Gündem
İç dünyası tahrip edilen insanın bedeni de tehlikede
Kırklareli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Dağ, Transhümanizm’in dünyanın en tehlikeli fikri olduğunu belirterek, “Transhümanist hareket, teknolojik gelişme sürecinde insanlığı, yeni bir insan haline sokacağını savunur. Yapay müdahalelerle doğası değişen biyolojik insan türleri, süper akıllı karar verici makinelerle yer değiştirecektir. Modern-post modern dönemde insanın iç dünyası tahrip edildi. 21. Yüzyılda bedeni tahrip edilecek bir süreçle karşı karşı kalınabilir” dedi.
Dünyanın en tehlikeli fikri Transhümanizm
-Hümanizm kavramını az çok biliyoruz, peki ya Transhümanizm nedir?
İlk olarak evrimci teorinin temsilcilerinden olan J. Huxley tarafından kullanılan transhümanizm; modern bilim ve teknolojinin güç ve imkanıyla ölümsüzlük veya hayatın uzaması ayartıcı vaadini, aşkın kutsal bir varlıktan daha çok beşerî çabalarla başarılabileceğini iddia eder. Teknolojilere atıfta bulunarak, insanın acı çekme, hastalık, yaşlanma ve ölüm gibi sınırların üstesinden gelineceğini, insanın zihinsel ve fiziksel görünümlerinin geliştirebileceğini iddia eder. Bu gelişmelere paralel olarak uzay kolonisi kurma ve süper zekâ makinelerin yaratılması imkanını da içerir.
Hümanizm, insanın doğa ve tanrı karşısındaki konumunu, transhümanizm ise insan doğasını değiştirme amacındadır. Hümanizmin rasyonel ve deneysel insanı yerini; bio-nano-neuro-info teknolojileriyle desteklenmiş transhuman’a bırakacağı iddiasını taşır.
Transhuman genetik mühendisliği, psiko-farmakolojiyi, geç yaşlandırıcı terapileri, sinirsel ara yüzleri, gelişmiş bilgi-yönetim aletleri, hafıza artırma ilaçlarını, giysi bilgisayarları ve bilişsel teknikleri kullanımından dolayı sıradan insandan daha çok gelişmiş varlıktır.
-Kitabınızda, Transhümanizmi hümanizmden posthümanizme geçiş süreci olarak açıklıyorsunuz. Posthümanizm ile transhümanizm arasındaki fark nedir peki?
Posthümanizm ile transhümanizm arasındaki benzerlikler transhümanizmle hümanizm arasındaki benzerliklerden daha güçlüdür. Transhümanizm, posthümanizmi ilerletme ve insanın durumunu yeniden yapılandırma amacıyla bilim ve teknolojinin kullanılmasını savunur. Posthümanizm taraftarlarına göre önce hümanizm, sonrasında trans-hümanizm ardından posthümanizm süreci yaşanacak. Bu açıdan Babette Babich, transhümanizmin ve posthümanizmin, hümanist geleneğe ait olduğunu iddia eder. Transhümanizm aşamalı olarak biyolojik insandan mekanik insana yani biyolojik hümanizmden mekanik posthümanizme geçiş sürecidir. İnsanın ruh-beden dualitesinin mükemmelleştirildiği bir süreç olan posthümanizmde insanı terk etme yani onu doğası olan organizmasından kurtarma amacı vardır. Bu bakımdan insan; biyolojik olarak bir yük ve lanetin temsilidir. Posthuman, transhümanistler için ayrıcalıklı bir varlık türüdür. Hümanizmle karşılaştırıldığında posthümanizm, trans-hümanizmin üstünlüğü olarak sayılır. Transhümanizm akılcılık, ilerlemecilik ve insancılıktan kurtulabilmiş değilken, posthümanizm insancılıktan kurtulmuş ve sıradan insanı reddeder. İnsanı merkezden uzaklaştıran bir mühendislik hareketinin neticesi olan posthümanizmin varlık türü siborg’tur. Transhümanizm posthümanizme geçişte ara dönemken transhuman da posthuman’a geçişte ara varlıktır.
-Kitabınızın son bölümünde robotik ve sibernetik dünya ile birlikte yapay zekâ çalışmalarına da değinmişsiniz. Bu teknolojik evrimin, yapay zekâ çalışmalarının arka planında ne var?
Bu durum önce modernlik ardından postmodernlik yaşayan insanlık durumu ile doğrudan ilişkilidir. İnsanlığı hem biyolojik hem de zihinsel olarak aşmaya çalışan transhümanizm, biyokimyasal tıp teknolojiyle kendi genetiğini değiştirerek evrim meydana getirirken, kendisinin dışında insanlığın bir parçası olacak uygulamaları içeren robot veya androidler inşa etme amacındadır.
Kendi zekâsını aşan, zekâsının modellemesinden hareketle yapılan daha üstün ve kendi bedenini aşan biyonik adamlara yerini bırakan insan gittikçe hakikatinden uzaklaşıp yapay hale gelmektedir. Bu çalışmalarla İnsanlık organik süreçten mekanik sürece taşınmaktadır.
“İnsanlığın bedeni de tahrip edilecek”
-Hümanizmde tanımlanan haliyle insanlıktan geriye ne kaldı?
Aydınlanma ve hümanizm insanın daha eşitlikçi, özgür, adil ve huzurlu bir dünyada yaşayacağı bir dünya öneriyordu. Fakat 19. ve 20. Yüzyılda böyle olmadı. Sanayileşmeyle birlikte insan emeği sömürüsü sonrasında sömürgecilik, dünya savaşları, iç savaşlar ve ekonomik bunalımlar yaşandı. İnsan hem cinsine ve doğaya karşı sert ve acımasızlaştı. 2. Aydınlanma olarak görülen transhümanizmin de tıpkı aydınlanma gibi benzeri iddialar taşımaktadır. Transhümanistlerin çoğu, insanlığın makinelerle yoksulluk ve zahmetten, bilimsel tıpla hastalıktan hatta ölümden azat olunacağına, uygarlığın yüksek başarılarıyla asilleşeceklerine ve eşitlikçi bir toplumda birleşeceklerine inanıyorlar. Oysa bana göre yapay müdahalelerle doğası değişen insanlığın modern bir seleksiyon turu olan ojenik durumlarla karşılaşma ihtimali vardır. Hem klasik anlamda toplumda en iyilerin seçilmesi demek olan öjeni, seçilenlerin veya talihlilerin en iyi ve en mükemmel hale getirilmesidir. Böylesi bir durum daha sert bir kast sistemi doğuracaktır. Bu haliyle öjeni, trans-posthümanizmin önemli bir unsurudur. Transhümanist entelektüel hareket, teknolojik gelişme sürecinde insanlığı evrimde yeni bir insan haline sokacağını savunur. Biyolojik insan türleri otonom, süper akıllı karar verici makinelerle yer değiştirecektir. Modern-post modern dönemde insanın iç dünyası tahrip edildi. 21. Yüzyılda zannedersem bedeni tahrip edilecek bir süreçle karşı karşı kalınabilir.
Akademisyenler bu konuya ilgisiz
-Filozoflar radikal bir dönüşüm gerçekleştirme potansiyelini belirgin kılan transhümanizme nasıl yaklaşıyor?
Habermas, Fukuyama ve A. Dugin gibi filozoflar S. Hawking gibi bilimciler bu sürecin tehlikeli olduğunu ifade ediyorlar. Buna karşın N. Bostrom, R. Kurzweil, N. Harari, M. More ve H. Moravec gibi felsefe-bilimciler bu sürecin insanlık için avantaj olduğunu söylüyorlar. Benim ise ciddi çekincelerim var. Türkiye akademi dünyasının ise bu meseleyle karşı ilgisiz ve uykuda olduğunu söyleyebiliriz.