AKİT MENÜ

Gündem

Koca yürekli adamın vefatının 4. yıl dönümü! Hasan Karakaya’yı rahmet ve minnetle anıyoruz

Ömrünü ve kalemini İslam davasına adayan merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı Hakk’a yürüyüşünün 4. sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz. Müslümanların üvey evlat muamelesi gördüğü bir dönemde hakikati haykıran ve ismi Akit gazetesiyle müsemma haline gelen Karakaya, Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) diyarı Medine’de ruhunu Rahman’a teslim etmişti. Vefatının üzerinden dört sene geçmesine rağmen okuyucularının gönlündeki sıcaklığını koruyan Karakaya’yı dava arkadaşları Akit’e anlattı.

Güncelleme Tarihi:

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 2015 yılının son günlerindeki Suudi Arabistan temaslarını takip eden heyette yer alan ve Mescid-i Nebevî ziyaretinin ardından otele dönerken yolda kalp krizi geçirerek ebedi aleme göçen merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı Hakk’a irtihalinin 4. yıl dönümünde dualarla yad ediyoruz. 28 Şubat sürecinde Müslümanların haykıran sesi olan ve akabindeki dönemde ise milli iradeden yana tavır alarak gönüllerde taht kuran Karakaya, Türk basınının özlenen bir kalem erbabı oldu.

İslam düşmanlarına taviz vermedi

Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu, Karakaya’nın ihlas sahibi bir insan olduğunu belirterek, “36 senelik tanışıklığımızın 28 senesinde birlikte çalıştık. Sevenleri çok olduğu kadar düşmanları da vardı. O ve Akit, birbirini tamamlıyordu. ‘Ben Akit’le birlikte varım.’ derdi. Hasan tam bir dava adamıydı. Onun için de yazılarını eğip bükmeden kaleme alıyordu” dedi. Karakaya’nın çizgisinden hiç taviz vermediğini kaydeden Karahasanoğlu, “Açılan davalarda hep yazdıklarının arkasında durdu, hiç yamulmadı. İslam’a saldıranlara hoşgörü ile yaklaşan bizim cenahın bazı kalemleri, kartel medyası ile ağız birliği yaptılar. Biz ise ta baştan beri müminlere karşı müşfik olacağımıza, kâfirlere karşı dik duracağımıza söz vermiştik. Öyle de yaptık. Onun o ihlasını Cenab-ı Hakk tavaf ve sa’yını yapıp tertemiz bir hale geldikten sonra Peygamber Efendimiz’i (S.A.V) ziyaret edip Mevla’sına tertemiz kavuşturdu” şeklinde konuştu.

Mazlumun hakkını aradı

Akit TV Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Karahasanoğlu da, Hasan Ağabey’in Hakk’ı yılmadan savunduğunu vurgulayarak, “Yazılarıyla, duruşuyla gazetecilik nedir ne değildir eşsiz örneklerini veriyordu. Hasan Ağabey yazılarıyla inanan insanların, mazlum insanların yüreklerine su serpiyordu. Mazlumların sesi soluğu olmuştu” dedi. Karakaya’nın 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde yılmadığını söyleyen Karahasanoğlu, “Hak neyse onu yazıyordu. Kaleme aldığı yazılarda da bunları görüyorduk. Yeri doldurulur mu? Çok zor görüyorum. Böyle güçlü bir kalemin yetişmesi de zor, Akit gibi bir gazeteyi bulması da zor. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

Yılmadan hakikati söyledi

Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz Ali Karahasanoğlu ise “Hasan abi ile aynı gazetede mesai birlikteliğimiz 12 Eylül 1993’de Beklenen Vakit gazetesi ile başladı. Vefatına kadar da devam etti” dedi. Karakaya’nın çok güçlü bir kaleme sahip olduğunu hatırlatan Karahasanoğlu, “En önemli özelliği, korkusuzluğu idi.. Eleştireceği kişi general imiş, yüksek düzeyde bürokrat imiş, yüksek hakim imiş.. Eli uzun bir mafya mensubu imiş.. Haklı olduğuna inandığı an, bir de kafiyesini oturtmuş ise, onun kaleminden kimsenin kurtulması mümkün değildi” dedi. Karakaya’nın hayatında nasıl yaşamış ise, son nefesini de öyle verdiğini belirten Karahasanoğlu, “Vefatından kısa süre önce verdiği bir röportajda, ‘Hz. Peygamberin dizinin önüne çöküp onu dinleme’ hayali, Hasan abinin Medine’de vefatı ile gerçekleşti.. Hz. Peygamber ile aynı yaşta vefat etmesi de, ayrı bir tevafuk” açıklamasında bulundu.

Yalçın Turgut Balaban: Sayfalara sığmazdı

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Yalçın Turgut Balaban Hasan Karakaya’nın kaleminin keskinliğine dikkat çekerek, “Her şeyden önce usta bir gazeteciydi. Yazarlığı ise konuşur gibiydi. Köşe yazarıydı ama her gün sayfa yazardı. İmanın öfkesiyle nişan aldığı konuda konuşmaya, yani yazmaya başladığında sayfaya sığmazdı” dedi. Karakaya’nın kalemiyle bütünleşen isimlerden olduğunu belirten Balaban, “Ben gazeteden çıkmadan o gün yazdığı yazıyı mutlaka bana okur, ‘Nasıl ama nasıl…?’ diye keyifle bana sorardı. Her müminin gıpta edeceği bir mekanda, gıpta edilecek tarzda, emaneti sahibine teslim etti. Rabbim mekanını cennet eylesin. Ayrılışımızın üzerinden bir yıl daha geçti ve ben, kırk sene yol arkadaşım olan Hasan’ı özlüyorum” ifadelerini kullandı.

Uğurlu: Cesaretin ve samimiyetin bir örneğiydi

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu, Karakaya ile dostluklarının çok uzun yıllara dayandığını kaydederek, şunları söyledi: “Hasan Karakaya ile dostluğumuz Bab-ı Ali’ye, Ankara’ya Rüzgarlı Sokak’tan giriş yaptığı 1976 yılında başlar. Milli Gazete’de başlayan bu birliktelik zaman zaman ayrı gazetelerde olsa da aynı fikir iklimine ve aynı yolun yolcusu olarak 40 yılı aşan bir süre devam etmiştir. Son yolcuğuluğunda O’nu cesaretin ve samiyetin bir örneği olarak sahibine uğurlamıştık. Sürekli Fatiha’larımızda olan Karakaya’yı onbinlerce seveni ile birlikte rahmet ve özlemle anıyoruz. Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun duası ile…

Maden: Davasını davamız biliyoruz

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden de “Hasan abiyi ölüm yıl dönümünde anıyoruz demek hatırasına saygısızlık olur. Biz onu her gün anıyoruz, daim hatırlıyoruz. Davasını davamız biliyoruz. Bütün kutsalları bizim de kutsalımızdır” dedi. Karakaya’nın yetkin bir gazeteci olduğunu kaydeden Maden, “Meslek olarak da aynı çizgide yayın yapmayı seviyoruz. Yani Hasan abi sanki sağmış gibi hep onun hatırasıyla yaşıyoruz. Ne var ki kendisini çok özlüyoruz” şeklinde konuştu.

Duvarbaşı: Milyonların sesi olmuştu

Yenik Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Duvarbaşı ise şunları dile getirdi: “Kalbiyle, kalemiyle, diliyle ve kişiliğiyle mümtaz bir şahsiyet olan Hasan Karakaya ağabeyi ebediyete uğurlayışımızın üzerinden tam 4 yıl geçti. Yeri geldiğinde kaleminden gül akan yeri geldiğinde o kalemiyle şer odakların suratına Osmanlı tokadı gibi çarpan Hasan abinin yeri hâlâ dolmadı ve dolamayacak gibi. Yazılarıyla yüzbinlerin ilham kaynağı olan, mağdurun sesi, mazlumun hamisi Hasan ağabeyi içimizde yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Mazlumu kollayıp zalimin karşısında korkusuzca dikilen, imanlı, ihlaslı, koca yürekli adamı rahmet ve minnetle anıyoruz.

Alan: Milli iradenin yanında yer aldı

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Haber Müdürü Murat Alan da Hasan Karakaya ile birlikte çalışmanın verdiği gururu şöyle anlattı: “Böylesine namuslu, dürüst, vatansever bir kalem erbabıyla çalışmak belki de çocuklarıma anlatacağım en güzel anılardan biri benim için… Milletin, sivil iradenin, özgürlüğün, kardeşliğin ve en önemlisi de ümmetin yandaşıydı Karakaya. Yıllarca bunun mücadelesini verdi. Ümmetin, milletin, devletin umudu dediğimiz Cumhurbaşkanımız Erdoğan başa gelene kadar da mücadelesini aynı kararlıkla sürdürdü. Uğruna dayak yediği, küfür işittiği, işkence gördüğü iradenin iktidar olması da yetmedi Hasan Ağabeye, muktedir olana kadar savaştı.

Yorumlara Git

Yemen'de gerilim tırmanıyor! Cephe hatlarında şiddetli çatışma

Beter olun beter! İsrail ordusunda intiharlar durmuyor

Yunan büyükelçiden olay itiraf! "İzin almadık, Türkler savaş gemilerini tepemize dikti!"

Avrupa ülkesinden İsrail'e darbe

Siyonist dostu Milei krize yol açtı! Brezilya ile Arjantin arasında siyasi gerilim