AKİT MENÜ

Gündem

Mustafa Metin Kaşlılar değerlendirdi! Türkiye-ABD İlişkilerinde yeni dönem

Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi (TUDPAM) Başkan Yardımcısı Mustafa Metin Kaşlılar, Ankara'da düzenlenen 2026 NATO Zirvesi'nin Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, savunma sanayiindeki kısıtlamaların kaldırılması, F-35 süreci, NATO'nun yeni güvenlik vizyonu ve Türkiye'nin bölgesel rolünün zirvenin en önemli gündem başlıkları arasında yer aldığını ifade etti.

Haber Merkezi

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL

Başkent Ankara, 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi ile dünya siyasetinin merkezine dönüştü. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede 32 müttefik ülkenin liderleri bir araya gelirken, küresel güvenlikten savunma sanayine, Ukrayna savaşından Orta Doğu'daki gelişmelere kadar birçok kritik başlık masaya yatırılıyor. Zirve, Türkiye'nin diplomatik ağırlığını ve NATO içerisindeki stratejik konumunu bir kez daha uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyor. Bu kapsamda Türk Dış Politikası Araştırma Merkezi (TUDPAM) Başkan Yardımcısı Mustafa Metin Kaşlılar, 2026 yılındaki NATO zirvesi ışığında Türkiye ve ABD ilişkilerine dair gazetemize özel değerlendirmelerde bulundu. Kaşlılar, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleşen NATO zirvesinin, iki ülke arasındaki ilişkilerde "Altın Çağ" olarak adlandırılabilecek yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti.

ERDOĞAN VE TRUMP GÖRÜŞMESİ: "KRİTİK EŞİK AŞILIYOR"

Zirvenin en dikkat çekici gelişmesi, 7 Temmuz tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleşen baş başa görüşme oldu. Kaşlılar’ın aktardığına göre, Trump’ın bu zirveye katılım amacını doğrudan "Cumhurbaşkanı Erdoğan için geldim" şeklinde ifade etmesi, ikili ilişkilerdeki yükselen grafiğin en somut göstergesi niteliğinde. Bu ziyaretin hem NATO’nun "3.0 vizyonu" hem de Türkiye-ABD müttefiklik ruhunun yeniden tesisi adına tarihi bir adım olduğu vurgulanıyor.

SAVUNMADA AMBARGOLAR KALKIYOR: F-35 VE JET MOTORLARI GÜNDEMDE

Görüşmenin en stratejik çıktıları, uzun süredir kriz başlığı olan savunma sanayii konularında yaşandı. Kaşlılar, F-35 savaş uçaklarının teslimatı ve jet motorları konusunda hızlı bir ilerleme sinyalinin verildiğini, ayrıca CAATSA yaptırımlarının kaldırılması noktasında net adımların atılacağını belirtti.

Türkiye’nin S-400 alımı sonrası maruz kaldığı kısıtlamaların, Türkiye’nin yerli savunma sanayiinde millileşme hamlesini hızlandırdığına dikkat çeken Kaşlılar, bugün gelinen noktada ABD’nin Türkiye’nin artan bölgesel gücüne kayıtsız kalamadığını ifade etti. Türkiye olmadan NATO’nun savunma kapasitesinin artmasının mümkün olmadığını belirten Kaşlılar, bu stratejik zorunluluğun yaptırımları birer birer ortadan kaldırdığını kaydetti.

LOBİ FAALİYETLERİNE KARŞI NET TAVIR

İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, Türkiye’ye F-35 ve jet motoru teslimatını engellemeye yönelik girişimlerini ve ABD’deki İsrail-Yunan lobilerinin baskılarını değerlendiren Kaşlılar, Trump’ın bu konuda tavizsiz bir duruş sergilediğini belirtti. Trump’ın "Türkiye, lobi kuruluşlarına feda edilmeyecek kadar önemli bir ülke" diyerek teslimatların yapılacağını net bir şekilde ifade etmesi, bölgedeki askeri dengeler açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. ABD’nin Türkiye’nin yükselen hava gücüne kayıtsız kalamayacağını aktaran Kaşlılar, “ABD’de birçok lobi kuruluşu da Türkiye’ye satışları doğrudan engellemeye çalışarak Müttefiklik ruhuna oldukça büyük zararlar verdiler. Türkiye bu süreçten sonra acil hava savunma ihtiyaçlarını karşılamak adına Rusya’dan S-400 hava savunma sistemini aldı ve 2019 tarihinde bu sistemler Türkiye’ye teslim edilmeye başlandı. Bu süreçten sonra Türkiye’nin F-35 programından çıkarılma süreci başlandı ve Türk firmalarının parça üretim sözleşmeleri iptal edilmeye başlandı. Bunun yanında 2020 tarihinde ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele ismi altında CAATSA yaptırımları uygulanmaya başlandı. Bu süreç Türkiye-ABD İlişkilerinin müttefiklik ruhuna uygun düşmeyen dinamikler sergilediği yıllar oldu. Türkiye bu yaptırımlar sonrasında hem hava savunma sistemleri hem de yerli savaş uçağı noktasında önemli oranda millileşme noktasına da geldi. Yerli uçağımızın tam operasyonel kapasiteye ulaşacağı tarihe kadar hava gücünü korumamız gerektiğinden özellikle son yılda hem Eurofighter uçakları için sözleşme imzalandı hem de Donald Trump’ın bugün ki ziyareti ile F-35 konusu ayrıca jet motorlarının teslimi için bir yol açılmış oldu” ifadelerini kullandı.

İSRAİL’E KARŞI TÜRKİYE KAZANDI

ABD’nin Türkiye’yi Siyonist israil’in yürüttüğü lobi faaliyetlerine kurban etmeyeceğini kaydeden, “Bilindiği üzere İsrail Başbakanı Netanyahu F-35 ve Jet Motorlarının Türkiye’ye teslimatının yapılmamasını istedi ve Türkiye’yi şikâyet etti. Bu noktada İsrail’in neden bunu istediğini sormamız gerekli. İsrail askeri olarak hava gücüne oldukça bağımlıdır ve bölgede İsrail’in kendisinden başka bir devletin hava gücünün ağır basmasını istemez zira bu İsrail için bölgesel dengenin bozulması anlamına gelir. Keza bu Yunanistan içinde geçerli bir durum bu yüzden ABD’deki İsrail ve Yunan lobileri tamamen harekete geçmiş durumda fakat Trump bu konuda net konuştu Türkiye’ye jet motorları ve F-35’ler teslim edilecek zira Türkiye lobi kuruluşlarına feda edilmeyecek kadar önemli bir ülke NATO zirvesinde öne çıkan diğer başlıklar şüphesiz savunma sanayii gelişmeleri oluyor ve olacak NATO’nun konusu ve son vizyonu savunma ve güvenlik üretimlerini arttırmak ve savunma bütçelerini doğrudan yukarı çekmek üzerine kurulu” şeklinde konuştu.

NATO’NUN YENİ VİZYONU VE TÜRKİYE’NİN ÖNCÜ ROLÜ

2026 NATO Zirvesi’nde savunma bütçelerinin artırılması ve teknolojik atılımların ön plana çıktığını belirten TUDPAM Başkan Yardımcısı, Türkiye’nin "NATO Uzay ve Gözetleme Girişimi" ile "NATO Dron Girişimi"nde aktif rol oynayacağını söyledi. Özellikle İHA üretiminde öncü olan Türkiye’nin, 2027 yılına kadar İHA operatörü yetiştirme kapasitesini beş kat artırma taahhüdünde bulunduğu açıklandı.

BÖLGESEL BARIŞTA TÜRKİYE-ABD ORTAKLIĞI

Son olarak Kaşlılar, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın sonlandırılması noktasında Türkiye ve ABD’nin birlikte etkin bir rol üstleneceğini, barış görüşmelerinin Türkiye’de devam ettirilmesinin gündemde olduğunu belirtti. Mustafa Metin Kaşlılar, 2026 NATO Zirvesi ile başlayan bu sürecin, Türkiye’nin hem sahada hem de masada oyun kurucu rolünü pekiştirdiğini ve ABD ile olan ilişkilerin müttefiklik ruhuna uygun şekilde yükselen bir ivme kazanacağını kaydetti.

Yorumlara Git

Ekrem mahkemeyi yine sirke çevirdi: ‘Yargılanmaya değil yargılamaya geldim’ dedi, salondan atıldı

6 aydır uyarıyoruz, herkes uyudu: F-35, acı bir tokat gibi yüzümüze çarptı

NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı! "Türkiye'ye minnettarız"

ABD’nin saldırılarında 80 hedef vuruldu İran Hürmüzgan Havalimanını kapadı

Ali Rıza Demircan Hoca kaleme aldı: NATO bizi düşman görmekten vazgeçebilir mi?