Gündem
Oda TV alçaklıkta sınır tanımadı! 'Zikir çekiyor' diyerek cemaatleri hedef gösterdi
Yerli ve millilik alerjisi olan oda tv adlı karanlık site, yalan ve provokasyon dolu sözde haberleriyle Müslümanları hedef göstermeye devam ediyor. Karanlık sitenin Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ve Haber Müdürü Barış Terkoğlu yazdıkları kitapta Polis Akademisi’nin mescidinde zikir çeken bir polisin fotoğraflarını yayınlayarak cemaatlerin İçişleri Bakanlığı’nda kadrolaştığını ileri sürdü. 28 Şubat'ın Kemalist baskıcı zihniyetini sürdüren karanlık oda'nın imza attığı alçaklık büyük tepki çekti.
Yeniakit.com.tr
Her defasında 'özgürlük' ve 'düşünce hürriyeti' edebiyatı yapan Kemalistler ve Kemalist medya, söz konusu Müslümanlar olunca ise kendi yobaz ve baskıcı zihniyetlerinin gereğini göstermeye devam ediyorlar.
Spekülatif ve yalan dolu sözde haberleriyle yerli ve milliliğe karşı alerjisini her defasında ilan etmekten geri durmayan karanlık site 'ODA TV' alçaklık dolu haberleriyle mütedeyyin vatandaşları hedef almayı sürdürüyor.
Cemaatleri hedef gösterdiler!
İçindeki İslam düşmanlığını saklamayan karanlık oda, terör örgütü PKK’ya ve onun destekçisi HDP’ye karşı bir duruş sergileyemezken FETÖ’yü bahane ederek provokasyon kokan skandal haberleriyle Türkiye’deki cemaatleri hedef gösteriyor.
Genel Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan ve Haber Müdürü Barış Terkoğlu yazdıkları kitapta Polis Akademisi’nin mescidinde zikir çeken bir polisin fotoğrafını ‘delil’ sayarak İçişleri Bakanlığı’nda cemaat kadrolaşması olduğunu savundu.
Soylu’nun istifasını istediler
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda, İçişleri Bakanlığı ile bağlı kurum ve kuruluşların 2020 yılı bütçe görüşmelerinde söz alan CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, Menzil cemaatinin İçişleri Bakanlığında kadrolaştığı, atama ve tayin yaptırdığını iddia ederek Soylu’ya, "İçişleri Bakanı olarak gönül rahatlığıyla 'Bakanlığımızda herhangi bir tarikat, cemaat yoktur.' diyebilir misiniz?" diye sordu.
Bunun üzerine İçişleri Bakanı Soylu, Öztunç'a, "Bir tane göstersinler bakanlığı bırakacağım.Beni yıpratın, istediğiniz eleştirileri yapın ama kurumlarımızı yıpratmayın. Yanlış yapıyoruz. Böyle bir şey söz konusu değil." cevabını verdi.
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Menzil cemaatinin İçişleri Bakanlığı’nda kadrolaşmadığı ile ilgili "Bir tane göstersinler bakanlığı bırakacağım." sözlerini hatırlatan karanlık site, CHP Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç’un hezeyanlarına da dayanarak Pehlivan ve Terkoğlu’nun kitaplarındaki yalanları yeniden dillendirdi. Polis Akademisi’nin mescidinde zikir çeken bir polisin fotoğraflarını paylaşan İslam düşmanı karanlık oda “İşte Süleyman Soylu'yu istifa ettirecek görüntüler” başlığıyla yayınladığı haberle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifa etmesi gerektiğini savundu.
‘Zikir’ çeken polisi ‘delil’ gösterdiler!
Karanlık oda tetikçileri Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu yazdıkları kitapta 2014 yılındaki polis alımlarında mülakatta olanların büyük çoğunluğunun Menzil, Kurdoğlu, Yazıcı, Okuyucu, Süleymancı ve İskenderpaşa tarikatları tarafından yönlendirildiğini ve masaya oturanların müridi olduğu şeyhin adını verdiği yalanını uydurdu. Yalanlarına delil olarak ise Polis Akademisi’nin mescidinde Menzil cemaatinin usulüne göre zikir çeken bir polis fotoğrafını gösterdiler. 28 Şubat’ın baskıcı ve despot kafasını aynen sürdüren Oda TV tetikçileri uydukları yalanlarla "zikir çekiyor" diyerek FETÖ bahanesiyle mütedeyyin vatandaşları fişleyip ve 'terörist' algısı oluşturma çabasına girişti.
İşte karanlık oda'nın o skandal haberi;
Kemalist diktasını FETÖ bahanesiyle yeniden canlandırmaya çalışan karanlık oda’nın imza attığı alçaklık büyük tepki çekti.
İşte skandal kitaptaki o insanlıktan utandıran ifadeler;
“15 Temmuz darbe girişiminden kısa süre önce...
Yapısı baştan aşağı değiştirilen Polis Akademisi...
Akademi’nin mescidi...
Çok yakında polis olacak Menzilci gençler vird çekiyor.
Diyeceksiniz ki; nedir bu vird?
Aslında düzenli olarak zikretmekten başka bir şey değil.
Araf suresinde geçen “Rabbini, içinden yalvararak ve korkarak ve yüksek olmayan bir sesle sabah-akşam zikret ve gafillerden olma” sözü, virdin kaynağını oluşturuyor.
Nakşi tarikatlar “zikr-i hafi”, yani “gizli zikir” diye adlandırılan yöntemle “vird” çekerken, Kadiriler ve Rufailer “açık zikir” yapıyor.
“Gizli” deyince “kaçak” bir yöntemden bahsettiğimizi sanmayın. Daha çok kısık sesle, sözden çok kalple yapılan eylemi tarif etmek için kullanılıyor.
İlginçtir, her tarikatın ayrı bir vird ritüeli var. Hatta vird usulü ile diğerlerinden ayrışmak bir tarikatın olmazsa olmazı gibi.
Menzil Cemaati, bu konuda en keskin çizgiye sahip.
Müridin vird yapıp yapmayacaklarına, hangi sayıda ve ne zaman yapacaklarına mürşid karar veriyor. “Kendi başına hareket ederek, usulüne uygun davranmayan bazı müridlere şeytan musallat olmuş olabilir” diyerek, örgütsüz virdin zararlı olabileceğini dahi savunuyorlar.
Sanki doktor şeyh, hasta müride ilaç gibi vird yazıyor.
“Mürşid” dediklerinin tavsiyesiyle yapılan 5 bin zikirlik virdin, kendi başına yapılan 10 binden daha faydalı olduğunainanıyorlar.
Haliyle vird, arınmak için biat etmeyi şart koşan bir sürecin parçası oluyor.
Vird sırasında dünya ile ilişkilerden kopmak için örtülerin altına girmek de, en çok Menzilcilerin kullandığı bir usul. Bunun için özel yapılmış “vird kıyafetleri”ni, internetten bulup satın alabiliyorsunuz.
Dönelim, Polis Akademisi’nin mescidine…
Menzilci usul gereği, vird çekenlerden biri Polis Akademisi üniformasının içine saklanmış; diğeri üstüne bir örtü örtmüştü. Sağ ellerinde kalplerine yakın tuttukları tespihle, dillerini damaklarına yapıştırarak zikir çekiyorlardı. Kolun nasıl duracağı dahi Menzilcilerin kitabında yazıyordu. Polisler, devletin ya da Allah’ın kurallarının yerine, Gavslarının kanunlarını koyuyorlardı.
Evet, Türkiye Cumhuriyeti’nin kılcal damarlarında yeniden başka tarikatlar örgütleniyordu. O tarikatların üniforma giymiş müritleri, devletin yeni sahibi olmak için sabırla, sessizce ve gizlice bekliyordu.
Bu fotoğraflar gelecekten haber veriyordu.
İşte bugün Emniyet teşkilatında sayıları oldukça kalabalık olan, Menzilci polislerin ilk kez göreceğiniz o zikir fotoğrafları...”