sistemdeki yerine kavuşmaya çalışıyor. Pentagon’a sunulan raporda F-35 projesinin çuvalladığı itirafının yer almasının ardından Trump, ilginç bir gerekçeyle Silah Ticaret Anlaşmasından çekildiklerini açıkladı. ABD’nin önümüzdeki dönemlerde küresel sistemde nasıl konumlanacağı da ortaya çıkmış oldu.
yeniakit.com.tr Ankara Orta Doğu’dan Afrika’ya, Avrupa’dan Avrasya’ya kadar tüm coğrafyalarda fitne çıkaran Büyük Şeytan Amerika, sadece Afrika’da 13 ülkede aktif olarak çatışıyor. Kimi ülkelerde rejimi, kimi ülkelerde muhalifleri, kimi ülkelerde ise terör örgütlerini destekleyerek kaostan beslenen Amerika, eğitim ve silah yardımlarının yanısıra ordusunu birfiil savaşa sokarak küresel kargaşaya neden oluyor.
Son olarak “ortak ve müttefiklerine silah satmalarına engel olduğu” gerekçesiyle Silah Ticaret Anlaşmasından da çekilen Amerika, beslendiği kan miktarını ve savaş sayısını artırarak önümüzdeki dönemlerde konumunu nasıl belirleyeceğini de gösteriyor. Anlaşmadan geri çekilme nedenlerinden bir diğerinin ise F-35 projesi olduğu düşünülüyor.
Savunma Bakan Vekilinin F-35 itirafı
F-35 programının çuvalladığını söylediğini ifade eden ABD Savunma Bakan Vekili Patrick Shanahan, Pentagon müfettişlerine daha önceden yöneticisi olduğu Boeing'i kayırdığı iddialarıyla ilgili ifade vermiş, 'çuvallama' ifadesini uçağın kendisi için değil, F-35 programı için kullandığını söylemişti. F-35'lerin verilen görevleri başarıyla yerine getirme oranının yüzde 27 olduğu belirtilmişti.
ABD çıkış yolu arıyor
Konuyu yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANKASAM) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, “Trump’ın aldığı kararın çok net bir şekilde ABD’nin artık uluslararası sistemdeki düzenleyici, oyun kurucu rolünün inisiyatifinin büyük ölçüde bittiğini ve bundan dolayı da ABD’nin burada bir aktör olarak yalnız başına hareket etmek istediğini gösterdiğini” ifade etti.
ABD’nin daha önce uluslararası sistemde örgütler üzerinden bir takım kuralları koyup bunlar üzerinden sistemde kontrol görevini sağlayabildiğini, ancak karşı karşıya kaldığı yeni dünya gerçeği karşısında hem bu örgütleri istediği gibi yönetip kontrol edemediğini hem de bu örgütlerin ABD’nin kendi politikasını uygulanmasına sınırlama getirdiğini belirten ANKASAM Başkanı Mehmet Seyfettin Erol, “ABD’nin manevra kabiliyetini sınırlıyor. Dolayısıyla ABD açısından bu tür örgütler bu tür anlaşmalar azalan gücüne bağlı olarak etkisine bağlı olarak artık bir engel olmaya başlamış vaziyette. Bundan dolayı da Trump böyle bir karar aldı.” dedi.
“ABD 11 Eylül’den itibaren bir kaos üzerinden yeni bir dünya düzeni inşaa etmeye çalışıyor. Bunun için de soğuk savaş dönemindeki bütün uygulamaları bütün yapıları örgütleri lağvetmek suretiyle yeni sistemde bu tür krizler üzerinden kendisine bir takım fırsat alanları oluşturmaya çalışıyor.” diyen Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANKASAM) Başkanı Mehmet Seyfettin Erol, “Böylece hem müdahale alanını meşruiyet zeminini genişletmek hem de kendisine yeni ortaklar edinmek istiyor. Bu bağlamda en son aldığı Silah Ticaret Anlaşmasından çekilme kararı da bunu gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
F-35 programı çuvalladı
F-35 programının Trump’ın kararında etkili olup olmadığı yönündeki sorumuza ise Stratejik Araştırmalar Merkezi (ANKASAM) Başkanı Erol şu cevabı verdi:
“F-35 A serisi uçuşta ve operasyonlara katılıyor. Japonya dâhil diğer ortakları bağlamında yürüttüğü operasyonlarda ve diğer ülkelerde F-35’leri kendi üslerine indirmiş vaziyetteler. Ancak Amerika’nın finans sistemleri üzerinden eksen inşa politikası artık eskisi gibi güçlü sonuçlar ya da istenilen sonuçları vermiyor. Zira bugün ABD’nin sahip olduğu teknolojiye hatta bazı noktalarda daha ileri teknolojiye sahip ülkeler var. Dolayısıyla burada Türkiye gibi ülkeler açısından alternatifler de çok daha cazip artlarla mümkün. Dolayısıyla ABD’nin dün ekadar Türkiye’yi bir takım tehditler ve buna karşılık sağladığını iddia ettiği imkanlar -ki bunların başında silah sistemleri geliyordu- bunlar üzerinden Türkiye’yi bir ittifak sistemi içerisinde tutma imkanı pek kalmıy görünmüyor. Türkiye de zaten F-35’ler, füze sistemleri ve diğer sistemler gibi alanda ABD’ye çok net bir şekilde şu mesajı verebiliyor: Sen bu silahları vermezsen ben bu silahların muadillerini hatta daha iyilerini başkalarından alabiliyorum. F-35’ler bu anlamda cazibesini, caydırıcılığı, gücünü kaybetmiş vaziyette. Bundan dolayı da artık ABD’nin elinde kullandığı bir havuç olma potansiyelini de önemli ölçüde kaybetmiş görünüyor.”