Gündem
Her çocuk rızkıyla doğar
Aile Şurası’nda konuşan Başkan Erdoğan, “Güçlü milletler güçlü ailelerden oluşur. Yıllarca bu ülkede aile planlaması yaptılar. Ben bu milletin bir evladı olarak bu gidişi doğru bulmuyorum. Her yerde 3 çocuk derken bazıları ‘geçim meselesi’ diyor. Şunu unutmayalım her doğan rızkıyla doğar, rızkıyla gelir” diye konuştu.
3 çocuk istememin sırrı
Erdoğan, şunları dile getirdi: “Biliyoruz ki millet veya milletler ailelerden oluşur. Güçlü milletler, güçlü ailelerden oluşur. Onun için yıllarca bu ülkede kısırlaştırma adına her şeyi yaptılar. ‘Doğum kontrolü’ dediler, ‘aile planlaması’ dediler, değişik isimlerle bize nüfuz etmeye çalıştılar ve ilginç olan şey şu, tabii ki atılan bu adımlarla da nüfusumuz azaltıldı. Ben bir kardeşiniz olarak, bu milletin bir evladı olarak bu gidişi doğru bulmadım, bulmuyorum. Gittiğim her yerde de her nikahta da en az 3 çocuk derken, bazılarının ‘geçim meselesi’... Değerli arkadaşlar bu toplumun kahir ekseriyeti Müslüman, şunu unutmayalım, her doğan rızkıyla doğar, rızkıyla gelir.”
Sosyal medya erozyana uğrattı
Geniş ailelerin yerini çekirdek ailelerin aldığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Geçimsizlik ve boşanma oranlarında yaşanan artışlar, aile büyüklerinin sağladığı koruma kalkanının ve ağırlığın kaybolmasının bir sonucudur. İkinci önemli kırılma da teknoloji devrimiyle yaşandı. Sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bilhassa aile değerlerinde çok ciddi erozyonlar yaşandı. İnsan fıtratına aykırı sapkın ilişkiler, belli çevreler tarafından kasıtlı şekilde meşrulaştırılmaya çalışılması da aile kurumuna yönelik ana tehditler arasında yer alıyor. Nikah akdinin değersizleştirildiği, evlilik dışı ilişkilerin normal sayıldığı, boşanmanın adeta teşvik edildiği sancılı bir süreçle karşı karşıyayız. Millet olarak çağın hastalıklarına karşı elimizdeki en büyük imkan, tüm saldırılara rağmen halen varlığını güçlü bir şekilde devam ettiren aile kurumumuzdur.”
Medya aileyi parçalıyor
Medyayı da uyaran Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Medya organlarımız, kadın programları adına mahremiyeti ve ailevi değerleri hiçe sayıyorsa, orada çok büyük bir sorun var demektir. Biz elimizden telefonu, tableti, karşımızdaki televizyonu şöyle bir yana bırakıp aile fertleriyle daha çok hemhal olmazsak çocuklarımızın iletişim obezi haline dönüşmesini engelleyemeyiz. Reyting kaygısıyla televizyon dizilerinde ve sosyal medyada çarpık ilişkiler özendiriliyorsa, şiddet teşvik ediliyorsa devletin attığı adımlar akim kalmaya mahkumdur.”