Ekonomi
Üretimiyle satımıyla kırtasiye ayrı bir dünya
Kırtasiyenin alfabesini bilen Selim Varıcı Yeni Akit’e konuştu... 2019-2020 eğitim öğretim yılının başlamasının üzerinden birkaç hafta geçmesine rağmen öğrenciler ve ailelerinin kırtasiye malzemesi satın alma telaşı devam ediyor. Birçok veli okuldan eline tutuşturulan kırtasiye malzemesi listesiyle kırtasiye ve zincir marketlerin reyonlarında eksikleri tamamlama telaşına düşerken, sektöründe 20 yıldır istikrarlı bir şekilde hizmet veren KIDEMLİ Kırtasiye’nin Genel Müdürü Selim Varıcı ile kırtasiye tüketicisini ve sektörü yakından ilgilendiren konuları konuştuk.
Kırtasiye ürünlerinde kolay yanıltılmak mümkün
Kırtasiye ürünleri tek seferde alındığı için tüketici çoğu zaman yanılabilmektedir. Çünkü tüketici diğer alışverişlerde olduğu gibi kırtasiye sektöründeki fiyatları pek bilemez. Alışverişler de genellikle çocukla birlikte ve yoğunluk içerisinde olduğundan fiyatları karşılaştıracak bilgiye de sahip olmaz. Okuldan verilen listeyi tamamlamaya çalışır. Sektöre geleneksel olarak baktığınızda, kırtasiyecilik dönemsel bir iş olarak yapılagelmiştir, bir bakıma bırakın alıcıyı, satıcının da aslında çok tanımadığı bir sektördür. Kırtasiye’de ürünlerde müşterinin dikkatini çekebilecek birkaç üründe uygun fiyat politikası uygulanır. Yan ürünlerde ise veliyi yanıltacak şekilde üç dört kat fazla fiyatlar oluşturulur. Bu manada ciddi altyapısı olmayan satış noktalarında satıcı, ürünü tanımazsa, kalitesini bilmezse sonuçta müşterisine verimsiz bir alışveriş sunmuş olur. Çünkü kırtasiye sektöründe şu anlayış oluşmuş. Yılda üç dört gün satış yapıp vurgun vurmak gibi bir anlayış yerleşmiş. Herkes o dönemde nasıl para kazanırızın peşine düşüyor.
Biz KIDEMLİ olarak, raflarımızda gereksiz ürün, lüzumsuz ürün bulundurmuyoruz. Çünkü çocuk bazen albenisine kapıldığı ürünlere meylediyor. Gereksiz ürüne yönelebiliyor. Biz bunu ölçüler içinde tutuyoruz. Hem çocuğun zevkine, hem de ailenin bütçesine hitap eden, ihtiyacı da tam karşılayan bir strateji izliyoruz. Hatta bazı ürünleri ihtiyaçtan ziyade çocuğun albenisine kapılacağı ürünler ise ve ihtiyaç dışı ise aile bütçesini de gözeterek bazen rafımıza dahi almıyoruz. Müşterinin ürünü yanlış almaması ve gereksiz ödeme yapmaması için gereksiz ürün çeşidi yapmıyoruz. Ürün portföyünü ona göre ayarlıyoruz.
Fakat bu da yanlış anlaşılmasın. Raflarımızda A’dan Z’ye ihtiyaç duyulan tüm ürünler var. Müşterilerimiz, kırtasiye sektöründe ihtiyaç duyulan her türlü ürünü raflarımızda bulabiliyorlar.
Bu handikapı velilerin lehine çevirdik
Biz, KIDEMLİ olarak bu handikap ve dezavantajı bildiğimiz için sezon öncesinde veliye azami destek çalışması yaparız. Sonuç olarak veli, öğretim yılı başında okul ihtiyacı olan kırtasiye ürününü dışarıdan temin ettiği ile KIDEMLİ’den temin ettiği arasında yarı yarıya fark oluşur. Bizim oluşturduğumuz bu özenli fiyat ve ürün politikamızla velinin lehine ciddi bir kazanç sağlar. Hatta ilk başladığımızda müşterilerimizde bazı çekinceler oluştuğunu gördük. Fiyat çok uygun olunca acaba, diye düşünen, kaliteyi sorgulayan müşterilerimiz oldu. Fiyatlara inanamadılar ilk anda. Sonrasında istikrarlı bir üretici tüketici ortamı oluştu ve şu anda bu anlamda ciddi bir tüketici kitlemiz var kırtasiye sektöründe. Biz Kıdemli olarak daha istikrarlı ilerleme ve büyümenin peşindeyiz. Bu sebeple tüm yaptırdığımız ürün portföyü, çeşidi, fiyatlandırması hep bu ideal çerçevesinde oluşuyor. Açıkçası biz, bu yıl nasıl maksimum para kazanabilirizden ziyade, uzun soluklu bir kalite çizgisi oluşturalım diye bakıyoruz. Yani bir kalite ve güven oluşsun, doğal olarak bu zaten uzun vadede kazanç oluşturacaktır diye düşünüyoruz.
Önce ucuz değil sağlıklı ürün
Defterler başta olmak üzere birçok kırtasiye ürünü çocukların tenine temas ediyor. Bu ürünlerde standartlara dikkat etmek gerekiyor. Mesela defter konusunda veli, uygun olduğunu düşünerek kilo ile defter alıyor. Çocuk sayfayı her çevirdiğinde parmağını diline sürüyor ve defterin yaprağını çeviriyor. Ve bu defteri yıl boyu kullanıyor. Bu kağıdın üretiminde kullanılan kimyasallar, boyalar cidden önemlidir. Buna dikkat edilmesi gerekir. Biz, sağlığa zarar vermeyen ürünleri kullanan CE belgesi ve tüm kalite standartları olan ürünleri ve üretici firmaları tercih ediyoruz. Çocukların direkt olarak sağlığını ilgilendiren bu gibi konularda ürünün ucuzunu satalım diye bir riske giremeyiz.
Bizim okul çantalarında bir stratejimiz var. Kendimize özel yaptırıyoruz. Araştırmalarımız sonucunda özellikle çantada sıkıntı oluşabilecek alanları tespit ettik ve çözüm ürettik. Mesela ürettirdiğimiz okul çantalarının hepsi çift dikişlidir. Sırt kısımları ortopediktir. İçinde özel toz ve leke korumaları vardır. Kopma ihtimali olan yerlerde zikzak dikişler yaptırıyoruz. Fermuarlarda pislik kapaması denen işlemi mutlaka yaptırıyoruz ki, bu bozulmanın baş sebeplerinden biridir. Sırt bölmesinde özel bir alan olmazsa çocuk terlediğinde çanta ile vücudu arasında geçişler başlar ve olumsuz bir durumdur. Çocuğun terinin çanta içeriği ile temas etmemesi için ara malzeme geliştirdik ve çantalarımızda bunu uyguluyoruz. Bu sadece bizim ürettiğimiz malzemelere özel bir durumdur.
Olacaksa en iyi ürün olsun
Çanta ile ilgili ilginç bir örnek de vermek istiyorum. Örneğin büyük zincir marketlerde satılan çantalarda genelde toplu imalattan dolayı tip ve karakter olarak bir benzeşme vardır. Adeta çocukların sırtında elinde çantayı gördüğünüzde hangi market zincirinden aldığını seçebilirsiniz. Biz üretim yaptırırken farklı karakter ve görsel modelli ürünlerle bu algının oluşmamasını da sağlıyoruz. Politikamız gereği, biz eğer bir çanta imal ettiriyorsak, bu ürünün piyasadaki en iyi ürün olmasına dikkat ediyoruz. Çünkü her aşamasını düşünüp planlıyor ve karar veriyoruz. Çocuk bu çantayı başka yerlerde satılan ürünlerin aksine deforme olmadan çok daha uzun süreli kullanma imkânına sahip olmakta ve aile bütçesine katkı oluşmaktadır. Örneğin geçtiğimiz yıl toplamda 50 bin adet çanta satışı yaptık ve şu ana kadar hiçbir şikayet almadık. Bunu, bizim hassasiyetimizin bir sonucu olarak değerlendiriyorum. Ve uyguladığımız üretim politikasının bir sağlaması olarak gözlemliyorum.
Her adımda gözlemliyoruz
Biz KIDEMLİ grubu olarak bu hassasiyetlerimizden dolayı ürün imal ve temininde, sektördeki kalıcı firmaları tercih ediyoruz, üreticinin üretim tesisine bakıyoruz. İş kalitesine bakıyoruz. İmalatından ambalajlanmasına kadar müdahil oluyoruz. Kalitesiyle arkasında duramayacağımız, fiyatıyla müşteriyi memnun edemeyeceğimiz ürüne ve imalatına girmiyoruz. Üretimine müdahil olamayacağımız ürünü raflarımıza almıyoruz. Çoğu zaman belki de onların kendi kalite standartlarının üzerine çıkarttırıyoruz. Bu durum da sektöre pozitif bir kalite artırımı da getiriyor aynı zamanda.
Dört merkez şubeden tüm Türkiye’ye
KIDEMLİ’nin perakende satış ve müşteri algısı tecrübesi de var. Kıdemli kırtasiye ürünleri, İstanbul’un her yerinden ulaşım kolaylığı olan Pendik, Güzelyalı, Bağcılar ve Sefaköy’deki dört merkez şubesinde hizmet veriyor. Yaptığımız ulusal reklamlarla indirim ve kampanyalarını tüm Türkiye’ye duyurarak Anadolu’nun dört bir yanındaki tüketicilere de ulaşıyoruz. Şubelerimizde, perakende satış personelimiz de önceden bu eğitim aldığı ve ürünler hakkında önceden bilgilendirildiği için tüketiciyle faydalı bir iletişim halinde oluyor. Dolayısıyla, Kıdemli kırtasiye olarak aynı zamanda satış noktalarımızla perakendenin de nabzını tutuyoruz. Kıdemli Kırtasiye markası nereden geliyor diye sorarsanız, ürünlerimiz piyasayla kıyaslandığında kalitemizi üst seviyede tutmamıza rağmen fiyatlarımız da çok uygun olduğu için, biz bu işte kıdemliyiz diyoruz. 20 yıldır bu işte uzmanlaştık. Markamız buradan doğdu diyebilirim.
Birçok yeniliğe de imza attı
’’Kırtasiye sektörüne özellikle eğitim ürünleri bazında gerek ürün ve gerekse ambalajlama olarak birçok yeniliğe imza attık’’ diyen Selim Varıcı, ’’Örneğin bir sayı boncuğu seti ürünü oluşturduk. Daha önce her biri ayrı ayrı satılır ve ciddi bir israf ve kargaşaya sebep olurdu. Şimdi bu ürünü geliştirerek bu ürünü çok da işlevsel bir hale getirmiş olduk. Aynı zamanda, Sadece Türkiye’de Kıdemli’de satılan 60’a yakın ürünümüz var. Bu özel ürünleri, Faber Castell, Hakan çanta, Yaygan çanta, Gipta, Keskincolor, Noki, Pensan, mikro ve Bilsan gibi alanında Türkiye’nin en iyi firmalarına kendimize özel yaptırıyoruz ve başka bir noktada satışı da yok. Biz bu tecrübeyi oluşturarak sektöre ciddi yenilikler ve maliyet avantajları da getirmiş olduk. Zaten tüketicimiz yani müşterilerimiz de artık Kıdemli’nin ürün ve arz politikasını bildiği için zamanı geldiğinde gönül rahatlığı içinde alışverişini yapıyor’’ bilgisini verdi.
Öneri ve talepleri değerlendiriyoruz
"Genel olarak bu yıl çalışmalarımıza daha erken başlayacağız’’ diyen Selim Varıcı, “Yaptığımız başarılı çalışmamız sonucu bir çok noktadan talepte geliyor. Gelecek sezonda beraber çalışma yapmak için bizim genel olarak aynı bölgelerde tüm noktalara hizmet verme şansımız yok, bundan dolayı her bölgeden bir ya da iki noktada çalışma yapmak ve bunun avantajını noktaya yaşatmak istiyoruz. Bunun içinde 10-11-12 aylarda gelecek yıl çalışabileceğimiz noktalarla görüşüp anlaşmalarımızı yaparak buna göre yeni sezon hazırlığına başlamak istiyoruz. Değerli firmalarımızdan gelecek talepleri de bu doğrultuda değerlendirmek ve sonuçlandırmak istiyoruz’’ diye konuştu.
Bize göre sezon 5 gün değil bir yıl
Türkiye’de kırtasiye sezonu 5 gündür, fakat biz bunu bütün bir yıla yayarız. Mesela bu yıl kırtasiye arz sezonu bitti mi, hemen gelecek yıl için bu yılki tecrübelerimizden hareketle Ar-Ge çalışmalarına başlıyoruz. Değerlendirmelerimizi, gelecek yılki ürün hazırlıklarını şimdiden planlamaya başlıyoruz. Müşteriyi mağdur edebilecek hususlar varsa onları yeniden düzenliyoruz. Ürünün kalitesini yukarı çıkartıp, aynı zamanda maliyetini daha da aşağılara çekmeyi planlıyoruz. Yani kırtasiye işini kısa bir döneme sıkıştırmayıp tüm bir yıl boyunca çalışıyoruz. Bu hassasiyet ve çalışmalarımız hem kalitenin artmasına hem de maliyetin düşmesine vesile oluyor. Nihayetinde son kullanıcı kaliteli ürüne değerinden fazla ödeme yapmamış oluyor.