Ekonomi
Bankalar daha neyi bekliyor?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yönetiminin geçen hafta gösterge faiz oranını 4.25 puan düşürerek yüzde 19.75’e çekmesi sonrasında bankalardan herhangi bir tepkinin gelmemesi dikkat çekti. Ekonomi çevreleri, piyasanın nefes alması ve normalleşme sürecine girilmesi için bir an önce bankaların da faiz indirimine gitmesi gerektiği görüşünü dile getirdi.
Akit Ekonomi
Merkez Bankası’nın faiz oranlarını indirmesinin ardından gözler bankalara çevrildi. Ekonomistler ve iş dünyasının temsilcileri, enflasyonun da düşürülmesi için bankaların faiz oranlarında indirime gitmesinin altını çiziyor. Merkez Bankasının enflasyondaki düşüş ve küresel piyasalardaki olumlu likidite görünümünü dikkate alarak politika faiz oranında kayda değer bir indirime gittiğini belirten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, faiz indiriminin hem bankaların fonlama maliyetini hem de mevduat faizlerini düşüreceğini belirtti. Hisarcıklıoğlu, “Dolayısıyla şimdi sıra bankalarda. Onlara çağrıda bulunuyorum. Bankaların da ellerini taşın altına koymasını ve bu indirimi kredi faizlerine bir an önce yansıtmalarını bekliyoruz” dedi.
Bankaların da kredi faizlerinde indirime gitmesiyle piyasaların canlanacağını dile getiren Hisarcıklıoğlu, “Böylece faiz indiriminin etkisi reel sektörümüze ve ekonominin geneline yansıyacak, iç piyasa hareketlenecek, istihdam ve yatırım tüm bunlardan olumlu etkilenecektir” değerlendirmesinde bulundu.
“Bankalar bu indirimi kredi maliyetlerine yansıtmalı”
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç da “Faizin yüksek kaldığı her gün Türkiye’nin yatırım potansiyelinden çalmaktadır” açıklamasında bulundu. Avdagiç, şunları söyledi: “Enflasyonda aşağı yönlü bir trend yakalamışken, faizle enflasyon arasındaki makası açık tutma lüksümüz yok. Keza dünyada da faizlerin aşağı doğru hareketlendiği bir konjonktürdeyiz. FED, 30 Temmuz’daki toplantısında muhtemelen faiz indirecek. Umuyoruz ki 425 baz puanlık faiz indirimi piyasaya ve yatırımlara olumlu yansıyacak. Bankalarımızın da bu indirimi en hızlı şekilde kredi maliyetlerine yansıtması çok önemli.”
“Faizlerin düşmesiyle gayrimenkul sektöründe iyileşme görülecek”
Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise Merkez Bankası kararını takiben bankaların da mevduat ve kredi faizlerini düşürerek ekonomik büyümeye katkı sağlamaları gerektiğine dikkati çekti. Palandöken, “Faizlerin düşmesiyle gayrimenkul sektöründe de iyileşme görülecektir. Satılmayı bekleyen 2 milyon konut stokundan dolayı sıkıntılı bir dönem geçiren inşaat sektörü bu gelişmeyle rahatlayacaktır. Konut stoku erimeye başladıkça sektörde yeni yatırımlar kendini göstermeye başlayacaktır. İnşaat sektörü, öncü sektörlerden olduğu için ekonomideki büyüme yeniden hızlanacaktır” dedi.
“Bankalar kredi faizinde en az 3 puanlık indirimde gecikmemeli”
Medipol Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin, bankaların da faiz indiriminde hızlı davranması gerektiğini ifade etti. Alkin, şunları söyledi: “Piyasanın canlanması, özel sektör yatırımlarının hareketlenmesi; dolayısıyla büyüme ve istihdama hızla etkisinin en önemli sac ayağını bankacılık sistemi oluşturuyor. Bankacılık sisteminin bilhassa yatırım kredilerinden başlayarak, kredi faiz oranlarında en az 3 puan, mevduat faiz oranlarında ise 3,5 puanlık bir indirimi geciktirmemesi gerekir.”
Zaman alabilir
Altınbaş Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Ekonomist Prof. Dr. Emre Alkin ise faizle ilgili gelişmeler konusunda, “Bence kredi faizleri gösterge faizlerdeki kadar hızlı düşmeyecek’’ görüşünü savundu. Alkin, kredi tarafındaki faiz düşüşünün daha uzun vadede ve kamu bankalarının öncülüğünde yaşanacağını belirterek, “Ardından banka ve banka harici özel finans kurumlarının da iyi müşterilerini ellerinden kaçırmamak amacıyla rekabete uygun şekilde, kredi faizlerini aşağı çekeceklerine inanıyorum. Ancak dediğim gibi bu biraz zaman alacak” dedi.
İndirseler de sömürüyorlar
Bankaların tüketici kredileri uyguladıkları faiz oranları indirmeleri durumunda bile vatandaşın cebinden çıkacak para yine faiz yoluyla bankaların kasasına girecek. Yaptıkları hesaplamalarla vatandaşın kazançlı çıkacağını iddia eden ekonomi yazarları, ‘’30 bin liralık tüketici ihtiyaç kredisi kullanmak isteyen bir vatandaşın katlanacağı maliyet, faiz 1,65’e indiği takdirde 2 yıl vade için yaklaşık bin 500 lira, 3 yıl vadede ise 2 bin 345 lira azalacak. Faiz 1,45’e indiği takdirde katlanılan maliyet 2 bin 330 ve 3 bin 650 lira kadar azalıyor’’ avuntusuyla, vatandaşı yine faiz batağına davet ediyor. Aynı şekilde 100 bin liralık bir otomobil için kullanılacak 75 bin liralık kredinin faizindeki yarım puanlık indirim ile vatandaşın 36 ay vade için 9 bin, 60 ay vade için ise 15 bin lira az faiz ödeyeceği dile getirilerek faiz olmadan bir şey alınmayacağı fikri aşılanıyor.